11. Hukuk Dairesi 2023/3668 E. , 2024/6180 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI :2021/423 Esas, 2023/383 Karar
HÜKÜM :Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 4. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2019/156 E., 2020/344 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli tanınmış "..." asıl unsurlu markaların bulunduğunu, davalı şirketin "güvenli günler" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, başvuru kapsamında 38, 41, 42 ve 45 inci sınıflarda yer alan hizmetlerin bulunduğunu, müvekkili markalarının da bu hizmetlerde tescilli olduğunu, müvekkilinin yaklaşık 50 yıldır sağlık sektöründe "..." markası adı altında hizmet verdiğini, Ankara’da özellikle sağlık sektöründe faaliyet gösterdiğini, Türkiye genelinde tanınan bilinen bir marka haline geldiğini, davalı tarafın hiçbir emek ve yatırım sarf etmeden kötü niyetli olarak müvekkilinin markasını kullanacağını, davaya konu olan markanın müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, tüketici zihninde ilişkili ve bağlantılı marka oluşturacağını, davalının, müvekkilinin ayırt edici hale getirdiği "..." ibaresini kullanmasının tesadüf eseri bir durum olarak açıklanamayacağını, "..." markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, davaya konu markanın tescil edilmesi halinde müvekkilinin markasının oluşturduğu itibar ve olumlu algıyı risk altına sokacağını ileri sürerek YİDK'in 2019-M-1881 sayılı kararının iptaline, 2017/104777 sayılı markanın tescil başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında benzerlik olmadığını, "..." ibaresinin bağımsız ayırt ediciliğinin bulunmadığını, davacının çekişme konusu 38, 41, 42 ve 45. sınıftaki hizmetlerde markasının kullanımını ispatlamak zorunda olduğunu, davacı markasının sağlık hizmetlerinde kullanıldığını, daha sonra kullanılmayan hizmetleri kapsayacak şekilde yapılan marka tescillerinin yedekleme amaçlı olduğunu, başvurudaki asli unsurun bir bütün olarak "güvenli günler" ibaresinden oluştuğunu, kelime anlamı ile tamlama içinde kullanılan "..." ibaresinin markada bağımsız ayırt ediciliğe sahip olmadığını, davacı markasının tanınmışlık seviyesine ulaştığını gösterir delillerin dosyada yer almadığını, marka başvurusunun kötü niyetli yapılmadığını, 2017 yılından itibaren "güvenli günler" markasının herhangi bir uyuşmazlık oluşturmadan kullanıldığını, marka üzerinde kazanılmış haklarının olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taraf markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı oluşabileceği, markaların karıştırılabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu TÜRKPATENT'in 2019-M-1881 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu marka tescilli olduğundan sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; markanın hükümsüzlüğü yönünden davacının talebi olmadığı gibi dava dilekçesi içerisindeki açıklamalardan da hükümsüzlük talep edildiğine dair bir çıkarımda bulunulamayacağını, iddianın genişletilmesine muvafakat edilmediğine ilişkin itirazlarına rağmen ve hükümsüzlük ile alakalı delil, defi sunma hakkı verilmeden hükümde, hükümsüzlüğün de uyuşmazlık kapsamına alınıp hükümsüzlük kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, "..." ibaresinin iştigal konusu emtia açısından başlangıçtaki ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğunu, 38, 41, 42, 45 inci sınıf hizmetler açısından potansiyel müşterinin dikkatinin yüksek olduğunu, uyuşmazlık konusu "güvenli günler" marka başvurusundaki "..." kelimesinin, bir tamlama içinde gerçek anlamıyla kullanıldığını, markanın parçalara bölünerek benzerlik değerlendirilmesi yapılamayacağına dair ilkenin dikkate alınmadan markalar arasında karıştırılma ihtimali olduğu sonucuna varılmasının hatalı olduğunu, kullanmama definde bulunduklarını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da, davacı markalarının uyuşmazlık konusu emtiada hiç kullanılmadığının tespit edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu markaların bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle aralarında ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığını, dosyaya sunulan bilirkişi raporunun da bu yönde bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası maddesi kapsamında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu YİDK kararının yerinde bulunduğu gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak sureti ile davanın reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle: dava konusu taraf markaları arasında benzerlik bulunduğunu, "..." ibaresinin müvekkili tarafından bilinir bir marka haline getirildiği ve "..." ibareli onlarca markası olduğunu, davalı şirket markasına ayırt edicilik katan hiçbir unsurun bulunmadığını, müvekkili markalarının tanınmış markalar olduğunu, davaya konu markanın tescil edilmesi halinde müvekkilinin markasının oluşturduğu itibar ve olumlu algıyı risk altına sokacağını, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!