WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3822 E.  ,  2024/6211 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/336 E., 2023/642 K.
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2019/438E.,2020/966K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili firmanın ticari işletmesi kapsamında bardak su ürettiğini ve sattığını, su üretimi için gerekli olan ambalajı (bardak üst folyo) davalı taraftan satın aldığını, piyasaya sürülen ürünlerin ambalaj kapaklarında patlakların meydana geldiği ve ürünlerde koku olduğu yönündeki şikayetlerin havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte 2018 Haziran ayından itibaren gelmeye başladığını, müvekkili firmanın yapmış olduğu araştırmada davalı tarafından satın alınan bardak üst folyolarının laklarında sıkıntı olduğunun, bir süre sonra bu lakların özelliğini kaybettiğininin tespit edildiğini, davalı taraftan satın alınan ambalajların hem koku yönünden hem de lak yönünden ayıplı olduğunu, Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/56 D.İş sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde müvekkili şirketin 372.221,44 TL zarara uğradığı, müvekkilde bulunan ürünlerde patlakların bulunduğu ve su sızıntısı olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi zararın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde yapılan delil tespitinin görevli mahkemede yapılmadığını, ayrıca tespit dosyasında rapor sunan bilirkişinin ehil olmadığının görüldüğünü, davacının iddia ettiği lak miktarı ve koku yönünden bir tespit yapılamadığını, sadece koliler ters çevrildiğinde kapalı bardaklarda bir sızıntı olduğunun tespit edildiğini, davacının zamanında ayıp ihbarında bulunmadığını, ürünün sipariş sözleşmesindeki depolama şartlarına uygun olarak depolanıp depolanmadığının bile belli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda ispat yükü davacı üzerinde olup, davacı davaya konu ürünlerde üretimden kaynaklı ayıp bulunduğunu ispat etmek zorunda olduğu, dosyada mevcut bilirkişi raporlarında davaya konu ürünlerde üretimden kaynaklı ayıp olduğu net bir şekilde ortaya konulamadığı, her ne kadar 29.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda kapaklardaki sorunun üretim hatasından kaynaklanmasının kuvvetle muhtemel olduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de bu tespit ihtimale dayalı olduğundan taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için yeterli görülmediği, ayrıca; her ne kadar dinlenen tanıklar bardaklarda koku ve kapak sorunu yaşandığını beyan etmişlerse de bu beyanlar bardaklarda yaşanan sorununun ambalajlardaki ayıptan kaynaklandığı hususunun ispatı için yeterli görülmediği, davaya konu ürünlerin üretimden kaynaklı ayıplı olduğu ve bardaklarda oluşan sorununun bu ayıptan kaynaklandığı davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;müvekkiline gönderilen malların, Türkiye geneli dağıtımı yapıldıktan sonra müvekkiline iade edildiğinin sabit olduğunu, bu da davalı tarafından gönderilen malların ayıplı olduğunun kanıtı olduğunu, tanık beyanları da davalı tarafından gönderilen ürünlerin ayıplı olduğunu ikrar ettiğini, yerel mahkeme her ne kadar Türkiye'de bu hususu inceleyecek laboratuvarın olmadığından ve ayıbın ispatlanamamış olduğundan bahisle davayı reddetmiş ise de; gerek tarafların ticari defter ve kayıtları gerek ayıplı mal üzerinde yapılan incelemeler gerekse tanık beyanları ile davalının müvekkiline ayıplı mal gönderdiği, bu ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu (havaların ısınması ile birlikte ortaya çıktığı) müvekkilinde bu nedenle maddi zararının bulunduğunun sabit olduğunu, müvekkilinin maddi zararı sadece ayıplı mal alım faturasından kaynaklanmadığını, müvekkilin ayrıca bu ürünlerin sevkiyatı için işçi, elektrik, sevkiyat giderlerinin de bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıdan satın aldığı bardak üst folyolarını kullandığı 3.kişilere sattığı bardak sularda kullanılan folyodan dolayı ambalaj kapaklarında patlaklar meydana geldiği ve koku yaptığı gerekçesiyle 3. kişiler tarafından bardak suların iade faturası ile davacıya iadelerinin 2018 yılı haziran ayında başladığı ve en son iade faturasının da 2018 yılı kasım ayına ait olduğu, davacının ayıbı 2018 yılı haziran ayında öğrendiği, ancak 18.03.2019 tarihinde bardak üst folyolarının ayıplı olduğu iddiasıyla Afyonkarahisar 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/56 D.İş dosyası ile delil tespiti talebinde bulunduğu, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu usulüne uygun delillerle ispat edemediği, bu nedenle sonuç itibariyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ayıplı mal satımı iddiasına dayalı uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. İlk Derece Mahkemesince davaya konu ürünlerin üretimden kaynaklı ayıplı olduğu ve bardaklarda oluşan sorunun bu ayıptan kaynaklandığı davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan İlk Derece Mahkemesince kararın gerekçesinde hata edildiği kabul edilerek davacının süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu usulüne uygun delillerle ispat edemediğinden davanın reddi gerektiği şeklinde yeni bir gerekçe oluşturulup davacı vekilinin istinaf başvurusu 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 inci alt bendi uyarınca esastan reddedilmiştir.

2. 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin ikinci fıkrası; "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, ... duruşma yapılmadan karar verilir." düzenlemesini içermektedir. Anılan bu düzenleme uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında bir karar tesis edilmesi gerekirken aynı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 inci alt bendi kapsamında istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle ve yine aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi uyarınca bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.