11. Hukuk Dairesi 2023/370 E. , 2024/3940 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/138 Esas, 2022/2001 Karar
HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/143 E., 2020/376 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete iskonto amaçlı toplam 472.200,00 TL bedelli 11 adet çek verildiğini, davalı tarafından bu çeklerin tahsil edilmesine rağmen müvekkili şirkete 100.000,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye çek bedellerinin ise ödenmediğini, çıkartılan ihtarnameye rağmen ödemenin yine yapılmadığını ayrıca davalıya yine iskonto işlemi için toplam 1.104.167,00 TL bedelli 400 adet müşteri senedi verildiğini bu senetlerin iskonto işlemine tabi tutulmadığı gibi iade de edilmediğini ileri sürerek 372.200,00 TL ödenmeyen çek bedelinin faiziyle birlikte ödenmesi yine iskonto için verilen toplam 1.104.167,00 TL bedelli 400 adet senedin iadesine ya da tahsil edilenlerin bedelinin iadesine karar verilmesini talep istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı ile müvekkili arasında müvekkili nezdinde borçları bulunan bir kısım şirketlerin borçlarının ödenmesi konusunda garanti sözleşmesi imzalandığını buna göre ....... Ltd. Şti ile Giresun Orman....A.Ş'nin müvekkilinin müşterisi olduğunu, müvekkili ile bu şirketler arasında imzalanan faktoring sözleşmeleri nedeniyle bu şirketlerin müvekkiline borçlarının bulunduğunu, bu süreçte müvekkiline intikal eden ve davacının keşide ettiği bir kısım çeklerden davacı yetkilisi...'na (Ahmet ...'nun aynı zamanda ...-Ltd. Şti ile Giresun Orman....A.Ş'nin bir dönem hissedarı olup aynı zamanda yönetici olarak çalıştığını) ulaşıldığını ve müvekkilinin ... ve Giresun şirketlerinden doğan alacaklarını yapılandırılması konusunda davacı ile mutabakata varıldığını, söz konusu borçlara davacı şirketin ve şirketin yetkilisi ...'un garantör olması konusunda 04.03.2010 tarihli garanti sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin imzalandığı tarihte ... şirketinin borcunun 595.231,00 TL, Giresun Orman'ın borcunun 263.702,00 TL olarak tespit edildiğini ve toplamda 858.933,00 TL borcun aylık %1.25 faiziyle ödenmesinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin garanti verenin yükümlülüğü başlıklı maddesi uyarınca söz konusu borcun "senetlerin, garanti veren ile akdedilecek faktoring sözleşmesi çerçevesinde garanti alana ciro edilmesi suretiyle yapılacağı, ... Söz konusu senetlerin tahsil edilmesi halinde garanti verene herhangi bir ödeme yapılmayacağı... Tahsil edilen bedellerin mutabakata varılan borçtan mahsup edileceği"nin belirtildiğini, sözleşmeye uygun olarak davacı tarafından yaklaşık 400 civarında senedin müvekkiline dayanak faturalar ile birlikte teslim edildiğini, müvekkilince yapılan değerlendirme neticesinde senetlerin tahsil kabiliyetlerinin zayıf bulunduğu, vadelerinin uzun olduğu, genelde kira alacağı için tanzim edildiğinin anlaşıldığı, bunun üzerine davacı şirket yetkilileri ile görüştüklerini, kendilerine sözlü olarak söz konusu senetler yerine 90-120 gün ortalama vadeli başkaca çeklerin teslim edileceğini beyan ettiklerini, bunun üzerine toplam bedeli 572.000,00 TL olan 11 adet çekin verildiğini, aynı süreçte davacı şirketin nakit ihtiyacının bulunduğunu ve eğer bu ihtiyaçları giderilirse borcun ana parasını karşılayacak kısa vadeli başkaca kıymetli evrakın da temlikinin mümkün olacağını bildirmeleri üzerine alınan 11 adet çekten ilk etapta her biri 100.000,00 TL’lik 3 adedine istinaden ön ödeme olarak olarak 08.03.2010 tarihinde 100.000,00 TL, 09.03.2010 tarihinde ise 100.