WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3634 E.  ,  2024/1489 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/477 Esas, 2023/191 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Dava kabul

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 133.657,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 ... maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının 14.05.1999 tarihli acentelik sözleşmesi ile müvekkilinin ... yetkili acentesi olduğunu, 03.06.2008 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini ve davalının azledildiğini, davalıya bakiye borcunu ödemesine dair ihtarname gönderilmesine rağmen ödenmemesi üzerine icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde, davacı şirketin Adana bölge müdürü ... Karçör'un 2007 yılı Haziran ayında eşini arayıp İskenderun ve Mersin ili yetkili acentelerinin ekranlarının kapalı olmasından dolayı işlem yapamadıklarını belirterek müşterilerin işlerinin görülmesi için kendilerinin ekranından bu işlemlerin yapılmasını, bu amaçla şifrelerini bildirmelerini istediğini, ... Karçör'un kefil olduğunu beyanı üzerine şifrelerini verdiklerini, ... Karçör'un görevde olduğu süre zarfında diğer acenteler tarafından şifreleri ile yapılan işlemlere ilişkin tahsilatların davacı şirkete yapıldığını ve o sürecin kapandığını ancak sonrasında Mersin ilindeki acentenin, şifresini kullanmaya devam ederek poliçe tanzim ettiğini ancak onlara ilişkin davacı şirkete ödeme yapmayarak, uhdesine geçirdiğini, yetkilisi olduğu acentenin ekranının kapanması üzerine 102.000,00 TL borçlarının olduğunun beyan edildiğini, alınan borç dökümünden, borçların diğer acente tarafından yapılan işlemlerden kaynaklandığının anlaşıldığını ve borca itiraz edildiğini, üstelik bu borca konu poliçelerin BSM beyanname ve vergileri de ödenmediğinden 37.000,00 TL vergi cezası ödediklerini, Mersin acentesi yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 03.03.2015 tarihli ve 2014/899 E., 2015/114 K. sayılı karar ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 07.06.2016 tarihli ve 2015/14176 E., 2016/6286 K. sayılı ilamı ile Mahkeme kararı onanmış, davalı vekili karar düzeltme kanun yoluna başvurmuştur.

Dairemizin 19.04.2018 tarihli ve 2016/10748 E., 2018/2911 K. sayılı kararında; davalı vekilinin yargılamada dava konusu borcun kaynağı olarak dayanılan poliçelerin müvekkilince değil, müvekkilinin şifresini kullanan İskenderun acentesi Necmiye ... vekili Heysem ... tarafından düzenlendiğini, poliçeler üzerinde poliçeyi tanzim eden ve düzeltme yapan kişinin adının yazılı olduğunu, borca konu poliçelerin Heysem ...’ın yenileme poliçeleri olup poliçelerdeki sigortalıların Heysem ...’ın daimi müşterileri olduğunu, müvekkili ile ilgisi bulunmadığını, müvekkili ... ... hakkında ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/295 E. sayılı dosyasında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan açılan ceza davasında da aynı şekilde savunmada bulunarak suçlamaları kabul etmediğini, ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini bildirdiği, mahkemece, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/295 E. sayılı dosyası örneği dosya arasına celp edilerek davacı kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verildiği, ancak, ceza mahkemesi mahkumiyet kararının sanık ... ... vekilince temyizi üzerine Yargıtay 23. Ceza Dairesinin 09.02.2016 tarihli ve 2015/6850 E., 2016/1022 K. sayılı ilamı ile “...Sanığın suça konu poliçelerin Heysem ... ve eşi tarafından tanzim edildiğini ve primlerin de bu kişilerce tahsil edildiğini, kendi adına kayıtlı acentede işleri fiilen dosya kapsamı itibariyle tanık olarak beyanı alınan eşi ... ...'in yürüttüğünü, aynı şahıs adına birden fazla poliçe kesilmesi ve bazı poliçelerin iptal edilmesi nedeniyle uyuşmazlık çıktığını savunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; sanığın ve Heysem ...'a veya eşine ait acentenin ilgili tüm kayıt ve belgeleri, katılan şirkete ait kayıt ve belgeler ile tahsil edilip şirkete aktarılmadığı iddia edilen poliçeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sanığın savunmasında belirttiği hususların ve suça konu poliçe bedellerinin intikal ettirilip ettirilmediğinin araştırılması, suça konu poliçe sahibi müşterilerin beyanlarının alınarak poliçelerin ... ... tarafından tanzim edilip edilmediği, bedellerinin