11. Hukuk Dairesi 2023/376 E. , 2024/3850 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1377 Esas, 2022/1122 Karar
HÜKÜM : Yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/142 E., 2020/152 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 1/4 payla ortağı olduğu davalı şirket ile arasında görülmüş, sermaye payının artırımı, kâr payı dağıtımı, ortaklıktan çıkarma gibi davalar bulunduğunu, şirket ortağı ...'ın sahip oldukları hisseleri 1.850,00 TL gibi düşük bir bedelle muvazaalı olarak eşit işlem ilkesine aykırı olarak diğer şirket ortaklarına devrettiklerini, şirket kayıtları ve malvarlığı incelendiğinde bu muvazaanın anlaşılabileceğini, devir işleminin genel kurulda görüşülerek müvekkilinin karşı oyuna rağmen kabul edildiğini, kararın kanuna aykırı olduğunu, zira müvekkili ile davalı şirket ve şirket ortakları arasında devam eden hukuk ve ceza davaları olduğunu, davalı şirket müdürleri hakkında devam eden ceza ve hukuk davaları bulunmasına rağmen şirket müdürlerinin yetkilerinin devamına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, şirket ortaklarının davalı şirkette aynı iştigal alanında sahibi oldukları şirketten dolayı haksız rekabette bulunduklarını, bu yolla davalı şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürerek 23.12.2018 tarihli olağan genel kurul gündeminin 3/a ve 3/b maddelerinde alınan kararların butlanının tespitine, değilse iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu 3/a no.lu kararda şirket paylarının devrinin görüşüldüğünü, şirket pay devrinin ana sözleşmede belirtilen koşullara ve kanun hükümlerine uygun yapıldığını, davaya konu 3/b no.lu kararda şirket müdürünün ve yetkilerinin değiştirilmeyerek devamına ilişkin karar verildiğini, dava dilekçesinde ikrar edildiği üzere şirket müdürünün yetkisine ve müdürlüğüne ilişkin hali hazırda dava olduğundan derdestlik itirazlarının olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 595 inci maddesine göre pay devrinin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde yapılması, tarafların imzalarının noterce onaylanmış olması ve pay devrine ortaklar kurulunun onay vermesi gerektiği, somut olayda, pay devrine onay veren genel kurul tarihinin 23.12.2018 olup bu tarih itibariyle taraflar arasında imzalanmış yazılı pay devir sözleşmesi bulunmadığı, devir sözleşmesinin genel kurul toplantısından bir gün sonra 24.12.2018 tarihinde yapıldığı, bilirkişi raporunda karar tarihi itibariyle imzaları noterce onaylanmış yazılı bir sözleşme bulunmadığı başka bir anlatımla kanuna uygun şekilde gerçekleşmiş pay devri bulunmadığından genel kurul toplantısında alınan 3-a maddesinin iptal edilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, 595 inci madde hükmüne göre pay devrine onay veren ortaklar kurulu kararının mutlaka hisse devir sözleşmesinden sonra alınması gerektiği yani hisse devir sözleşmesinden önceki onay işleminin geçerli olmayacağı şeklinde bir sonuca varılmasının mümkün olmadığı, ön onay veya peşin onay işleminin sırf bu nedenle kanun nazarında hükümsüz kabul edilemeyeceği, hisse devir konusunun 24.12.2018 tarihli ortaklar kurulunda ikinci kez görüşüldüğü ve kabul edildiği, 6102 sayılı Kanun'un 598 inci maddesi uyarınca gerçekleşen tescil işlemi ve şirket pay defterindeki değişiklik işlemlerinin bu 24.12.2018 tarihli karar dayanak gösterilerek yapıldığı, gelinen durum itibariyle hisse devrine onay veren ortaklar kurulu kararının iptalini gerektiren bir durum olmadığı, kaldı ki iptali istenen karara yönelik davacının alınmış karara yönelik muhalefeti bulunmadığı, davacının oylama öncesindeki beyan ve düşüncelerinin peşin muhalefet niteliğinde olduğu, bu yönüyle 3-a maddesinin iptali için yasal koşulların oluşmadığı, davaya konu genel kurulun 3-b maddesinde şirket müdürlerinin yetkilerinde bir değişiklik yapılmadan aynen devam