11. Hukuk Dairesi 2023/361 E. , 2024/4513 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/289 Esas, 2022/1531 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/100 E., 2019/819 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın temlik alan davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı temlik alan davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; temlik eden banka ile davalı ... Çevre Tekn. ...Ltd. Şti. arasında imzalanan 21.10.2013 tarihli 2.000.000,00 TL bedelli kredi sözleşmesine istineden kredi kullandırıldığını, diğer davalıların bahsi geçen genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, kredi sözleşmesinden kaynaklanan 1.216.538,96 TL borcun ödenmesi amacı ile hesabı kat edildiğini, borcun süresi içerisinde ödenmediğini, davalılar hakkında İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/805 D. İş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alındığını ve İstanbul 9. İcra Dairesinin 2014/35154 E. sayılı dosyası icra takibi başlatıldığını, davalıların borca, borcun faizine ve takibe itirazı neticesinde icra takibinin durduğunu ileri sürerek davalıların itirazının iptaline, icra takibinin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... ve ... İnşaat Taah. San. ve Tic. Ltd Şti. vekili aşamalardaki beyanında; takibe dayanak 21.10.2013 tarihli genel kredi sözleşmesinde müvekkili şirketin ve müvekkili ...'nun murisi ...'nun kefil olarak imzalarının bulunduğu bölümde yer alan kefil olunan tutar ve para birimi ibaresinin karşısında yazılı "2.000.000,00 TL" rakamlarının ve kefil olunan tarih ibaresinin karşısında yazılı "21/10/2013" rakamlarının müvekkillerinin eli ürünü olmadığını, bu nedenle müvekkilleri yönünden kefâlet koşullarının gerçekleşmediğini savunarak müvekkilleri yönünden davanın reddine ve müvekkilleri lehine dava değerinin %20'si oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, takibin açıldığı icra müdürlüğünün yetkili olduğu, takibe konu borcun kaynağının davacı ve davalı ... Çevre... Ltd. Şti. arasında imzalanan 21.10.2013 tarihli genel kredi sözleşmesi olduğu, diğer davalıların bu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladıkları, davalı ... İnşaat.. Ltd. Şti.'ni münferiden temsile yetkili olan ve aynı zamanda diğer müvekkili ...'nun murisi olan ...'nun kefil olarak imzalarının bulunduğu bölümde yer alan "kefil olunan tutar ve para birimi" ibaresinin karşısında yazılı "2.000.000,00-TL" rakamlarının ve "kefil olunan tarih" ibaresinin karşısında yazılı "21/10/2013" rakamlarının ...'nun eli ürünü olmadığı, aradaki farkın çıplak gözle dahi anlaşılabildiği, davalı ... yönünden kefalet sözleşmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586 ncı maddesindeki yasal koşulları sağladığı, anılan sözleşmenin akdedildiği tarihte davalı ...'in asıl borçlu davalı ... Çevre.. Ltd. Şti.'nin temsile yetkili müdürü olduğu, bu durumda eş muvafakatinin aranmayacağı, sözleşmeye istinaden davalı asıl borçlu şirkete kredili mevduat hesabı şeklinde nakit ticari ve çek yasası kapsamında çek kredisi kullandırıldığı, kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesap kat edilerek davacı banka tarafından ihtarname keşide edildiği, ihtarnamenin asıl borçlu davalı şirket ve kefil davalı ...'e 10.10.2014 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ile verilen 3 günlük sürenin bitimini takip eden 14.10.2014 tarihi itibari ile davalıların temerrüde düştüğü, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın benimsendiği, alacağın likit ve hesaplanabilir olduğu, davacı bankanın icra takibi başlatmakta kötü niyetli olduğunun anlaşılamadığı gerekçesiyle davalı ... Çevre Tek. Art. İnş. Mak. Elek. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne; nakit alacak yönünden; kefil olan davalının kefalet limiti kapsamında sorumlu olması ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalıların İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün 2014/35154 E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 1.216.538,96 TL asıl alacak, 77.047,47 TL işlemiş faiz, 3.852,37 TL BSMV işlemiş faizin %5 gider vergisi üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %40 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi uygulanmak sureti ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, gayrinakit alacak yönünden; çek tutarı olan 20.160,00 TL'nin davalı ... Çevre Tek. Art. İnş. Mak. Elek. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından bankada açılacak faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmek sureti ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hüküm altına alınan alacağın (1.216.538,96TL asıl alacak + 77.047,47TL işlemiş faiz=1.293.586,43TL) %20'si üzerinden hesaplanan 258.717,29TL icra inkar tazminatının davalı ... Çevre Tek. Art. İnş. Mak. Elek. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve davalı müteveffa ... mirasçısı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve davalı müteveffa ... mirasçısı ...'nun kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...'nun hiçbir aşamada kefaletin sıhhatine ilişkin bir itirazda bulunmadığını, cevap süresinin müteveffa ölmeden dolmuş olduğunu, yazı incelemesine muvafakatleri bulunmadığını, bu itirazın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, yazı örneklerinin ölen davalıya ait olup olmadığının anlaşılamadığını, sözleşme tarihine uzak belgelerin incelemeye esas alınmasının hatalı olduğunu, önceki tarihli kefalet belgeleri ve bunların kabulüne ilişkin inceleme yapılmadığını, mukayese belgelerinde rakam bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi incelemesinde mukayeseye esas alınan belgelerin hem sözleşme tarihinden önce hem de resmi kurumlar önünde düzenlendiği, bilirkişi raporunda karşılaştırmanın denetime elverişli şekilde yapıldığı, kanunda düzenlenen şekle uyulmaması nedeniyle meydana gelen geçersizliğin re'sen dikkate alınması gerektiği, geçersizliği ileri süren kişinin sözleşmeyi yerine getirmekten kaçınmada korunmaya değer bir menfaati bulunduğunun ispatı gerekmediği gibi geçersizliği ileri sürme hakkının kullanılmasını dürüstlük kaidelerine açıkça aykırı bir hale koyan durumların varlığını geçersizliğin ileri sürülmesini kabul etmeyen davacı tarafın ispatlanacağı, somut olayda şekil noksanlığı ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu davalı bankaca açıkça ortaya konulamadığı, davacı bankanın, davalının kefaletinin, kanundaki düzenleme çerçevesinde şekil şartlarına uygun olarak alınması gerektiğini ve buna aykırı düzenlenen kefaletin geçerli olmayacağını bilecek durumda olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temlik alan davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!