11. Hukuk Dairesi 2023/3779 E. , 2024/5872 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/509 Esas, 2023/307 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2022/884 E., 2022/740 K.
Taraflar arasındaki şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklı alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket yetkilisi ... ...'nın şirket ortağı ... ile birlikte davacı şirketin tüm hisselerini devraldığını, şirket hisse devri sözleşmesi uyarınca şirketin tüm hisseleri eski yetkili müdür olan davalı ... tarafından aktif ve pasifi ile devredildiğini, ancak şirketin önceki yetkilisi ... ile yine iş bu şirketin eski avukatı Nermin Parlamış'ın, devir tarihinden sonra şirket tüzel kişiliğinin aktifi olan alacakları şirket tüzel kişiliğine aktarmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 110.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın ticari bir dava olması nedeniyle zorunlu arabuluculuk şartına tabi olduğunu, dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiğini, dava konusu işlemlerin yapıldığı süreçte müvekkilinin şirket müdürü sıfatında olduğunu, yapılan işlemlerin hiçbirinin hukuka aykırı ya da davacıyı zarara uğratacak işlemler olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının "a" bendi hükmüne göre mutlak ticari dava olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, davacı tarafın işbu dava açıldıktan sonra arabuluculuğa başvurduğu, arabuluculuk dava şartının sonradan giderilebilir bir dava şartı olmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava henüz görevsiz mahkemede iken arabulucuya başvurulduğunu, bu nedenle arabuluculuk dava şartının yerine getirildiğini, Yargıtay kararlarında da dava görevsiz mahkemede görülmekte iken yapılan arabuluculuk işleminin geçerli olduğuna karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
2. 6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!