WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3576 E.  ,  2024/5450 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/570 Esas, 2022/1578 Karar
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/1591 E., 2020/40 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; borca dayanak senetlerin tefecilik kapsamında düzenlendiğini, borcun büyük bir kısmının itfa edildiğini, müvekkilinin baskı sonucu tefecilik kapsamında aldığı borca karşılık ve senet yenilemek suretiyle alacaklı ile 30.12.2016 tarihli kişiler arası protokol başlıklı protokolün düzenlendiğini, protokolün taraflarının ...'ın sahibi olduğu ... Çikolata Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkili müdürü ... ve alacaklı ...'nun olduğunu, protokolün dava konusu senet için düzenlendiğinin açık olduğunu, alacaklının bu protokole dayanarak senedin 30.07.2018 tarihli vade günü gelmeden 20.02.2018 tarihinde takibe geçtiğini, amacının müvekkilini mağdur etmek olduğunu, borcun tamamına yakınının ödendiğini ileri sürerek müvekkillerinin takip konusu senede mahsuben yaptıkları 20.09.2017 tarihli 83.109,15 TL bedelli, 25.10.2017 tarihli 95.120,00 TL bedelli ödemeler toplamı 178.229,15 TL'nin faiz ve fer'ileri kadar ödenmesi sebebi ile alacaklıya borçlu olmadıklarının tespitine, takibin ve senedin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıların söz konusu protokole dayanarak ve ... aracılığıyla yaptıklarını iddia ettikleri ödemeleri ileri sürerek ödeme defi ile Gaziantep 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/523 esas sayılı dosyasıyla borca ve takibe itiraz davası açtıklarını, bu davada davanın reddine karar verildiğini, dosyanın istinaf edildiğini, dosyanın henüz derdest olduğunu, davacı tarafın ödeme def'inin doğru olmadığını, davacılar tarafından yapılan bir ödemenin olmadığını, bahsedilen para havalesinin davacılar dışında üçüncü bir şahıs tarafından yapıldığını, davacının tefecilik iddiasının borçtan kurtulmaya yönelik olduğunu, bu yöndeki beyanların soyut iddiadan ibaret olduğunu, söz konusu protokolün davacılar ile ilgili olmadığını, ... Çikolata Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin bir kısım borçları ile ilgili olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere dekontların incelenmesinde ... Çikolata Şirketinin borcundan dolayı ödeme yapıldığının açıkça belirtildiğini, davacıların borcunu ödemediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 250.000,00 TL meblağlı bono ve bu bonoya istinaden düzenlenen yazılı metinin her iki tarafın da kabulünde olduğu, bonoda davacı ...'ın 250.000,00 TL'yi ...'na ödeme taahhüdünde bulunduğu, ...'ın ise bu borca aval verdiği, protokol adı altında düzenlenen yazılı ve imzalı metinde ... Çikolata şirketinin ... ... ve ...'na olan borçtan dolayı davacı ...'nin kambiyo senedini düzenlediği, ödeme taahhüdünün şirket borcu için teminat olarak değerlendirildiği, davacılar borcun ödendiğini iddia etmekte olup ispat külfetinin kendilerinde olduğu, delil olarak sunulan "... ... Çikolata" açıklamalı ... hesabından gönderilen 83.109,15 TL bedelli ve "... borcuna karşılık" açıklamalı ... hesabından gönderilen 95.120,00 TL havale dekontları mahkemece değerlendirilmiş olup borçlu ... ve aval veren ...'in 250.000,00 TL'lik borcuna karşılık olduğuna dair bir açıklama bulunmadığından borcun ödendiğinin ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin tefecilik kapsamında aldığı borca karşılık ve senet yenilemek sureti ile kişiler arası protokol başlıklı sözleşmenin düzenlendiğini, bu protokolün taraflarının müvekkili ...'ın sahibi olduğu ... Çikolata Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkili müdürü ... ve alacaklı ... olduğunu, protokole bakıldığında söz konusu senedin müvekkili ...'ın sahibi olduğu şirketin borçlarına karşılık olduğu ... Çikolata Gıda San. Tic. ve Ltd. Şti. ... ... ve ...'na olan borçlarına karşılık ifadesinden anlaşıldığını, protokolün tanzim tarihinden kullanılan ifadeler ve senedin tanzim tarihinden anlaşılacağı üzere söz konusu protokolün yine söz konusu işbu senet için düzenlendiğini, protokol ve senetteki vade ve keşide tarihleri ile miktar ve tarafların aynı olduğunu, alacaklının iş bu protokole aykırı davranarak senedin 30.07.2018 tarihli vade günü gelmeden 20.02.2018 tarihinde takibe geçtiğini, mahkemece gerekçeli kararda oluşan kanaatin hatalı olduğunu, senedin şirket borçlarından dolayı düzenlendiğini, havale dekontlarında yazılmış olan ... ... Çikolata ve ... borcuna karşılık açıklamalarının neden ... ve ...'ın borçlarına karşılık şeklinde yapılmadığının anlaşılacağını, müvekkilinin havaleleri senet için yaptığını, ancak protokol atfında bulunarak havaledeki açıklamaları yaptığını, karşı tarafın bu protokolü hangi borç için düzenlendiğini ortaya koyamadığını, delillerin borcun ödendiğini müvekkillerinin iş bu borçtan dolayı davalıya borçlarının olmadığını gösterdiğini belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (6100 sayılı Kanun) belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, tüm dosya kapsamında davacıların davaya konu bonoya karşılık ödeme yaptıklarını kanıtlayamadığı, bu nedenle ispatlanamayan davanın reddine ilişkin kararda kamu düzenine aykırı da herhangi bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

.