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL davacı şirkete ödeme yaptıklarını, ancak taahhüdün yerine getirilmediğini, taraflar arasında imzalanan garanti sözleşmesi gereğince 858.933,00 TL borca garantör olduğunu, garantör olunan borç nedeniyle müvekkiline toplam 1.135.812,36 TL bedelli 407 adet senet temlik edildiğini, söz konusu senetlerden 264.593,73 TL bedelli 99 adedinin tahsil edildiğini, aynı şekilde davacı şirketten 592.060,00 TL bedelli 15 adet çek temlik alındığını bu çeklerden 200.000,00 TL'sinin davacıya para olarak ödendiğini, söz konusu çeklerin 10 tanesinin 279.460,00 olarak tahsil edildiğini, halen davacının müvekkiline borcunun bulunduğunu, tahsil edilen senet ve çek bedellerini garanti sözleşmesi kapsamında borca mahsup edildiğini belirterek davanın reddini karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, BDDK'ya yapılan şikayet dilekçesi ve ekleri incelendiğinde davacı şirket yetkilisi... tarafından verilen vekaletnameye istinaden davacı şirket vekilince yapılan şikayet dilekçesinde açıkça garanti sözleşmesinden bahsedilerek dilekçe ekine de eklendiği, garanti sözleşmesinin geçerli olduğu sonucuna varılarak en son bilirkişi heyetince yapılan incelemeye göre davacının davalıya garanti sözleşmesi kapsamında 312.875,59 TL, faktoring sözleşmesi kapsamında ise 73.321,00 TL borcunun bulunduğunun bilirkişi raporu ile anlaşıldığı, ayrıca garanti sözleşmesi incelendiğinde garanti edilen borç toplamı bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde 858.933,00 TL olup, garanti sözleşmesinin konu başlıklı maddesinde bu miktara garanti sözleşmesinin imzalandığı 04.03.2010 tarihinden itibaren aylık %1,25 (yıllık %15) faiz oranı uygulanacağından garanti edilen miktara yıllık %15 faiz uygulandığında alacak miktarının çok daha fazla olduğu ayrıca alınan çek ve senetlerden hangisinin tahsille sonuçlanacağının belli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşme olarak dosyaya sunulan fotokopinin aslının davalı tarafça kendilerine verilen sürede dosyaya ibraz edilmediğini, taraflar arasında geçerli bir garanti sözleşmesinin bulunmadığını, davalı vekilinin bilirkişi incelemesi sırasında ibraz ettiğini beyan ettiğini ve mahkeme kasasına alınan evrakın sözleşme olmadığını, bu belgede davalıının imzasının bulunmadığını ve evrakın tek nüsha hazırlandığını, evrakın müvekkili şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını, müvekkilinin yetkilisinin ... olduğunu, ayrıca faktoring şirketlerinin ana faaliyet konuları dışında faaliyette bulunamayacaklarını, bir an için geçerli sözleşmenin olduğu varsayılsa bile çek bedellerinin müvekkiline ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, garanti sözleşmesinde garanti verenin yükümlülüğünün yanı sıra garanti alanın yükümlülüğünün de bulunduğunu, bu hususların dikkate alınması gerektiğini, buna göre davalının Kayseri'deki taşınmaz satışından yaptığı 990.000,00 TL tahsilatla dosya borcunu fazlasıyla tahsil ettiğini, garanti sözleşmesinin dikkate alınmaması durumunda yeni bir karar verilerek davalının tahsil edip de müvekkiline ödemediği çek ve senet bedelleri ile takibe koymayarak zaman aşımına uğrattığı çek ve senet bedellerinin iadesinin, takibe koyup da tahsil etmediği çek ve senetler olması halinde bu dosyaların da müvekkiline temlik edilmesinin gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile BDDK'nın 12.06.2017 tarihli yazı cevabından garanti sözleşmesinin aslının kendilerine ibraz edilmediğinin, fotokopisinin ibraz edildiği belirterek tüm başvurulara ilişkin belge suretlerinin gönderildiğinin, gönderilen evraklardan şikayetçinin ... Orman...A.Ş, şikayet olunanın ... Faktoring A.Ş olduğunun, şikayet dilekçesinin ......A.Ş vekilince verildiğinin ve dilekçenin açıklamalar kısmında "müvekkil şirket ... Faktoring A.