WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3594 E.  ,  2024/5824 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/405 Esas, 2023/343 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/97 E., 2020/319 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) karar iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; profesyonel pilates eğitimi veren müvekkilinin 2018/97684 sayılı “pilatestv+ şekil” ibareli marka başvurusunun reddedildiğini, müvekkilinin itirazının YİDK’nun 2018-M-112215 sayılı kararı ile kabul görmediğini, davacının devralıp adına tescilli olan 2015/11524 sayılı “PİLATESTV” ibareli markanın 41. sınıf tescili de içerdiğini, bu durumda şeklin baskın unsur olarak kullanıldığı dava konusu 2018/97684 sayılı markanın tescil talebinin reddinin yerinde olmadığını, dava konusu markanın şekil+ kelimeden oluştuğunu, davalının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ayırt edicilik taşımadığı yönündeki tespitinin hukuka aykırılık içerdiğini, işaretin 6769 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi çerçevesinde değerlendirildiğinde tanıma uygunluk ve ayırt edicilik taşıdığını, bileşik isimle bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, baskın şeklin ön plana çıktığını, ortalama tüketicinin ikinci plandaki bileşik kelimeden önce yumurta şekline dikkat edeceğini ileri sürerek YİDK’nun 2018-M-11215 sayılı kararının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; “pilates tv” ibareli marka başvurusunun 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinde yer alan kriterleri sağlamadığı, aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında değerlendirildiği, aynı fıkranın (c) bendi kapsamında ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret ve adları münhasıran veya esas unsur olarak içeren marka olarak değerlendirildiğini, herhangi bir ayırt ediciliği olmayan marka başvurusunun reddinin hukuka uygunluk taşıdığını, davacının 2015/11524 numaralı markasının başvuru kapsamından da 38. sınıf radyo ve televizyon yayın hizmetleri, haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil), haber ajansı hizmetleri, 41. sınıf spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil), film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetlerinin çıkarıldığını, kararların birbiri ile tutarlılık içerdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi yönünden yapılan değerlendirmede; “pilatestv+ şekil” ibareli başvuru markasının kapsamındaki hizmetlerde ortalama tüketici kitlesi nazarında bu işaretin bir ticari işletmenin hizmetini tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür hizmetlerden ayırt edildiğini algılamasına yol açan şekilde ayırt ediciliğinin bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi yönünden yapılan değerlendirmede; “pilatestv+ şekil” ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan hizmetler açısından ortalama tüketici kitlesi nazarında cins, vasıf bildiren, tanımlayıcı algılanabileceği, bu hizmetlerde başvuru ibaresinin herkesin kullanımına açık olmasından dolayı bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, davacının önceki markasının hizmetleri ile başvuru markasının hizmetleri aynı olmadığından müktesep hak iddiasının kabul görmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvurudaki şekil unsurunun dikkate alınmadığını, markanın bölünerek incelendiğini, ortalama tüketicinin markayı bir bütün olarak algılayacağını, markanın detaylarını analize yönelmeyeceğini, birden çok unsurdan oluşan bir markanın her bir unsurunun tek başına ayırt edici olmasa dahi işaretin bir bütün olarak verdiği algının ayırt edici bulunabileceğini, “Pilatestv” ibaresinin tek tek unsurları itibariyle ayırt edici kabul edilmese dahi, bir bütün olarak tescil kapsamındaki sınıflar açısından ayırt edici nitelik taşıdığını, müvekkilinin “Pilatesroom” ibareli marka başvurusunun uyuşmazlık konusu sınıflarda tescil edildiğini, markanın bir bütün olarak ayırt edici olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ibarenin reddedilen hizmetler yönünden ticari kaynak gösterir şekilde algılanmadığı, bu nedenle ayırt ediciliğinin bulunmadığı, ibarenin redde konu hizmetler bakımından tanımlayıcı olması nedeniyle kimsenin tekeline de bırakılamayacağı, başvuruyu 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri uyarınca kısmen reddeden YİDK kararının yerinde olduğu, müktesep hak koşullarının sağlanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; “Pilatestv” ibaresinin tek tek unsurları itibariyle ayırt edici kabul edilmese dahi, bir bütün olarak tescil kapsamındaki sınıflar açısından ayırt edici nitelik taşıdığını, “pilates” ibaresinin 38. sınıftaki hizmetler yönünden, “tv” ibaresinin ise 41. sınıftaki hizmetler yönünden bağımsız ayırt edici vasıfta olduklarını, markanın bir bütün olarak değerlendirildiğinde tescili talep edilen sınıfların tümünde ayırt edici kabul edilmesi gerektiğini, markada yer alan şekil unsurunun da görsel açıdan markanın ayırt edici vasfını pekiştirdiğini, müvekkilinin “Pilatesroom” ibareli marka başvurusunun uyuşmazlık konusu sınıflarda tescil edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK karar iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c ) bentleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.