11. Hukuk Dairesi 2023/3777 E. , 2024/1244 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2643 Esas, 2023/46 Karar
DAVALILAR : 1.... Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı vekili Avukat ...
2.... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Davanın kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi ve maddi manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 181063 sayılı, "VİP GÜVENLİK + Şekil" ve 2008/62337 sayılı "VİP SECURITY" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı ...’ye ait bina ve tesislerde güvenlik hizmeti veren davalı şirketin, “VİP Güvenlik” ibaresini müvekkiline ait markalara tecavüz eder şekilde kullandığını, davalı şirketin müvekkili markalarına karşı daha önce de tecavüz teşkil eder davranışlarda bulunduğunu, bu hususta açtıklarını davanın kabulüne karar verildiğini ve kesinleştiğini, davanın açılmasından önce her iki davalıya da ihtarname göndererek marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlere son verilmesini istediklerini ancak menfi cevap aldıklarını, davalı ...’nin marka hakkının ihlalinden haberdar edilmesine rağmen davalı şirketin tecavüz teşkil eden kullanımlarına sessiz kalmasının marka hakkına tecavüz niteliğindeki fiillere iştirak niteliğinde olduğunu, davalıların eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet de teşkil ettiğini ileri sürerek, davalıların eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile durdurulmasına, 1.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, davalı şirketin internet sitesinin kapatılmasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 69 uncu maddesi hükmüne göre, davaya konu talepler bakımından müvekkiline husumet yöneltilmesinin doğru olmadığını, davalı şirketçe müvekkiline ait tesislerde kullanılan üniformaların ilgili Yönetmelik gereğince Emniyet Müdürlüğü tarafından onaylandığını ve davacının marka hakkına tecavüz teşkil eder nitelikte olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket yetkilisi, müvekkili şirketin davacının marka hakkına tecavüz eder bir eylemi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.10.2019 tarih, 2016/61 E. ve 2019/380 K. sayılı kararıyla; davalı şirketin vaki kullanımlarının davacı yanın marka hakkına tecavüz eder nitelikte olduğu, davalı ...’nin sorumluluğu bakımından ise, 556 sayılı KHK'nın marka hakkına tecavüz fiiline iştirak halini düzenleyen 61 ... maddesinin (e) bendinin 5083 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, buna göre, davalı Belediyenin iştirak fiilinden sorumlu tutulup, tutulamayacağının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 61 ... maddesine göre belirlenmesi gerektiği, anılan maddeye göre, iştirakten sorumlu tutulabilmesi için yardım edenin eylemin tecavüz oluşturduğunu bilmesi veya bilebilecek durumda olması gerektiği, somut olayda, davalı Belediyenin dava açılmadan önce davacı tarafça marka hakkına tecavüz eden eylemler konusunda bilgilendirildiği, ancak sorumluluğun diğer davalıya ait olduğunu bildirip, başkaca bir işlem yapmadığı, bu hale göre, eylemin tecavüz teşkil ettiğinin bilinmemesinden söz edilemeyeceği ve vaki tecavüze iştirak nedeniyle sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.12. 2020 tarih, 2020/77 E. ve 2020/1606 K. sayılı kararıyla; dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mülga 556 sayılı KHK’nın 64 üncü maddesinin, "Marka sahibinin izni olmaksızın, marka taklit edilerek üretilen ürünü üreten, satan, dağıtan veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkaran veya bu amaçlar için ithal eden veya ticari amaçla elde bulunduran kişi, hukuka aykırılığı gidermek ve sebep olduğu zararı tazmin etmekle yükümlüdür. Taklit markayı herhangi bir şekilde kullanmakta olan kişi, marka sahibinin markanın varlığından ve tecavüzden kendisini haberdar etmesi ve tecavüzü durdurmasını talep etmesi halinde veya kullanmanın kusurlu bir davranış teşkil etmesi halinde, sebep olduğu zararı tazmin etmekle yükümlüdür." hükmünü, aynı KHK’nın 69 uncu maddesinin ise, "Marka sahibi, sebep olduğu zarardan dolayı marka sahibine tazminat ödemiş olan kişi tarafından piyasaya sürülmüş ürünleri kullanan kişilere karşı, Kanun Hükmünde Kararnamenin bu bölümünde yer ... davaları açamaz." hükmünü haiz olduğu, uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması için davalı ...'nin eyleminin hangi madde kapsamında yer aldığının belirlenmesi gerektiği, davalılar arasında 28.01.2015 tarihinde “... Güvenlik İşine Ait Hizmet Sözleşmesi” imzalandığı ve davalı şirketin marka hakkını ihlal eden kullanımlarının bu sözleşmenin ifası kapsamında davalı ... hizmet birimlerinde de gerçekleştiği ancak