Ş şirkete borçlu ......Ltd. Şti'nin borcunun 04.03.2010 tarihinde garantörü olmuş ek:1 protokol ve sözleşmede bahsedildiği üzere müşteri senetlerini cirolayarak faktoring şirketine teslim etmiştir. Ek:2 senet listesi" "Müvekkil şirket ile Faktoring Şirketi arasında başlayan bu münasebet iş ilişkisine dönüşmüş ve müvekkil şirket tarafından iskonto işlemi yapılmak üzere toplam 572.000,00 TL bedelli 11 adet müşteri çeki şikayet olunan şirket yetkililerine teslim edilmiştir. Söz konusu çeklerle ilgili avans olarak 200.000,00 TL ödeme yapılmış bakiye ödeme yapılmamıştır. Bu nedenlerle faktoring şirketinden şikayetçiyiz" denildiğinin, dilekçe ekine... tarafından verilen vekaletname, garanti sözleşmesi ve davalı tarafa verilen senet dökümleri ile çek dökümlerinin de eklendiğinin görüldüğü, BDDK tarafından yapılan inceleme neticesinde uyuşmazlığın özel hukuk açısından çözülmesi gerektiği belirtilerek kurumlarınca yapılacak bir işlem bulunmadığı yönünde karar verildiği, söz konusu dosya içerisinde Şişli Cumhuriyet Başsavcılığına ait kovuşturmaya yer olmadığına yönelik karar da bulunduğu, dosya içeriğinde davalı ile dava dışı .....Ltd.Şti ve Giresun Orman..A.Ş. arasında faktoring sözleşmeleri imzalandığı, davacının ise garanti sözleşmesi imzaladığı, söz konusu bu sözleşmenin davacının ve adı geçen dava dışı şirketlerin davalı şirkete olan borçlarının tasfiyesi ve ödenmesine yönelik olduğu, bu çerçevede davacının davalıya bir kısım kıymetli evrak verdiği, her ne kadar davacı tarafça söz konusu garanti sözleşmesinin şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığı konusunda itirazda bulunulmuş ise de İlk Derece Mahkemesince karar yerinde isabetle belirtildiği üzere davacı şirket yetkilisi... tarafından verilen vekaletnameye istinaden davacı şirket vekilince BDDK'ya davalı hakkında şikayette bulunulduğu ve bu şikayet dilekçesinde söz konusu garanti sözleşmesine yollama yapıldığı, buna göre davacının bu sözleşme ile bağlı olması gerektiği, alınan bilirkişi raporlarının içeriğinden de davacının davalıya borçlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının verilen kesin sürede iddia ettiği garanti sözleşmesinin aslını ibraz etmediğinden bu delile dayanamayacağını, taraflar arasında böyle bir sözleşme olmadığını, davalının sunduğu evrakın garanti sözleşmesi olmadığını, sözleşmenin tek nüsha halinde hazırlandığının anlaşıldığını, evrakta davalı tarafın imzası olmadığından sözleşmeden bahsedilemeyeceğini, evrakta imzacı olarak görünen kişinin ... olduğunu ancak imza tarihinde yetkilinin... olduğunu, anılan belgenin damga vergisinin de yatırılmadığını ve kullanılamayacağını, anılan evrakta garanti alanın yükümlülüğü olarak düzenlenen Kayseri'deki taşınmaza ilişkin hükümlerin de yerine getirilmediğini, taşınmazın 3 ayrı parça halinde 3 ayrı kişiye satıldığını, davalının iddia ettiği gibi bir işlemi faktoring şirketinin yapmaya yetkisinin olmadığını, dolayısıyla davalının sunduğu evraka itibar edilemeyeceğini, 200.000,00 TL bedelli çekin keşidecisine müvekkiline ait ciro iptal edilerek işlemsiz iade edildiğini ancak bunun dikkate alınmadığını, bunun haricen tahsil edildiği anlamına geleceğini ki bilirkişilerin raporunda hatalı şekilde faktoring sözleşmesi kapsamında alınan 3 çekten bu 2 adedinin tahsil edilmemiş sayılmasıyla müvekkilinin borçlu sayıldığını, garanti sözleşmesinde sadece senetlerin sözleşme kapsamında olduğu belirtilmesine rağmen çeklerin de bu kapsamda değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, yapılan sözleşmenin bir borç tespiti, kefalet ve tasfiye sözleşmesi olduğunu, asıl borçlunun imzasını taşımadığından da geçersiz olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı şirkete iskonto amacıyla verildiği ileri sürülen çek bedellerinden bakiye ödenmeyen bedelin olup olmadığı ve iadesinin gerekip gerekmediği ile yine iskonto amaçlı verildiği ancak bedeli ödenmediği iddia edilen 400 adet senedin ya da tahsil edilmişse bedelinin davacıya iadesinin gerekip gerekmediği noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!