11. Hukuk Dairesi 2023/3622 E. , 2024/5498 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1298 Esas, 2023/275 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/583 E., 2019/774 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile Fibabanka A.Ş. arasında akdedilen alacak temlik sözleşmesi hükümleri uyarınca dava dışı borçlu ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti'nin imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan tüm alacak hakları ve alacağın tahsiline yönelik her türlü resmi merci ve yasal yollara başvurma hakları da dahil olmak üzere davacıya devir ve temlik edildiğini, temlik eden banka ile dava dışı borçlu şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini, davalı ...'un müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, davalı borçlunun müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan 953.567,79 TL ve kat tarihi itibariyle sözleşme hükümleri uyarınca hesaplanacak faizi ile birlikte alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı/temlik eden dava dışı Fibabanka ile davalı arasında usulüne uygun şekilde kurulmuş herhangi bir genel kredi sözleşmesi ve/veya kefalet sözleşmesi bulunmadığı gibi davalı tarafından keşide edilerek veya müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalanarak davacıya verilmiş herhangi bir bono bulunmadığını, bonoda yer alan yazılar ve imzaların hiçbirinin davalıya ait olmadığını, genel kredi sözleşmesini imzalamadığını, imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığını, bu nedenle davalının herhangi bir borçtan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dışı Fibabanka A.Ş. Eminönü Şubesi ile dava dışı asıl borçlu ... Tekstil San.ve Tic.Ltd.Şti arasında akdedilmiş, davalı ... ile dava dışı ...'in müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla tarafı olduğu 09.02.2012 tarihli 1.000.000,00 TL kredi limitli genel kredi sözleşmesi üzerinde mahkememizce yaptırılan imza ve yazı incelemesi neticesinde; inceleme konusu Fiba Banka AŞ Eminönü Şubesi'nin 09.02.2012 düzenleme tarihli "... Tekstil San.ve Tic.Ltd.Şti" ismine atfen düzenlenmiş 1.000.000,00 TL bedelli 37 sayfa 20 yapraktan oluşan genel kredi sözleşmesi aslında kefil kısmında "..." ismine atfen atılmış imza ve dolum yazılarının davalı ...'a ait mevcut mukayese imza ve yazılarına kıyasla davalı ...'un eli ürünü olmadığı tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili dilekçesinde özetle; temlik eden Fibabanka A.Ş. ile dava dışı borçlu ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında 09.02.2012 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının söz konusu kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalandığını, eksik inceleme neticesinde davanın reddine karar verildiğini, yapılan bilirkişi incelemesinin hüküm tesis etmeye elverişli olmadığını, davaya konu 09.02.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinde bulunan kefil ... imzasının basit tersimli bir imza olması sebebiyle gerçeğin tespit edilmesinin oldukça zor olduğunu, bu kapsamda hem davacı şirketin hem de davalı borçlunun ortaya attığı iddiaların ve gerçeğin ortaya çıkması adına söz konusu genel kredi sözleşmesi üzerinde detaylı bir inceleme yapılması gerektiğini, Mahkemenin dosyasına sunulmuş bilgi ve belgelerden de açıkça görüleceği üzere davalı borçlu tarafından atılmış olan genel kredi sözleşmesi ve senette bulunan imzalar arasında oldukça benzerlikler bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyaya sunulan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemelerine göre kefaletteki imzanın davalıya ait olduğu ispat edilemediği, geçerli bir kefalet sözleşmesinden bahsedilebilmesi için kefil olacak kişinin sözleşmede imzasının bulunmasının şart olduğu, genel kredi sözleşmesinde davalıyı bağlayan bir imza bulunmadığından bu sözleşmeye istinaden kullandırılan kredilerde davalının herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava dışı bankanın dava dışı şirket ile imzaladığı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağı temlik alan davacı tarafından, müşterek borçlu müteselsil kefilden alacağın tahsili talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 183 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı ...Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı ...Ş.'ye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!