WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3688 E.  ,  2024/6017 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/477 Esas, 2023/361 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/419 E., 2020/99 K.

Taraflar arasındaki asıl Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davası ve birleşen YİDK kararının iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen davada davalı TÜRKPATENT vekili ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı TÜRKPATENT vekili ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Asıl davada Davacı şirket vekili dava dilekçesinde; dava konusu 2018/06184 sayılı “ayakkabı tutkusu stilo” ibareli markanın, müvekkilinin tanınmış “ayakkabı tutkum”, “ayakkabı tutkum deichmann” ibareli markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduklarını, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğunu, yine dava konusu markanın 25. sınıf emtiaları kapsayacak şekilde başvuru konusu edildiğini, bu nedenle markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduklarını ve aralarında karıştırılma ihtimalinin meydana gelebileceğini, dava konusu markanın müvekkilinin markalarının bir serisi olarak algılanabileceğini, müvekkilinin “ayakkabı tutkum” ibaresinin ayırt edici hale getirdiğini, davalının bu slogan ile ayırt edilemeyecek kadar benzer bir sloganı tercih ederek müvekkilinin ilgili slogana kazandırdığı ayırt edicilikten yararlanmaya çalıştığını, aynı sektörde faaliyet gösteren davalının, müvekkilinin markaları, tanıtım kampanyalarından haberdar olmamasının mümkün olmadığını, müvekkilinin ilgili ibareye kazandırdığı ayırt edicilik nedeniyle anılan ibarenin vasıf bildirici, harcı alem, jenerik hale gelmiş veya ayırt ediciliği düşük bir ibare olarak kabul edilemeyeceğini, dolayısıyla YİDK kararının aksine davalının markasındaki “ayakkabı tutkusu” ibaresinin ayırt ediciliğinin yüksek bulunduğunu ve bu ayırt ediciliğin müvekkili sayesinde elde edilmiş olduğunu, davalının markasında esas unsurun “stilo” ibaresi olduğunun kabul edilmesinin doğru olmadığını, ortalama tüketicinin “ayakkabı tutkusu” ibaresini gördüğünde aklına müvekkili şirketin geleceğini, markaların iki farklı kaynaktan geldiğinin tüketici tarafından anlaşılamayacağını ileri sürerek, 2018-M-8179 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2018/06184 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2.Birleşen davada Davacı şirket vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2018/06188 kod nosu ile "ayakkabı tutkusu" ibaresinin 25. ve 35. sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerde kullanmak üzere marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ilanına davalı şirket tarafından itiraz edildiğini ve itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, ancak davalı tarafından bu karara yapılan itirazın YİDK' tarafından kabul edildiğini ve müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili başvurusu ile redde mesnet markalar arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını savunarak, YİDK'in 2018-M-8956 sayılı kararının iptaline, markanın tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Asıl davada davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili markasındaki “stilo” ibaresinin ayırt edici gücünün yüksek olduğunu, bu nedenle davacı markasıyla karıştırılma ihtimali veya seri markalarından biriymiş gibi algılanmasının mümkün olmadığını, markaların bütün olarak tüketicilerde bıraktıkları izlenimde her iki markanın birbirinden farklı olduğunun açıkça görülebileceğini, davacının “ayakkabı tutkum” ibaresine 2016 yılından beri yaptığı reklam çalışmaları ile ayırt edicilik kazandırdığını iddiasının doğruyu yansıtmadığını, ilgili sektörde ayakkabı bir tutkudur, tutkulu ayakkabılar gibi ibarelerin çokça kullanıldığını, Google arama motorunda “ayakkabı tutkusu” ibaresi ile arama yapıldığında en başta müvekkilinin bilgilerinin geldiğini, bu kullanımlarını 2013 yılından beri gerçekleştirdiğini, davacının ise 2016 yılından bu yana kullanımlarının bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

