11. Hukuk Dairesi 2023/3799 E. , 2024/1642 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/638 Esas, 2022/804 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Davanın reddi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin elektrik hizmetlerinin özelleştirilmesi maksadıyla uyarınca kamu tüzel kişiliğinin nev'inin değiştirilmesi suretiyle kurulduğunu, davalı ile 24.07.2006 tarihinde akdedilen işletme hakkı devir sözleşmesi ile elektrik dağıtım ve perakende satış işinin müvekkili tarafından yerine getirildiğini, 28.06.2013 tarihinde davalının özelleştirilmesine ilişkin sürecin tamamlanarak müvekkili şirkete ait davalı hisselerinin özelleştirildiğini, faaliyetlerin davalı ...Ş. (...) tarafından yürütüldüğü dönemde Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/637 E. sayılı dosyası ile açılan davada davanın kabul edilerek kararın kesinleştiğini, karara dayalı olarak icra müdürlüğünün 2009/21524 E. sayılı dosyasıyla başlatılan icra takip dosyasına, müvekkili tarafından ödeme yapıldığını, ödenen tutardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 85.000,00 TL'nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 21.10.2019 tarihinde davasını ıslah ederek müvekkili tarafından ödenen toplam 94.116,57 TL'nin 89.523,05 TL'sine ödeme tarihi olan 31.08.2010 tarihinden, 4.593,52 TL'sine ise ödeme tarihi olan 17.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, işletme hakkı devir sözleşmesi (İHDS) kapsamında 31.03.2006 tarihinde bilanço düzenlemeleri yapıldığını, 31.12.2007 tarihinde ve şirketin devrine ilişkin bilanço düzenlemelerinde de borç ve alacak devir işlemlerinin tekrarlandığını, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın özelleştirme ile ilgili mali konulardaki talimatları doğrultusunda 30.04.2013 tarihinde ... Elektrik Dağıtım A.Ş. (BEDAŞ) tarafından düzenlenen ve beyan edilen devre esas mizan kayıtları esas alınıp devre esas bilanço düzenlemelerinin yapılarak geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini, dağıtım şirketinin muhasebe kayıtlarında yer ... son ay faturası dışında Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) ve bağlı şirketleri, Türkiye Elektrik ve Taahhüt A.Ş. (TETAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş.'ye (TEİAŞ) olan borçlarının ...’a aktarıldığını, ticari borçların ...’a aktarılması sırasında hazır değerler tutan ticari borçlardan mahsup edilerek aktif- pasif farkı sermaye artışı yapılması/zarar hesabına kayıt yoluyla dengelenmesi çerçevesinde devir sürecinin mali yönüyle ilgili işlemlerin ikmal edilerek BEDAŞ'ın ... sektöre devrinin gerçekleştirildiğini, devre esas bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğinden, geçmiş yıllara ilişkin olarak ...’... herhangi bir talepte bulunulamayacağı, üçüncü kişilerle mülkiyet hakkına dayalı İhtilafların sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca ...’a bildirilmesinin gerektiğini, davacı tarafından davanın hiçbir aşamasının bildirilmediğini, bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve icra takibine sebep olan davacının davaya ilişkin faiz ve icra dosyasına ilişkin giderleri talep hakkının olmadığını, davacının kendisinin tahsil ettiği ve Mahkeme kararı gereği iade etmek zorunda kaldığı bedeli müvekkilinden istediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.03.2019 tarih, 2016/979 E. ve 2019/236 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.12.2020 tarih, 2019/1081 E. ve 2020/1240 K. sayılı kararıyla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 14.06.2022 tarih, 2021/1006 E. ve 2022/4872 K. sayılı kararıyla taraflar arasında imzalanan İHDS'den Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 02.04.2004 tarihli kararı ile davalı ...'