11. Hukuk Dairesi 2023/3664 E. , 2024/1512 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2023/11 Esas, 2023/166 Karar
FER'Î MÜDAHİL : 1.Tasarruf Mevduatı Siorta Fonu (...) vekili
Avukat ...
2.... (...) vekili Avukat
...
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Davanın reddi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu alacağı temlik aldığını, temlik alınan Aysu Onat ...’in Yurtbank A.Ş. nezdindeki off shore hesaba 06.10.1999 tarihinde 20.220,00 TL yatırdığını, bankaya el konulması nedeniyle mevduat alacağını alamadığını ileri sürerek 20.220,00 TL mevduat alacağının bankaya yatırılma tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunu'nun (3095 sayılı Kanun) 2 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden ve davacının daha fazla faiz getirisi elde etmek için seçtiği hesap türü ve parasını bu hesapları değerlendirmek üzere verdiği talimat ve müvekkili bankanın da davacının bu talimatına uygun gerçekleştirdiği bir havale işlemi bulunduğunu savunarak, esastan da reddini istemiştir.
2. Fer'i müdahil ... vekili cevap dilekçesinde; tüm zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, davacının bilgisi dışında işlem yapılması ve yanıltılmasının söz konusu olmadığını, davacının kendisinden beklenen özeni göstermemesi nedeniyle riske girmesinden bankanın sorumlu tutulamayacağını, bankanın vekalet görevini yerine getirdiğini, davacının hesap cüzdanı aldıktan sonra itirazda bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3. Fer'i ... vekili cevap dilekçesinde; davada asıl muhatabın ... olduğunu, davanın ... aleyhine açılması gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 28.03.2019 tarih, 2016/1020 E. ve 2019/255 K. sayılı kararı ile bir ... kurumu olan bankanın bu durumu bilerek müşterisini off shore hesaba yönlendirdiği, kendisine havale görünümlü mevduat temin ettiği, davacının yatırdığı paranın ödendiğine dair makbuz ibraz edilmediği, davacının alacağının zamanaşımına uğramadığı, bilirkişi tarafından hesaplana davacı alacağından davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 20.220,00 TL’nin 06.10.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili ile fer'i müdahil ... ve feri müdahil ... vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 03.11.2022 tarih, 2019/3458 E. ve 2022/7750 K. sayılı kararı ile “... Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 22/04/2022 Tarihli ve 2021/7 Esas, 2022/2 Karar sayılı kararı gereğince, mudilerin off shore alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde off shore hesabına aktarma tarihi esas alınarak, daha önceden temyiz incelemesinden geçmiş dosyalar bakımından içtihadı birleştirme kararının, usuli kazanılmış hakkın istisnalarından biri olduğu gözetilerek, zamanaşımına ilişen temyiz itirazları konusunda bir değerlendirme yapılması ve davalı tarafça zamanaşımı hususunda bir temyiz sebebi ileri sürülmemiş olsa dahi, feri müdahil tarafından temyiz nedeni olarak getirilmek kaydıyla davalı yönünden zamanaşımı incelemesinin yapılması, dava konusu olay bakımından ceza mahkemesince banka yöneticilerinin eyleminin dolandırıcılık olarak nitelendirildiği gözetilerek uzamış ceza zamanaşımı süresinin bu suça göre belirlenmesi ve uzamış ceza zamanaşımı süresinin 10 yıllık zamanaşımı süresinden kısa olması halinde her halükarda 10 yıllık zamanaşımı süresinin esas alınması, zamanaşımı durduran ve kesen sebeplerden davacı tarafça daha önce açılmış olan bir dava bulunması halinde zamanaşımı süresinin, o davanın kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa gelindiğinde, davacı yanın 06.10.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş.’ye yatırdığı parası banka yetkilileri tarafından KKTC’de kurulan paravan Yurt Security Off Shore Ltd. adlı kıyı bankası hesabına aktarılmış, işbu dava ise 19.10.2015 tarihinde açılmış olmakla 10 yıllık zamanaşımı süresi dolan işbu davada zamanaşımı sebebiyle ret kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre davalı vekili ile fer’i müdahil ... vekilinin tüm, fer’i müdahil ... vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığı ... ” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararı ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu kararı dikkate alındığında; davacının bankaya 06.10.1999 yılında para yatırdığı ve aynı yıl paranın off-shore hesabına aktarıldığı, işbu davanın ise 19.10.2015 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bozma kararana uyularak verilen bu kararın, haksız ve yersiz olduğunu, 1999 yılında bankaların batması ile yaşanan hadiseden sonra ikinci kere müvekkilinin mağdur edildiğini, para alacaklarında 10 yıllık zamanaşımı süresinin olduğu, ancak yapılan işlemin aynı zamanda suç teşkil etmesi halinde ceza zamanaşımına tabi olduğu genel ilkelerinden uzaklaşılarak verilen bu kararın mudilere anlatabilecek, izah edilebilecek bir yanının bulunmadığını, paraların tümünün, banka sahiplerinin kendi veya yakınlarının diğer hesaplarına aktarıldığını, gerçekte off-shore hesaplara aktarılmadığını, fiil cezayı gerektiren bir eylem olduğuna göre suç tarihinde yürürlükte bulunan mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 102 ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre suç tarihi 1999 tarihinden sonra dava tarihi itibariyle ceza zaman aşımının gerçekleşip gerçekleşmediğini tespiti ve sonuca göre karar verilmesi gerekirken anılan İçtihadı birleştirme kararı ve bozma kararının genel ilkelerin aksine olduğunu, müvekkilin ikinci kere şok bir mağduriyet yaşamasına sebep olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ...Ş.'nin külli halefi olduğu Yurtbank Bank A.Ş.’de bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak off shore hesabına gönderildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 3095 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 49, 55, 60 ve 133 üncü maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 321 ve 336 ncı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72 nci maddesi ve 154 üncü maddesi,
3.Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 ncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince Tüketici Mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!