11. Hukuk Dairesi 2023/366 E. , 2024/2318 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/264 Esas, 2022/1672 Karar
DAVACI/BİRLEŞEN DAVADA
DAVALILAR/BİRLEŞEN
DAVADA DAVACILAR : 1.Aerosol Valf San. A.Ş.
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/554 E., 2019/1157 K.
Taraflar arasındaki tespit ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davalılar birleşen davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar-birleşen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.03.2024 günü hazır bulunan davacı birleşen davada davalı vekili Avukat ... ile davalılar-birleşen davada davacılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketlerin kurucularından olduğunu, hisse devirleri sonrasında davalı şirketlerde %8.125 oranında hissesi bulunduğunu, müvekkilinin davalı şirketlerde yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmaktayken, 02.07.2009 tarihinde istifa etmeye zorlandığını ve yerine şirkete o dönemde yeni ortak olan Centragroup Fareva Sas. şirketini temsilen yönetim kurulu üyeleri seçildiğini, aynı zamanda şirkette fiilen çalışmaktayken iş sözleşmesinin 27.06.2012 tarihinde şirket tarafından gerçek dışı gerekçelerle sona erdirildiğini, şirket nezdinde sahip olduğu kalan %8.125 oranındaki hissesini şirket ana sözleşmesinin sermaye ve hisselerin devri başlıklı 6/II. maddesi uyarınca, diğer şirket ortağı ...'e 15.06.2015 tarihli Hisse Devri Sözleşmesi ile devrettiğini, böylece Coster Aerosol Valf San. A.Ş. ile müvekkili arasındaki ortaklık ilişkisinin resmen sona erdiğini, hisse devrinin imzalandığı 15.06.2015 günü şirket merkezinde hisse devri anlaşması yapılırken müvekkiline davaya konu taahhütnamenin de imzalanması için irade fesadı oluşturacak şekilde baskı ve zorlamalar yapıldığını, müvekkilinin baskılara dayanamayıp taahhütnameyi imzaladığını, davalı şirketlerin ve müvekkilinin iştigal konusu olan Aerosol dolum sanayisinde sözleşmelerin 1 yıllık sürelerle yapılmakta olmasına rağmen taahhütnamede belirtilen 5 yıllık sürenin çok uzun ve kötü niyetle takdir edildiğini, bunun dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, söz konusu taahhütnamenin müvekkilinin ekonomik geleceğini ipotek altına alan bir taahhüt olduğunu, rekabet etmemeye ilişkin anlaşmanın ana sözleşmede bulunmadığını, hisse devrinin taahhütname imzalama şartına bağlanmasının da geçersiz olduğunu, müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olmadığını, rekabet etmeme taahhüdü düzenlenirken yer, zaman ve süre yönünden uygun olmayan sınırlamalar getirilemeyeceğini ileri sürerek 15.06.2015 tarihli rekabet etmeme taahhüdünün hukuka aykırılık nedeniyle butlanla malul ve yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davacı şirketler vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in protokol ve taahütname imzalamasına rağman protokol ve taahütnameye aykırı olarak faaliyetlerde bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000,00 TL yoksun kalınan karın (her iki şirket için 1/2 oranında) taahhütname tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan alınmasına, 50.000,00 TL hisse devir sözleşmesi bedelinden indirilerek taahhütname tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davacılar vekili asıl davada cevap dilekçesinde; bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, taahhütnamenin geçerli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu butlanı istenen taahhütnamenin ekinde bulunan 115 adet firmayı kapsayan listedeki davacının iş yapamayacağı firmaların, bu sektördeki firmaların tamamına yakınını kapsadığı, bu sebeple davacının iktisadi geleceğini tehlikeye sokacağı kanaatine varıldığı, bu haliyle taahhütnamenin ahlak kurallarına ve kişilik haklarına aykırı olduğu, davaya konu taahhütname başlıklı belgenin zaman, konu ve yer bakımından aşırı olan kısmının makul bir düzeye indirilmesi ve/veya daraltılması gerektiği, bütünüyle