kime ödendiği hususlarının sorulması ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini...” gerekçesiyle bozulduğu, buna göre her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede uyuşmazlık halinde davacı ... şirketinin defter ve kayıtlarının esas alınacağı yönünde delil sözleşmesi mahiyetinde hükme yer verilmiş ise de, bilirkişi raporunda davacının alacağı olan tutarın varlığının genel olarak belirtildiği, dayanaklarının açıklanmadığı, ayrıca davalının İskenderun acentesi Necmiye ... vekili Heysem ...’a yönelik savunmaları üzerinde durulup buna yönelik araştırma ve inceleme yapılmadığı, bu durum karşısında mahkemece, anılan ceza dosyasının akıbeti araştırılıp, davalı vekilinin savunmaları dikkate alınarak dava konusu borca dayanak poliçelerin kim tarafından nasıl düzenlendiği, sonrasında primlerin kim tarafından ve nasıl tahsil edildiği konusunda bilirkişiden ek rapor alınması veya yeniden uzman bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılarak denetime uygun rapor alınması, takip tarihi itibariyle davacı alacağının tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle onama kararı kaldırılarak, mahkeme kararının davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı hakkında ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/295 E. sayılı dosyası ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan ceza yargılaması yapıldığı, mahkumiyetine karar verildiği, kararın “gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından suça konu poliçe bedellerinin intikal ettirilip ettirilmediğinin araştırılması, suça konu poliçe sahibi müşterilerin beyanlarının alınarak poliçelerin ... ... tarafından tanzim edilip edilmediği, bedellerinin kime ödendiği hususlarının sorulması ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayininin gerektiği” gerekçesiyle bozulması neticesinde devam olunan yargılama sonunda sanığın cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, inandırıcı ve kesin nitelikte delil elde edilemediğinden beraatine karar verildiği, bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporunda, davacının ticari kayıtlarına göre 30.09.2008 ihtar tarihi itibariyle davalı şirketin 102.867,34 TL borçlu olduğu, 28.05.2013 takip tarihi ile davalı borcunun 129.259,13 TL olduğu, davacının takip talebinin 92.129,00 TL olduğu, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesine göre, acentenin çalışma bölgesinin ... olduğu, ancak ilgili acentenin bu bölge dışında da sigorta temin edebileceği, acentenin vekaletname ile kendisine verilen sözleşme yapma ve prim tahsil etme yetkilerini başkasına devredemeyeceği, hasarla ilgili tazminat veya avans ödeyemeyeceği, acentenin şirketin yazılı onayını almak şartı ile tali acentelik tesis edebileceği, tali acentenin ifa edeceği aracılık işlemlerinden dolayı acentenin şirkete karşı şahsen muhatap ve sorumlu olduğu, acentenin yetkisi olmaksızın veya yetkisini aşarak yaptığı sözleşme ve işlemlerden bizzat sorumlu olup bu nedenle şirketin uğrayacağı zararları karşılamak zorunda olduğu, her ayın ilk 10 günü içinde bir önceki ayın üretim, tahsilat ve ödemeleri için acente ile şirket arasında mutabakat yapılacağı ve buna ilişkin belgelerin birer örneğinin usulüne uygun olarak saklanacağının düzenlendiği, acentenin mevcut acentelik sözleşmesi çerçevesinde kendisine ... tanımlanan şifresini dava dışı kişilerle paylaşmış olmasının yetkisini aşan bir durum olduğu gibi, kusurlu bir davranış olduğu, davacı ... şirketine yapılması gereken ödemelerin davalı ... ...'in sorumluluğunda olduğu, davalı ... ...'in şifresini paylaşarak poliçe üretimlerine imkan sağladığı, diğer kişilerin ise sözleşmenin 5 ... maddesine aykırı hareket ettiği, ancak dosya kapsamında yer ... bilgi ve belgelere göre bu eylemi davacı tarafın Bölge Müdürünün yönlendirmesi ile yaptığı hususu ile ilgili değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu, ödenmeyen primler ile ilgili tutarları gösterir davalıdan talebe konu edilen 92.129,00 TL'yi oluşturan üretilen poliçeler, tarihleri itibariyle incelendiğinde listelenen poliçelerin davacının daha önceden de müşteri olan ve poliçe üretilen müşterilerin de yer aldığı, ancak davalının bildirdiği şifre kullanımı ile davalının borçlandırılmasına ilişkin hangi poliçelerin söz konusu olduğunun sunulan kayıtlar uyarınca belirlenmesinin mümkün olmadığı, 18.07.