WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3575 E.  ,  2024/5732 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1508 Esas, 2023/196 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/302 E., 2021/282 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu çek üzerindeki keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin davalı taraf ile hiçbir ticari ilişkisinin ve borcunun bulunmadığını ileri sürerek dava konusu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, müvekkili hakkında davalı tarafından icra takibi yapılmış olması halinde haksız icra takibi nedeni ile davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin davaya konu çeki ticari ilişki içerisinde bulunduğu Meltem Teks. San. ve Tic. A.Ş.'den alacağına karşılık aldığını, davacının kötü niyetli olduğunu, çekle ilgili herhangi bir suç duyurusunda bulunulmadığını, imzanın davacıya ait olmadığı iddiası kabul etmediklerini, davada tazminat koşullarının da oluşmadığını, çekin nasıl ve ne şekilde işlem gördüğü, kimlerin elinden geçerek müvekkili şirkete ulaştığını bilen davacının çek arkasında cirosu bulunan diğer şirketlere herhangi bir işlem yapmayarak kötü niyetini gösterdiğini, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumundan davaya konu çek üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor alındığı, raporda çekteki keşideci imzasının davacının eli ürünü olmadığına dair görüş ve tespitin bildirildiği, Adli Tıp Kurumu raporunun denetime elverişli, dosya kapsamına uygun görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 31.12.2019 vade tarihli, 280.000,00 TL tutarlı, 0008566 seri numaralı çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatına yönelik talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığını, davaya konu çekin keşide tarihinin 31.12.2019 olup bilirkişi raporunda mukayeseye konu 5 adet belgeden 3 adedinin tarihinin bu keşide tarihinden daha sonra olduğunu, imza incelemesinde mukayeseye esas belgelerin tarihinin davaya konu imzanın düzenlendiği çekin keşide tarihinden önce olması gerektiğini, davacının keşide ettiği ve bankaya iade ettiği tüm çeklerdeki imzaların dava konusu çeklerdeki imzalarla karşılaştırmasının yapılması hususunda Vakıfbank’a müzekkere yazılarak davacının keşide ettiği ve bankaya iade ettiği çek asıllarının istenmesi suretiyle bu çeklerdeki imzalar ile dava konusu çekteki imzanın karşılaştırmasının yapılmasının talep edildiğini, ancak bu taleplerinin mahkemece değerlendirilmeyerek eksik ve hatalı rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verdiğini, Adli Tıp Kurumunun imza incelemesinde son merci olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dava konusu çek altındaki imzanın davacıya ait olmadığının denetime elverişli kesin kanaat bildiren üçlü bilirkişi heyeti raporu ile tespit edildiği, imza inkarının senedi elinde bulunduran herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def'i niteliğinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.