edilmesine ilişkin gündem maddesinin görüşüldüğü davacı ortağın gündem maddesine ilişkin düşüncelerini oylama öncesinde beyan ettiği, sonrasında yapılan oylamanın görüşülen konuya ilişkin olmadığı, hisse devrine ilişkin olduğu, tutanağın yanlış tanzim edildiğine ilişkin dava dilekçesinde herhangi bir iddiada bulunulmadığı dolayısıyla iptali istenen gündem maddesine yönelik genel kurulca alınmış icra edilebilir bir karar bulunmadığı, kaldı ki şirket müdürleri hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, devam eden davalar bulunmasının azil nedeni veya yeniden seçime engel bir hal olmadığı, şirket müdürünün görevini kötüye kullandığı veya şirket menfaatlerini ihlal ettiğine dair somut bir iddia öne sürülmediği, 3-b maddesinin iptali için yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacı dışındaki şirket ortaklarının kanuna, esas sözleşme hükümlerine, dürüstlük kurallarına ve eşit işlem yapma ilkesine aykırı, şirketin temel yapısını bozucu ve şirket sermayesinin korunması hükümlerini ihlal eder nitelikte ve muvazaalı olarak birbirlerine şirket hisse devri yaparak yasaya aykırı şekilde örtülü olarak kâr dağıttıklarını ve para aktarımı sağladıklarını, müvekkilinin dava konusu genel kurulun 3/a maddesi yönünden gerekçesi belirtilmek suretiyle red oyu kullandığını, söz konusu kararın usul ve esas açısından yasaya aykırı olup butlan ile malul olduğunun tespiti ile iptalinin gerektiğini, şirket ortakları arasında hukuk ve ceza davaları devam ettiğinden hisse devri yapılmasının mümkün olmadığını, yapılan devirlerin 6102 sayılı Kanun'un 595 inci maddesine aykırı olduğunu, şirket müdürleri hakkında devam eden ceza davaları nedeniyle şirket müdürlerinin yetkilerinde bir değişiklik olmadığının kabulünün mümkün olmadığını, şirketin kurulduğundan bu yana hiç kâr dağıtımı yapılmadığını, bu durumun müktesep hakkın ihlali olduğunu, müvekkili dışındaki diğer ortakların çoğunluk gücünü kullanmak suretiyle müvekkilinin ortaklıktaki payını küçültmek amacı ile sürekli sermaye arttırımı yaptıklarını, mahkemece alınan bilirkişi raporundaki genel kurul kararının iptali yönündeki görüşlerin isabetli olup bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu 23.12.2018 tarihli genel kurul toplantısının tarihi ve gündem maddelerinin ortaklara toplantı öncesinde usulen bildirildiği, sermayenin tamamının toplantıya katıldığı, toplantıda daha önce ilan edilen gündem maddelerinin görüşüldüğü gündemin dışına çıkılmadığı, iptali istenen 3/a maddesinde, şirket ortakları arasında yapılan hisse devirlerinin görüşülüp oy çokluğu ile kabul edildiği, 3/b maddesinde ise şirket müdürlerinin yetkilerinde bir değişiklik yapılmaksızın aynen devam edilmesinin görüşülüp oy çokluğuyla kabul edildiği, davacının her iki gündem maddesi yönünden red oyu kullandığı, noterlikten yapılmış 24.12.2018 tarihli hisse devir sözleşmesi ile şirket ortaklarından ...'ın şirkette bulunan 40 payın 32'sini ...'a 800,00 TL bedelle, 8'ini ...'a 200,00 TL bedelle devrettiği, ... sahip olduğu 24 payın 12'sini ...'a 300,00 TL bedelle, 11'ini ...'a 275,00 TL bedelle, 11'ini ...'a 275,00 TL bedelle devrettiği, 6102 sayılı Kanun'un 445 ve 446 ncı maddeleri düzenlemelerine göre, davacının davalı şirketin ortaklarından biri olup dava açma hak ve yetkisine sahip olduğu, davanın yasada öngörülen 3 aylık süre içerisinde açıldığı, İlk Derece Mahkemesince iptali istenen 3/b gündem maddesine yönelik genel kurulca alınmış icra edilebilir bir karar bulunmadığından bahisle davanın reddi gerektiği belirtilmiş ise de, genel kurul toplantı tutanağına göre 3/b maddesinde "şirket müdürlerinin yetkilerinde bir değişiklik olmadığı ve aynen devam edilmesine ilişkin gündem maddesinin görüşülmesine geçildi" denildikten sonra devamında davacı vekilinin söz alarak "öncelikli vekil edenim pay sahibi tarafından şirkete karşı, ortaklara