11. Hukuk Dairesi 2023/3721 E. , 2024/6047 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/361 Esas, 2023/286 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/371 E., 2020/104 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın marka tescil başvurusunda bulunduğu, “cepte prestij mini paket” ibareli marka ile müvekkili şirket adına tescilli ve tanınmış “cep” ibaresini taşıyan markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, markaların aynı sınıfları kapsadığını, "cep" ibaresinin müvekkili şirket tarafından kullanımdan dolayı ayırt edici ve tanınmış hale getirildiğini, davalı şirketin, müvekkili şirket adına tescilli “cep” ve "cepte" ibarelerini taşıyan markalarının itibarından dolayı haksız avantaj elde edeceğini ve müvekkiline ait “cep” ve "cepte" ibareli markalarının ayırt edici karakterine zarar vereceğini belirterek, YİDK kararının iptalini ve dava konusu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında net olarak ayırt edilebilirlik söz konusu olduğunu, benzerlik bulunmadığını, markalar arasında tek ortak unsurun "cep" ibaresi olduğunu, söz konusu ibarenin ilgili markalar bağlamında sözlük tanımlarında (TDK) 2. tanım olan "cep telefonu" anlamında kullanıldığını, "cep" kelimesinin tüketici nezdinde davacının adı ve markalarını çağrıştırmadığını, bu ibarenin telekomünikasyon hizmetlerine ilişkin olup davacının tekeline bırakılamayacak bir işaret olduğunu, "cepte" kelimesinin ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; incelemenin sadece "cep" ibaresi üzerinden yapılmasının isabetli olmayacağını, dava konusu markada yaratılan algının davacı markalarından farklı olduğunu ve bütünsel açıdan benzerlik ve iltibas ihtimalinin bulunmadığını, aralarında benzerlik olmayan davalı markasının davacıya ait markalara zarar vermeyeceğini, markalarda yer alan “cep” kelimesinin günlük dile yerleşmiş, anlamı herkesçe bilinen ve anılan ayırt ediciliği düşük bir kelime olup, davacı tarafından yaratılmış, fantezi bir kelime olmadığını, müvekkilinin kararının yerinde bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının itiraza mesnet gösterdiği "CEP, Cepte, Cep Merkezi, Cep Lira, Cepte taahhüt, CEP TİCARET, CEPAVANTAJ, CEPAİLE..." markalarının tescil koruması altında bulunan mal ve hizmetlerin, davaya konu markanın başvuru kapsamında bulunan 9, 35, 38, 41 ve 42. sınıfta bulunan mal ve hizmetleri kapsadığı, karşılaştırılan emtianın aynı veya benzer oldukları, dolayısıyla emtia benzerliği şartının somut olayda oluştuğu, ancak davacı yana ait markaların “cep” ve “cepte” ibareleri ve bu ibare etrafına eklenen başkaca sözcükler ile türetilen markalar olduğu, dava konusu markanın ise “cepte”, “prestij”, “mini” ve “paket” kelimelerinin birleştirilmesiyle oluşturulduğu, “cep” ibaresinin günümüzde cep telefonu olarak tanımlanan mobil telefonlar için halk arasında yaygın olarak kullanıldığı, “cep” ibaresinin halk arasındaki bilinen karşılığı nedeniyle ayırt ediciliğinin oldukça zayıf olduğu, dava konusu markanın bir bütün olarak “cepte prestij mini paket” şeklinde ele alınması gerektiği, “cepte prestij mini paket” ibareli markanın her ne kadar ayırt edici gücü düşük kelimelerin birleşimiyle oluşturulan bir marka ibaresi olduğu açık olsa da bir bütün olarak ayırt ediciliğe haiz olacağı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırma ihtimalinin söz konusu olmayacağı, her ne kadar davacı tarafça “cep” ve “cepte” ibaresinden türetilerek oluşturulmuş seri marka niteliğinde olan markaların tanınmış markalar olduğu iddia edilmiş olsa da, “cep” ibaresinden türetilerek oluşturulan markaların ilgili sektör açısından tanınmış olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, kötü niyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda yazan “Cep” ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu iddiasının dayanaktan yoksun bulunduğunu, markaların birbirine iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, davalı şirketin, telekomünikasyon alanında müvekkili şirketin en büyük rakibi olup, davalı şirketin, müvekkili şirketin “cep” seri markalarından haberdar olmamasının mümkün olmadığını, söz konusu marka başvurusunun müvekkilinin “cep” markalarının ayırt ediciliği zayıflatmak, sulandırmak ve ticari itibarından faydalanmaya çalıştığını, davalı markası, markanın sulandırılması hallerinden haksız yararlanma ve asalak marka olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK Kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanunun 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!