geçersiz sayılmaması gerektiği gerekçesiyle davaya konu taahhütnamenin kısmen geçersiz olduğunun tespiti ile; rekabet yasağına ilişkin 5 yıllık sürenin iki yıla indirilmesine, rekabet yasağının uygulama yerinin Kocaeli il sınırları olarak kabulüne, davacının sözleşme ekinde yer alan şirketler listesinde Kocaeli il sınırları içinde ticari sicil kaydı veya şubesi bulunan şirketler ile rekabet yapmamasına, Kocaeli il sınırları dışında kaydı bulunan şirketler ile davacının iş yapmasının rekabet yasağı kapsamında sayılmamasına; birleşen davada ise davalı Hulisi Çil'in ortağı olduğu dava dışı Aerofa Aerosol Dolum San. Tic. A.Ş.'nin ticari defter ve kayıtlarına göre; dava konusu taahhütnamede yer aldığı halde 2015 ve 2016 yıllarında çalıştığı bilirkişi heyet raporunun 8.sayfasında belirtilen; Sinyal Elektronik...Ltd.Şti, Rebul Kozmetik AŞ., Tan-Alize ..AŞ, Credo-Capital Production LLC ve Wesley ..LTD. firmalarının olduğu, davalının ortağı olduğu dava dışı bu şirketin, taahhütname ekinde ismi belirtilen bu 5 firma ile 2015 ve 2016 yıllarında çalıştığı, ancak çalışılan bu şirketlerin ticari sicil kayıtlarına göre merkez ve şubelerinin Kocaeli ilinde olmadığı, asıl davada ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere rekabet etmeme taahhüdünün uygulama yeri olarak Kocaeli ili sınırlarının belirlendiği, böylelikle davalının taahhütnameye aykırılığının bulunmadığı, kaldı ki davacı ... San.A.Ş.'nin, davalı ... ve onun ortağı olduğu şirketlerin kurulduğu 2015 ve 2016 yıllarında satış ve karlılık tutarlarını belirgin bir şekilde arttırdığı, bu doğrultuda şirketin satışlarındaki değişimle doğrudan ilişkilendirilebilecek bir zararının bulunmadığı, davacı ... San.A.Ş.'nin ticari defter ve kayıtlarından, iş bu davacının 2009-2016 yılları arasında tek müşterisinin diğer davacı şirket olan Coster Aerosol Valf San.A.Ş. olduğu, taahhütnamede yer alan müşterilerle davacının hiçbir dönem çalışmadığı, davacı ... San.A.Ş.'nin taahhütnamenin ekindeki listede belirtilen 115 adet firmanın hiç biriyle 2009 yılından itibaren bir çalışması bulunmadığından davalı ...'in verdiği bir zararın da söz konusu olamayacağı gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalılar birleşen davada davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl davada davalılar birleşen davada davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taahhütnamede yer alan firmaların sektördeki firmaların tamamını kapsadığı yönündeki iddiann maddi gerçeğe aykırı olduğunu, bilirkişinin yeterli araştırma yapmadan böyle bir sonuca ulaşmasının doğru olmadığını, sektörde faaliyet gösteren çok sayıda yabancı firmanın da bulunduğunu, listedeki firmaların ise sadece müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği firmalar olduğunu, listenin oluşturulması sırasında geçmişte mal verilen firmaların da eklenmesinin karşılıklı olarak kabul edildiğini, tarafların özgür irade ile bu protokolü ve taahhüdü imzaladığını, davacının müvekkili şirkette çalışan sıradan bir işçi olarak kabul edilmesinin doğru olmadığını, sözleşme hükümlerinin TBK kapsamında ele alınmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının 02.07.2009 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığını, davacının şirketin kurucu ortağı olduğunu, 15.06.2015 tarihine kadar şirkette ortaklığı bulunan davacının işçi olarak kabul edilmesinin yerinde olmadığını, davacının bu taahhütnameyi sıradan bir çalışan olarak vermediğini, hisse devir anlaşmasının eki olarak verildiğini, kaldı ki olayda TBK'nın uygulanabileceği kabul edilse dahi TBK m. 445'e göre rekabet yasağı sözleşmelerinin özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamayacağının düzenlendiğini, somut olayda da özel durum ve koşulların gerçekleştiğini, dolayısıyla taahhüt süresinin iki yıla düşürülmesinin kanuna aykırı olduğunu, davalının uzun yıllar sektörde çalışan deyimli iş insanı ve basiretli tacir