ın özelleştirme kapsamına alındığı, bu çerçevede ...'a ait dağıtım bölgelerinin birer dağıtım şirketlerine dönüştürüldüğü, dönüştürülen dağıtım şirketlerinin birisi olan davacı şirket ile 29.05.2013 tarihli hisse devir sözleşmesinin imzalandığı, elektrik faturası tahakkukundan ötürü dava dışı 3 üncü kişi tarafından söz konusu ödemenin davacı şirkete yapıldığının görüldüğü, davacı şirketin yapılan sözleşmeler sonucu kendi bütçesine giren ve muhasebeleştirilen bu bedeli daha sonra Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ilamının icra takibine konulması sonucu ödemesinin kendinde bulunan (haksız tahsil edilmiş) paranın hak sahibine iadesi olduğu, yüksek fatura kesilerek haksız tahsil edildiği kesinleşen ilama bağlı tutarın davalıya önceden aktarıldığının ispatlanamadığı, buna göre davacının iade ettiği paranın davalıdan tahsiline karar verilmesinin davacı tarafı sebepsiz zenginleştireceğinden istirdadına karar verilen ana para ve faiz hakkındaki istemin reddi gerekirken davalıdan tahsiline karar verilmesinin taraflar arasındaki sözleşmeye ve yasaya aykırılık oluşturduğu, haksız tahsil edilen para ve faizinin davalıya rücu imkânı bulunmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Özelleştirme Yüksek Kurulunun 02.04.2004 tarihli kararı ile davalı ...’ın özelleştirme kapsamına alındığı, bu çerçevede ...'a ait dağıtım bölgelerinin birer dağıtım şirketlerine dönüştürüldüğü, dönüştürülen dağıtım şirketlerinin birisi olan davacı şirket ile 29.05.2013 tarihinde hisse devir sözleşmesinin imzalandığı, elektrik faturası tahakkukundan ötürü dava dışı 3 üncü kişi tarafından söz konusu ödemenin davacı şirkete yapıldığı, davacı şirketin yapılan sözleşmeler sonucu kendi bütçesine giren ve muhasebeleştirilen bu bedeli Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ilamının icra takibine konulması sonucu ödemesinin, kendisinde bulunan (haksız tahsil edilmiş) paranın hak sahibine iadesi niteliğinde olduğu, yüksek fatura kesilerek haksız tahsil edildiği kesinleşen ilama bağlı tutarın davalıya önceden aktarıldığının ispat edilemediği, buna göre davacının iade ettiği paranın davalıdan tahsiline karar verilmesinin davacı tarafı sebepsiz zenginleştireceği, haksız tahsil edilen para ve faizinin davalıya rücu imkânı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İHDS'nin 7 nci maddesi ile dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemler ile dağıtım tesisleri ile bu tesislerin işletilmesinden kaynaklanan sorumluluğun taraflar arasında dönemsel olarak paylaştırıldığını, dağıtım faaliyetinin davalı tarafından yürütüldüğü sözleşmenin imza tarihinden önceki döneme ilişkin tüm sorumluluğun davalıya ait olduğunun açıkça hüküm altına alındığını, İHDS’nin imzalanmasını takip eden süreçte, müvekkilinin %100 oranındaki hissesinin satıldığını, buna ilişkin 30.09.2013 tarihinde Hisse Satış Sözleşmesinin (HSS) imzalandığını, gerek davacı ile davalı arasında, gerekse davacı müvekkilinin tarafı olmadığı Özelleştirme İdaresi ile yatırımcı arasında düzenlenen sözleşmelerin hiç birisinde, müvekkilinin dava konusuna ilişkin talep ve dava haklarını ortadan kaldıran bir hüküm bulunmadığını, tersine davacının haklarının korunduğuna, İHDS hükümlerinin saklı tutulduğuna ilişkin tanzimlere yer verildiğini, müvekkilinin ödeme yapmasına sebep olan olayın İHDS'nin imza tarihinden önce gerçekleştiğini, sözleşme hükümlerine göre ödenen bedelden davalının sorumlu olduğunu, gerekçeyi kabul anlamına gelmemekle beraber kararda belirtildiği gibi dava dışı 3 üncü kişi tarafından yapılan ödemelerin müvekkiline yapıldığından bahisle rücu edilemeyeceği kabul edilse dahi rücu istemine sebep olan ödemelerin dayanağı tahakkuk işlemleri ile ilgili faturalar vs. belgeler incelendiğinde ödemelerin tümüyle müvekkil şirket tarafından alınmadığının görüleceğini, nitekim sözü edilen faturaların bir kısmının müvekkil şirketin kuruluş tarihinden dahi önceki bir tarihe ilişkin olduğunu, dava sonucu istirdadına hükmolunan bedelin ise üçüncü şahıs şirket tarafından müvekkil şirkete karşı başlatılan takip üzerine, tamamen müvekkilince icra dosyasına ödendiğini, ödemeler tümüyle müvekkiline yapılmadığından, davanın tümden reddinin hatalı olduğunu, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin de hataya dayandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!