11. Hukuk Dairesi 2023/3603 E. , 2024/5388 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI :2021/839 Esas, 2023/355 Karar
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 3. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2021/174 E., 2021/50 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde 2019/20650 sayılı "İZMİR TÜRK ATA ÜNİVERSİTESİ+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin "İzmir Özel Türk Koleji" ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığınca reddedildiğini, bu karara karşı davalı şirketin yeniden inceleme taleplerinin bu kez YİDK tarafından kabul edilerek müvekkili başvurusunun reddedildiğini, oysa davacının, İzmir Türk Ata Üniversitesi ibareli ve esas unsurlu markasına yaptığı yatırım, harcadığı emek ve sermaye ile markaya ayırt edicilik kazandırdığını, bu sebeple markanın reddine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, ”İzmir” ve “Türk” ibarelerinin tek başına ayırt ediciliği olmayan zayıf bir ibare niteliğinde olduklarını, bu sebeple kimsenin inhisarına bırakılmayacaklarını, davalı kurumun herkesin kullanıma açık bir ifadeyi, bir kişi veya kuruluş adına tescil ederek, diğer kişi/ kuruluşların tescil başvurularını reddetmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ayırt edici niteliği düşük ve tanımlayıcı ibareleri beraber içeren işaretlerin benzerlik değerlendirmesinde, işaretin bütünü üzerinden ayırt edilemeyecek kadar benzerlik incelemesi yapılacağını, bu kapsamda müvekkilinin işbu davaya konu markasının kendine has bir logo içerdiğini, bu nedenle başvurunun tescilinin gerektiğini, kaldı ki, ”Türk” ve “İzmir” kelime unsurlarının farklı firmalar tarafından da sıklıkla tercih edilen kelimeler olduğunu, ayrıca kamuoyunda “İzmir” veya “Türk” ibaresini taşıyan birden çok kuruluşa ait eğitim kurumunun bulunduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının koşullarının oluşmadığını, marka başvurusunun kötü niyetli de yapılmadığını ileri sürerek, YİDK'in 2020-M-2554 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markaların genel görünümlerinin ve bütünü itibariyle bıraktıkları izlenimin oldukça benzer olduğunu ve ortalama tüketicilerin yanılgıya düşebileceğini, bu tüketicilerin hafızasında kalan kısmın “İzmir Türk Koleji-İzmir Türk Üniversitesi” ibareleri olacağını ve bunun da markalar arasında organik bağ olduğu düşüncesine yol açabileceğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “İzmir Türk Koleji” esas unsurlu markaları altında 1950 yılından bu yana eğitim ve öğretim sektöründe faaliyet yürüttüğünü, başvuruya konu marka ile müvekkili markasının benzer olup iltibas yaratacak nitelikte olduğunu, davaya konu markanın esas unsurunun müvekkilinin mesnet markalarında olduğu gibi Türk Koleji olması nedeni ile tüketicinin dava konusu markayı gördüğünde aklına müvekkiline ait markaların geleceğini ve aralarında organik bağ olduğunu düşüneceğini, tüketicilerin markalar farklı olsa bile kaynağın aynı olduğu konusunda yanılgıya düşeceğini, davacının marka başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "İzmir" ve "Türk" ibarelerinin tek başına ayırt ediciliği olmayan zayıf ibareler olduklarını, dolayısıyla markalar arasında görsel ve sescil karşılaştırma yapılırken bu ibarelerin esas alınmasının hatalı bulunduğunu, bu hususların yerel mahkemece dikkate alınmadığını, hukukta belirlilik ilkesinin de gözetilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "İzmir Türk Ata Üniversitesi" ibareli başvuru ile redde mesnet "İzmir Özel Türk Koleji" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira her ne kadar "İzmir" ve "Türk" ibarelerinin tek başlarına ayırt edicilikleri bulunmamakta ise de bir bütün olarak redde mesnet markaların ayırt ediciliklerinin olduğu ve davacı başvurusuna da bu markalar karşısında yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, dava konusu başvurunun, davalı şirketin seri markalarından biri olarak algılanabileceği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!