olduğunu, şirketin işleyişini, sektördeki şirketlerin sayısı ile çalışma alanlarını herkesten iyi bildiğini, davacının taahütnameyi imzalamasından sonra artık bu taahhütnameye uyması gerektiğini, davalının taahhütnamedeki tüm firmaları kontrol ettikten sonra imza attığını, müvekkilinin genellikle İstanbul sınırları içerisinde bulunan firmalarla iş yaptığını, bu nedenle mahkemenin yaptığı yer sınırlamasının rekabet yasağı sözleşmesini bütünüyle geçersiz kıldığını, mahkemece hukuka aykırı olarak yapılan daraltma ile birleşen davalarının reddedildiğini, davacının davasını hak düşürücü süre geçtikten sonra açtığını, bilirkişi raporlarına itirazlarının hiç dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda müvekkili Coster Aerosol şirketinin satışlarının %90'ının mamul satışları başlığı altında valf satışları, likit satışları, aktüatör satışları, kapak satışları, aerosol satışları ve hurda satışlarından oluştuğu belirtilmiş ise de %90'lık kısmın aerosol dolumu, sadece %10 valf satışı olduğunu, bu hususun ticari defterlerinin incelenmesi ile anlaşılabileceğini, bilirkişi raporunda rekabet yasağına aykırılığın neden olduğu zararların hesaplanmadığını, taahhütnamenin ihlali sebebiyle hisse devir bedelinde hangi oranda indirim yapılması gerektiği hususunda bilirkişinin görüşünün alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'in 23.03.2015 tarihli ihbarname ile hissesini şirket ortaklarından ...'e devredeceğini davalı şirkete bildirdiği, şirket ortakları tarafından 15.06.2015 tarihinde bir araya gelerek yapılan protokolde kararlaştırılan diğer hususların yanı sıra davacı ... tarafından diğer ortak ...'e hisse devrinin yapılabilmesi Coster Aerosol Valf A.Ş. tarafından belirlenecek müşterilere yönelik 5 senelik rekabet etmeme taahhüdü verilmesi şartına bağlandığı, davacının davalı şirketlerde 02.07.2009 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, aynı zamanda Coster Aerosol ...A.Ş.'de hizmet akdi ile çalışmakta iken iş sözleşmesine de 27.06.2012 tarihinde son verildiği, devamında davacının davalı şirketlerin yönetiminde görev almadığı, bunun dışında davacının bu tarihten sonra davalı şirketlerde hizmet akdi ile çalıştığına dair bir delil bulunmadığı, davacının yönetim kurulu üyeliği görevinin 02.07.2009 tarihinde sonra ermiş olduğu, anonim şirket yönetim kurulu üyesinin rekabet yasağına ilişkin 6102 sayılı Kanun'un 369 ncu maddesi hükmünün bu tarihten sonrası için uygulanmasının mümkün olmadığı, bunun dışında davacının iş sözleşmesinin de 27.06.2012 tarihinde sona erdiği, o halde; taraflar arasındaki anılan sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti başlıklı 48 ve devamı maddelerinde, herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğunun bildirildiği, 6098 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinde bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirlenebileceği belirtildikten sonra 27 nci maddede bu serbestinin sınırları gösterilerek kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olacağının düzenlendiği, şirket esas sözleşmesinin 6/II.A maddesinde tüm hisse devirlerinin idare meclisinin onayına tabi olduğu, idare meclisinin esas sözleşmeye uygun olan hisse devirlerini onaylayacağı ve pay defterine kaydedeceğinin düzenlendiği, şirket esas sözleşmesinin incelenmesinde, şirket ortakları ile ilgili gerek ortaklık sıfatının devamı süresinde gerekse ortaklık sıfatının sona ermesinden sonra şirketle rekabet edemeyeceklerine dair herhangi bir hüküm bulunmadığı, yine şirket esas sözleşmesinde hisse devrinin gerçekleşmesi için rekabet etmemeye yönelik taahhüt verilmesine dair bir hüküm de olmadığı, bunun dışında dava dışı Centragrup Fareva AS şirketinin davacı ... ve diğer ortaklardan şirketin % 70 hissesini satın alırken akdettikleri 08.04.2009 tarihli hisse satın alma sözleşmesinin 9.3 maddesinde rekabet etmeme yükümlülüğü düzenlenmiş ise de