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunun dosya kapsamı ile uyumlu, denetime elverişli olduğu, davacının, lehine delil vasfı taşıdığı ve ayrıca taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin 19 uncu maddesi ile uyuşmazlık halinde başkaca delil aranmaksızın esas alınacağına hükmedilen davacı şirket ticari kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle davalıdan 129.259,13 TL alacaklı olduğu, davalının şifre paylaşımının sözleşmenin 5 ... maddesinde düzenlenen acentenin yükümlülüklerine aykırılık teşkil ettiği, davalı tarafça yapıldığı anlaşılan poliçelerin, davalının şifresi kullanılmak sureti ile başka bir acente tarafından yapıldığının tespitinin mevcut dosya kapsamı ve delil durumu itibariyle araştırılmasının ve tespitinin mümkün olmadığı, ceza yargılama dosyası kapsamı dahi birlikte değerlendirildiğinde davalının bu yöndeki savunmasını destekler yeterli kanıt bulunmadığı, ceza yargılama dosyasında beraat kararı verilmiş ise de, davacı ile davalı arasındaki sözleşmeye aykırılık ve bundan ... alacağı davacının isteme hakkını ve davalının bundan sorulu olma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, kısa kararda icra inkar tazminatı istemine ilişkin hüküm oluşturulmamış ise de 6100 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca yazım hatası resen düzeltilerek alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan alacak miktarı üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sadece davacı defterlerinin incelendiğini, raporda davalının bildirdiği şifre kullanımı ile davalının borçlandırılmasına ilişkin hangi poliçelerin mevcut kayıtlarla belirlenebilmesinin mümkün olmadığı görüşüne yer verilmişse de dava konusu poliçelerin hangi IP numarasından çıktığının, hangi acente kaşesi ile düzenlendiğinin, müşterilerin hangi acentenin müşterisi olduklarının, bedellerinin hangi acente tarafından tahsil edildiğinin, bu bedellerin kimin uhdesinde kaldığının belirlenebilir olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkilinin, davacı şirket bölge müdürünün yönlendirmesi ile şifresini paylaştığının, ve buna davacının muvafakatinin olduğunun ceza yargılamasındaki ikrarı ile ortaya konulduğunu, müvekkili hakkında verilen beraat kararının temyizde olduğunu, kısa kararda icra inkar tazminatına hükmedilmediği halde gerekçeli kararda icra inkar tazminatına karar verilerek gerekçeli karar ile kısa karar çelişkisi oluştuğunu, asıl sorumlu İskenderun acentesi olduğu halde eksik incelemeye dayalı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sigorta acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Dairemizin 19.04.2018 tarihli detayı yukarıda yazılı bozma ilamında özetle, davalı savunmasına yönelik araştırma yapılması, ceza dosyasının akıbetinin araştırılması, taraflar arasında delil sözleşmesi varsa da salt davalı ticari kayıtlarına göre davacı alacağının dayanağı açıklanmayan raporun hükme esas alınamayacağı, dava konusu borç ile ilgili primlerin kim tarafından düzenlendiği, nasıl tahsil edildiği hususunda gerekirse uzman bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılması, alacağın takip tarihi itibarı ile tereddüte neden olmayacak şekilde belirlenmesi hususlarına işaret edilmişse de; bozma gereği yerine getirilmeyerek eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmaktadır.

Zira, hükme esas alınan 18.07.2022 tarihli bilirkişi raporunda, davacı kayıtlarına göre listelenen poliçelerle ilgili olarak, davacının şifresi ile davacının borçlandırılmasına ilişkin poliçelerin hangilerinin olduğunun tespitinin mevcut kayıtlara göre uzmanlık alanı dışında olduğu belirtilmesine ve davalı tarafça bu poliçelerin kim tarafından nasıl tanzim edildiğinin belirlenebilir olduğu, raporun eksik olduğu itirazında bulunulmasına rağmen gerekli araştırmanın yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Ayrıca, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede uyuşmazlık halinde davacı taraf kayıtlarının esas alınacağına dair delil sözleşmesi mahiyetindeki hükme yer verilmişse de, somut olayın özelliklerine göre sadece davacı kayıtlarına göre değil, davalı savunmasına yönelik deliller toplanarak, ceza dosyasındaki bozma gerekçesine göre alınan sigortalı tanık beyanları da değerlendirilerek, ceza davasının kesinleşmesi beklenerek, gerekli tahkikat tamamlanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.