WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/365 E.  ,  2024/3645 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/87 Esas, 2022/1952 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/34 E., 2020/273 K.

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü ve davacı adına tescili talepli davada terditli olarak maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmuş olup yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı aralarında Cinebox&Chocoworld markası ile ...-.... adi ortaklığı kurulduğunu, zaman içerisinde bu ortaklığın limited şirketine dönüştüğünü, davalının adi ortaklık ve sonrasında şirket tarafından kullanılan markaları kendi adına tescil ettirdiğini, davalı tarafın sahte belge düzenleyerek şirketin tasfiyesi için işlemler yaptığını ve şirketi sona erdirdiğini, şirket içini boşaltmak suretiyle müvekkilini zarara uğrattığını iddia ederek dava konusu markaların müvekkili adına da tescilini, bu mümkün olmadığı takdirde, fazlaya ilişkin tüm hakları, maddi ve manevi tazminat hakları ile sözleşme dışı zararların giderilmesine ilişkin haklarını saklı tutarak, davalı tarafın 10.000,00 TL tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu markanın her anlamda yaratıcısı, ilgili işin teknik boyutu ve marka ile ilgili tüm detaylara hakim olanın ve markayı tek başına yaratanın müvekkili olduğunu ve davacı yanın müvekkiline karşı ikame etmiş olduğu işbu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/120281 ve 2017/119951 tescil nolu markaların davalı adına tescilli olduğu, davacının delil olarak dayandığı Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma evrakının tetkikinden dava dışı şirketin tasfiyesi ile ilgili imza nedeniyle davacının şikayetçi olduğu, Cumhuriyet Başsavcılığınca yetkisizlik kararı verildiği, davacı ifadesi dışında ve dilekçesi dışında herhangi bir delil bulunmadığı, yine delil olarak dayanılan Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/46 Esas sayılı dosyasının tetkikinden ise davacı tarafça davalı aleyhine yine şirketin sahte imzayla tasfiye edildiğinden bahisle tazminat isteğiyle dava açıldığı, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verildiği, dosya kapsamında dava dilekçesi dışında bir delil bulunmadığı, davacının dava konusu markalarda herhangi bir hakkı olduğuna dair ispata yarar herhangi bir delil ibraz edemediği, dava konusu markaların dava dışı ortağa ait olduğu iddia edildiği taktirde ise dava açma hakkının şirkete ait olacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin usulü eksiklikler ile yargılama yaptığını, hukuki nitelendirmede hataya düştüğünü, davalı tarafın sahte belge düzenleyerek şirketin tasfiyesi için işlemleri yaparak şirketi sona erdirdiğini, bu süreçte şirket adına yapılacak tüm tahsilatları şahsi hesabı üzerinde yaparak şirket içini boşaltıp müvekkilini zarara uğrattığını, Cumhuriyet Savcılığında yapılacak tahkikatın beklenilmesini ve orada alınacak bilirkişi raporunu dikkate alınarak karara varılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı adına tescilli dava konusu markanın davacı adına tescili ile olmadığı taktirde terditli olarak maddi ve manevi tazminat talebine ilişkinidir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 25 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.