davalı ...’nin diğer davalının marka hakkını ihlal eden kullanımlarında ticari ve mesleki amaçla yapılan aktif davranışı, diğer deyişle, mülga 556 sayılı KHK’nın 64 üncü maddesinde tanımlanan nitelikte eylemi bulunmadığı, somut olaydaki konumunun, hizmet alım sözleşmesine istinaden hizmet ..., diğer deyişle, marka hakkını ihlal edenden hizmet satın ... şeklinde olduğu ve belirtilen konumu itibariyle aynı KHK’nın 69 uncu maddesinde tanımlanan ve aleyhine dava açılamayacak kişilerden olduğu, mahkemece, davalı ...’nin tecavüzün varlığını öğrenmesine rağmen sessiz kalmakla tecavüze iştirak ettiğinin kabul edildiği ancak davalı ...’nin hukuken geçerliğiliğini devam ettiren, taraflara hak ve yükümlülükler getiren hizmet alım sözleşmesinin tarafı olduğu, sözleşme kapsamında davalı şirketin kullandığı üniforma ve logoların ilgili birimce "... Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik" hükümlerine uygun bulunduğu, bununla birlikte davacı uhdesinde, davalının tecavüzlerinin önlenmesine yönelik kesinleşen ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/116 E., 2009/132 K. sayılı ilamının bulunduğu, davacının söz konusu ilamın icrası yoluyla kullanımları engellenmesinin de mümkün olduğu, belirtilen hususlar karşısında mahkeme gerekçesinin isabetli görülmediği gerekçesiyle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı şirket hakkındaki davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 27.09.2022 tarih, 2021/1889 E. ve 2022/6354 K. sayılı kararıyla; "Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçeyle davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş ise de 556 sayılı KHK’nın 64 üncü maddesinin ikinci fıkrasının “ Taklit markayı herhangi bir şekilde kullanmakta olan kişi, marka sahibinin markanın varlığından ve tecavüzden kendisini haberdar etmesi ve tecavüzü durdurmasını talep etmesi halinde veya kullanmanın kusurlu bir davranış teşkil etmesi halinde, sebep olduğu zararı tazmin etmekle yükümlüdür." hükmünü haiz olup, zikredilen hükümde belirtildiği üzere taklit markayı herhangi bir şekilde kullanmakta olan kişinin de maddede sayılan koşullarının gerçekleşmesi halinde sebep olduğu zarardan sorumlu olduğu, somut olayda, marka hakkı sahibi olan davacının, davadan önce 12.03.2015 tarihinde davalı belediyeye gönderdiği ihtarnameyle, markasından ve davalı şirketin belediyeye ait tesis ve binalarda gerçekleştirdiği marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerden davalı belediyeyi haberdar ettiği ve bu eylemlere derhal son verilmesini istediği ancak davalı ... tarafından bu eylemlerin durdurulması ve ortadan kaldırılması noktasında herhangi bir girişimde bulunulmadığı gibi, davacıya gönderilen cevabi ihtarnameyle de, sözü edilen eylemler bakımından muhatabın davalı şirket olduğunu bildirdiği, bu hale göre, 556 KHK’nın 64 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan tüm koşulların davalı ... bakımından gerçekleşmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince, bu husus gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında belirtildiği üzere davalı şirketin eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, davalı Belediyenin eyleminin ise markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlere iştirak niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu eylemlerinin menine ve refine, davalı şirkete ait ... adına erişimin engellenmesine ve ... adının iptaline, 36.023,75 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın ihtarname tebliğ tarihlerinden itibaren davalı ... için yasal, diğer davalı (Vip Güvenlik Koruma ve Hizmetleri A.Ş.) için avans faiziyle beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 556 sayılı KHK'nın 69 uncu maddesi hükmüne göre, davaya konu talepler bakımından müvekkiline husumet yöneltilmesinin doğru olmadığını, davalı şirketçe müvekkiline ait tesislerde kullanılan üniformaların ilgili Yönetmelik gereğince Emniyet Müdürlüğü tarafından onaylandığını ve davacının marka hakkına tecavüz teşkil eder nitelikte olmadığını, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, davalı şirketin usulüne uygun olarak tescil edilmiş olan ticaret unvanını kullandığını, kullanımın bu yönüyle hukuka uygun olup marka hakkına tecavüz teşkil etmesinin mümkün olmadığını, hükme esas alınan raporda belirtilen maddi tazminatın afaki olduğunu, İlk Derece Mahkemesince sözlü yargılama duruşması yapılmadan karar verildiğini, bu durumun müvekkilinin hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi ve maddi manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 9 uncu, 61 ..., 64 üncü, 66 ncı ve 69 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!