11. Hukuk Dairesi 2023/3717 E. , 2024/6183 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/578 Esas, 2023/508 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/297 E., 2021/74 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların da sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, sözleşme gereğince borçlu şirkete kredi kullandırıldığını, kredi hesabının kat edilmesi ile borcun tahsili için Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2019/4091 E. sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalıların takibe haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek bu nedenlerle itirazın iptali ile %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalılar Akad Metal Petrol Ürünleri İnş. Nak. Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, dava konusu kredi sözleşmesinin tutarının anlaşılır bir şekilde ayrıntılı olarak yazılmadığını ayrıca gerçek kişi müvekkilinin kefil olarak imzaladığı tutarın çok üzerinde bir alacak talebinde bulunulduğunu, davacının talep ettiği faiz miktarının da haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi kök ve ek raporunda, kredilerin açılış tarihlerine göre hepsinin en son akdedilen 16.08.2016 tarihli sözleşme kapsamında kullandırıldığının tespit edildiği, kullandırılan kredilerin 2.000.000,00 TL limit içinde kaldığı, kredilerin 16.08.2016 tarihli sözleşme kapsamında kullandırılmış olması sebebiyle bu sözleşmede kefalet imzası bulunmayan ... yönünden davanın reddi gerektiği, kefil ...'ın ise temerrüde düştüğü tarih itibariyle asıl borçlu şirketin borçları toplamının 2.200.000,00 TL kefalet limiti içerisinde kaldığı saptanmış olup, kefil ..., borçtan sorumlu bulunduğu, kefil ...'ın 16.08.2016 tarihli sözleşmede imzası bulunmadığından bu sözleşmeden dolayı kullandırıldığı bilirkişi vasıtasıyla saptanan kredi borcundan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalılar Akad Metal Petrol Ürün İnş. Nak. Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... hakkındaki davanın 28.05.2019 dava tarihi itibariyle kısmen kabulüne, davalıların, Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2019/4091 E. sayılı takip dosyasına vaki itirazının; 1.287.613,48 TL alacak üzerinden iptaline ve takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağa (28.05.2019) dava tarihinden itibaren yıllık %25,68 oranı üzerinden temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV uygulanmasına, hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 257.522,70 TL icra inkâr tazminatının davalılar Akad Metal Petrol Ürün İnş. Nak. Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalıların koşulları bulunmayan kötü niyet tazminatı istemlerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların ... hakkında davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı kefil ...'ın banka ile imzalanan genel kredi sözleşmelerinde toplam 4.925.000,00 TL limitle kefaletinin bulunduğunu, bu kefaletlerinin usulüne uygun olduğunun mahkemece de tespit edildiğini, 16.08.2016 tarihli 2.200.000,00 TL'lik kredi verilir iken ...'ın imza attığı sözleşmelerin vadelerinin dahi dolmadığını, kefaletin ancak tüm borcun ödenmesi halinde kalkacağını, kefalet limitleri doğrultusunda müvekkili bankaya ödenen herhangi bir tutar bulunmadığını, davalıların genel kredi sözleşmesi kapsamında sorumluluklarının devam ettiğini, davalıların kefil olduğu kredinin cari hesap şeklinde işleyen kredi olduğunu, mahkemece bu husus göz ardı edilerek hatalı olarak davalı ... yönünden davanın reddine karar verildiğini, kredi sözleşmesinin kefalet başlıklı maddesinde krediden doğmuş ve halen devam eden doğacak her türlü borçtan sorumlu olduğunu kabul ederek sözleşmeyi imzaladığını, usulüne uygun kat ihtarının gönderildiğini, davalı tarafından borca da itiraz edilmediğini, bu nedenle her üç davalı yönünden davanın tam kabulü gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, takip tarihinden itibaren %25,68 faiz ve BSMV talep edilmiş olmasına rağmen mahkemece eksik inceleme ve değerlendirme ile takipte faiz talep etmemesi yönünde hatalı karar verildiğini, alacağa sadece davadan itibaren faiz yürütülmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!