2.Asıl davada davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Birleşen davada davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilin daha önceden tescil edilmiş markaları ile dava konusu başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzer olduklarını ve tüketici tarafından müvekkilinin markaları ile ilişkilendirilme ihtimali bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

4.Birleşen davada davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava bakımından; başvuru konusu 2018/06184 sayılı marka ile davacı yana ait 2016/86209 sayılı ibareli markanın aynı, aynı tür ve benzer emtiaları kapsadığı, söz konusu ibareler arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak yoğun bir benzerliğin mevcut olduğu, bu nedenle başvuru ile davacı yan markası arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve iltibas ihtimalinin mevcut olduğu, bu nedenle aksi yöndeki YİDK kararının iptali koşullarının oluştuğu, birleşen dava bakımından ise başvuru konusu 2018/06188 sayılı marka ile davalı yana ait özellikle 2016/86209 sayılı markanın aynı, aynı tür ya da benzer emtiaları kapsadıkları, söz konusu ibareler arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak yoğun bir benzerliğin mevcut olduğu, bu nedenle markalar arasında iltibas ihtimalinin mevcut bulunduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile YİDK'nın 27.09.2018 tarih 2018-M-8179 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2018/06184 sayılı "ayakkabı tutkusu stilo +şekil" ibareli markanın tescilli olduğu 25. sınıf yönünden hükümsüzlüğüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı TÜRKPATENT vekili ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Asıl ve birleşen davada davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davaya konu davalı başvurusunun esas unsurunun “Stilo” ibaresi olduğunu, davalı markası ile davacı markalarında yer alan “ayakkabı tutkusu/tutkum” ibaresinin ise ayırt edici niteliğinin düşük bulunduğunu, “Ayakkabı tutkusu” ibaresinin, herkesin kullanabileceği türden, tüketicilerin her sektörde maruz kaldıkları, fantezi-orijinal olmayan, ayrım gücü zayıf, basit bir ibare olduğunu, düşük düzeyde ayırt ediciliği haiz “ayakkabı tutkum” ibareli davacı markaları ile davaya konu “Ayakkabı Tutkum Stilo + şekil” ibaresinin karıştırılmasının mümkün bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve asıl davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin başvuruya konu yaptığı markaları ilk başvuru/tescil tarihinden itibaren aralıksız kullandığını, bu markalar altında tescili istenen tüm sınıflar dahil belirtilen ürünler üzerinde giderek artan üretim, satış, reklam ve tanıtım. vs. harcama ve giderleriyle, söz konusu markalar için kazanılmış hak sahibi olduğunu, markaların bir bütün olarak karıştırılmaya yol açmayacaklarını, eskiye dayalı kullanım söz konusu olduğu için verilen kararın hukuka uygun olmadığını, uyuşmazlığa konu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre bir markanın reddini gerektirecek şekilde bire bir benzerlik bulunmadığını, "ayakkabı" ve "tutku" ibarelerinin markalarda ortak olarak yer almasının nihai tüketici nezdinde iltibasa yer vermeyeceğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, asıl davaya konu 2018/06184 sayılı "ayakkabı tutkusu stilo" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "Ayakkabı tutkum" asıl unsurlu slogan markası arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira başvuruda yer alan "STİLO" ibaresinin davalının ticaret unvanının kılavuz unsuru ve çatı markası olduğu, bu nedenle başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, öte yandan davacı markasının ayırt ediciliğinin bulunduğu, birleşen davaya konu 2018/06188 sayılı "Ayakkabı tutkusu+şekil" ibareli marka ile redde mesnet marka arasında da yukarıda açıklanan nedenlerle karıştırılma ihtimalinin olduğu anlaşılmakla, davalı-birleşen davada davacı ... vekili ile asıl ve birleşen davada davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı TÜRKPATENT vekili ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl ve birleşen davada davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Asıl dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü, birleşen dava ise YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davalı TÜRKPATENT vekili ve birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.