bahsi geçen sözleşme maddesinde rekabet yasağının ortakların şirket üzerinde ortak kontrol yetkisine sahip olmaya devam ettiği sürece geçerli olduğunun kararlaştırıldığı, yönetici sıfatı olmayan ve şirkette görev almayan ortaklarla ilgili herhangi bir hükme yer verilmediği, bu durumda davacının şirket hissesinin diğer ortak ...'e devri için şirket esas sözleşmesinde öngörülmeyen sınırlama getirilmeye çalışıldığı, davalının dayandığı 15.06.2015 tarihli protokole göre davacıya rekabet etmeme taahhüdünün doğrudan karşılığını teşkil eden ödeme yapıldığına, davalı şirketlerin veya diğer ortakların rekabet etmeme taahhüdüne karşılık edim yüklendiklerine dair bir iddia bulunmadığı, sektörde faaliyet gösteren firmaların hemen hemen tamamına yakınını kapsayan, herhangi bir bölge sınırlaması bulunmayan 5 yıl süreli tek taraflı verilen rekabet etmeme taahhüdünün rekabet yasağından ziyade davacının ticari faaliyette bulunmaması sonucunu doğuracak nitelikte olduğu, çalışma hürriyeti ilkesine aykırı olduğu, tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü veya tek taraflı taahhütle bu özgürlüğün ihlali anlamına gelecek herhangi bir düzenleme yapmalarının mümkün bulunmadığı gerekçesi ile asıl davada davalılar birleşen davada davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalılar birleşen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davalılar birleşen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, rekabet etmeme taahhüdünün geçersizliğinin tespiti; birleşen dava ise rekabet etmeme taahhüdüne aykırılık nedeniyle oluşan şirket zararının tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 445 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl davada davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 445 nci maddesinde, rekabet yasağının işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği ve süresinin, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamayacağı, hâkimin, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabileceği düzenlenmiştir.
3.Davaya konu 15.06.2015 tarihli taahhütname ile davacı, 5 yıl boyunca Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde taahhütname ekinde belirtilen 115 şirket ile doğrudan veya dolaylı olarak ürün ve hizmet satışında veya teşebbüste bulunmayacağını, iş ilişkisine girmeyeceğini davalı şirketlere ve şirketin mevcut ve müstakbel ortaklarına karşı taahhüt etmiştir.
4. Mahkemece rekabet etmeme taahhüdünün davacının çalışma hürriyetini ortadan kaldıracak mahiyette ve uygun olmayan sınırlamalar içerdiği şeklindeki kabulü isabetli ise de; yer sınırlamasındaki aşırılık giderilirken Mahkemece '' sözleşme ekinde yer alan şirketler listesinde Kocaeli il sınırları içerisinde ticari sicil kaydı ve şubesi bulunan şirketler '' şeklindeki yer sınırlamasının hakkaniyete uygun olduğundan söz edilemez.
5. Zira Gebze İlçesi, Kocaeli'ne bağlı olsada özellikle iş hayatında İstanbul'un bir ilçesi gibi İstanbul'a bitişik bir görüntü sergilemekte, hatta İstanbul ile tam anlamı ile birleşmiş bir konumda olduğu görülmektedir.
6. Bu durumda Mahkemece rekabet etmeme taahhüdünün İstanbul İlini de kapsayacak şekilde sınırlandırılması gerekirken, bölgenin ekonomik yapısı ve yerleşim şekli nazara alındığında, İstanbul ve Kocaeli il sınırlarının işbu dava bakımından idari sınır olmaktan öteye geçmediği, illerin birbirlerine olan konumu ve ticari yaşamdaki gerçek durum esas alınmaksızın taahhüdün kapsamında Kocaeli ili ile sınırlı olmak üzere bir sınırlamaya/ daraltmaya gidilmesi doğru olmamış, asıl davada verilen hükmün davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Asıl davada davalılar vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Bozma sebebine göre davalılar vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı birleşen davada davalıdan alınarak
davalı-birleşen davada davacılara verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!