WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3673 E.  ,  2024/5901 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI :2021/494 Esas, 2023/437 Karar
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 4. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2020/38 E., 2021/12 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “STREET SPORT” ibareli marka için 25. sınıfta tescil başvurusunda bulunulduğunu ancak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun ) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri kapsamında ayırt edici nitelikten yoksunluk ve tanımlayıcılık gerekçesiyle reddedildiğini, kararın ve bu karara yönelik yapılan itirazlarının reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, markayı oluşturan unsurlardan sadece birisine bakılarak ve diğer unsurlar ihmal edilerek ayırt ediciliğin varlığına ya da yokluğuna hükmedilmemesi gerektiğini, “STREET SPORT” markasının diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmeyi sağlayacak nitelikte bir marka olduğunu, İngilizce kelimelerin Türkçe’ye çevrilerek bu haliyle değerlendirme yapılmasının doğru olmadığını, müvekkilinin benzer ibareli tescilli markalarının kazanılmış hak teşkil ettiğini ileri sürerek YİDK’nın 2019-M-10855 sayılı kararının iptaline ve marka başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "STREET SPORT" ibareli başvuru markasının kapsamında yer mal ve hizmetler açısından “Spor malzemeleri ya da spor giysileri” mallarını temsil eden bir ifade olmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi SMK kapsamında ayırt edicilik niteliği taşımadığı tespitinin yerinde ve doğru olmadığı, "STREET SPORT" ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan mal ve hizmetler açısından 6769 sayılı Kanun'un aynı 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi anlamında tanımlayıcı olmadığı, müktesep hak açısından ise davacının önceki markaları ile başvuru markası aynı olmadığından müktesep hak iddiası da kabul görmemekle beraber oluşan sonuca etkili de bulunmadığı gerekçessiyle davanın kabulüne, 2019-M-10855 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; “STREET SPORT” ibaresinin, başvuru kapsamından çıkarılan mallar ve hizmetler bakımından, günümüzde “sokak sporu” olarak adlandırılan çeşitli sportif faaliyetlere işaret ettiği için tanımlayıcı ve vasıf bildirici nitelikte olduğunu, davacı vekilinin, tescil başvurusunun kabulüne karar verilmesi talebinin, tescil işlemi mahkemenin yetkisinde olmadığı için, salt bu nedenle reddedilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka kapsamında yer mal ve hizmetler açısından ortalama tüketici kitlesi nazarında “Spor malzemeleri ya da spor giysileri” mallarını temsil eden bir ifade olmadığından markasal ayırt ediciliğinin olduğu, başvuru konusu ibarenin ayırt edicilik niteliği taşımadığı tespitinin yerinde ve doğru bulunmadığı, "Street Sport" ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan mal ve hizmetler açısından ortalama tüketici kitlesi nazarında cins veya vasıf bildirmediği, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi anlamında tanımlayıcı olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri.

3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.