karşı ve özellikle müdür olan ortaklara açmış oldukları davalar ve ceza şikayetleri söz konusu olup, bu sebeplerle bu kişilere müdür sıfatıyla şirketi temsil ve ilzam etmesini kabul etmiyoruz" şeklinde beyanda bulunduğu ve devamında ise oylama yapılarak 3-b maddesinin oy çokluğu ile kabul edildiği, her ne kadar mahkemece 3-b maddesinin devamında yapılan oylamanın görüşülen konuya ilişkin olmadığı, hisse devrine ilişkin olduğu kabul edilmiş ise de, hisse devirlerine ilişkin oylamanın 3/a maddesinde yapıldığı ve oy çokluğu ile kabul edildiği anlaşıldığından, 3/a maddesinde görüşülen ve oylanan hususun 3/b maddesinde yeniden görüşülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, 3/b maddesinin 3.fıkrasında yapılan oylamanın şirket müdürlerinin yetkisinin devamına ilişkin olduğunun kabulü gerektiği, ancak, 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesi gereğince toplantıya katılan ortağın karara red oyu kullanarak söz konusu karara muhalif kalması ve bu hususun ayrıca zapta geçirilmesi gerektiğinden, oylama öncesi yapılan görüşmeler esnasında sunulan öneriye karşı olunduğunun belirtilmiş olması ve söz konusu karara karşı red oyu kullanmasının alınan karara karşı muhalif olacağı anlamını taşımadığı, oylama öncesi peşin muhalefet söz konusu olamayacağından iptal davası açan ortağın oylama sonrası red oyu ve ayrıca toplantı tutanağına muhalefet şerhini de yazdırması gerektiği, somut olayda 23.12.2018 tarihli genel kurulda davacının gündemin 3/b maddesinde alınan karara karşı red oyu vermesine rağmen, oylamalar sonrasında toplantı tutanağında herhangi bir muhalefet şerhi bulunmadığı, böylelikle usulüne uygun muhalefetin bulunmadığı anlaşıldığından 3/b nolu karar yönünden davanın bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulmasının doğru görülmediği, dava konusu genel kurulun 3/a maddesi yönünden ise, yine davacının karara karşı red oyu vermesine rağmen oylamalar sonrasında toplantı tutanağında herhangi bir muhalefet şerhi bulunmadığı, davacının oylama öncesindeki beyan ve düşüncelerinin peşin muhalefet niteliğinde olduğu, bu haliyle 3/a maddesinin iptali için yasal koşulların oluşmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince 3/a maddesi yönünden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe yönünden kaldırılmasına, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; şirketin diğer ortakları arasında yapılan pay devrinin düşük bedelle muvazaalı olarak, eşit işlem ilkesine, kanuna ve ana sözleşmeye aykırı gerçekleştiğini, müvekkilinin vekili ile temsil edildiği toplantıda, pay devrine ilişkin görüşleri belirtilerek ret oyu kullanıldığını, müvekkili ile davalı ve diğer şirket ortakları arasında devam eden davalar sebebiyle pay devrinin yapılamayacağını, iptali istenen genel kurul karar tarihi itibarı ile yapılmış bir pay devrinin olmadığını, müvekkili ile davalı şirket ve diğer ortakları arasında devam eden hukuk ve ceza davaları nedeniyle şirket müdürlerinin yetkilerinde bir değişiklik olmadığının kabulünün mümkün olmadığını, şirketin kurulduğu günden bu yana kâr payı dağıtmadığını, müvekkilinin ortaklıktaki payını küçültmek amacıyla sürekli olarak sermaye artırımına gidildiğini, müvekkilinin ortaklıktan çıkarılması için dava açıldığını, şirket ortaklarının davalı şirkette aynı iştigal alanında sahibi oldukları şirketten dolayı haksız rekabette bulunduklarını, bu yolla davalı şirketi zarara uğrattıklarını, genel kurulda, iptali istenen maddelere ilişkin usulüne uygun itirazlarının bulunduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirketin 23.12.2018 tarihli genel kurulunda alınan 3/a ve 3/b maddelerindeki kararların iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 26, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 595, 445 ve 446 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!