WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3570 E.  ,  2024/5551 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1837 Esas, 2023/844 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Vezirköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/10 E., 2022/128 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu 22.06.2017 tanzim tarih ve 03.08.2018 vade tarihli 250.000,00 TL tutarındaki ... muharrer senet nedeniyle müvekkillerinin davalı ...Ş.’ye hiçbir borcu olmadığını, zira müvekkillerinin eli tutulmak suretiyle okur yazar olmayan müvekkilinden imza alındığını, mevcut vekaletnamesinin dahi parmak basmak suretiyle oluşturulduğunu, senette müvekkilinin sıfatının belli olmadığını, müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, senet bedelinin davacıya ödenmediğini ileri sürerek senedin iptaline, müvekkilleri ... ve ... Sağlam’ın konu senetle ilgili Türk Ekonomi Bankası A.Ş.’ye borçlu olmadığına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, davacının süresi içerisinde imza itirazında bulunulmadığından ve borç kabul edilip takip kesinleştirildiğinden menfi tespit davası açmakta hukuki yararın bulunmadığını, bu davada ileri sürülen iddiaların Vezirköprü 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/35 E. sayılı dosyasıyla değerlendirildiğini ve karara bağlandığını, derdestlik sebebiyle bu davanın reddi gerektiğini, işbu davanın eksik harç yatırılarak açıldığını, davacının, takibe konu edilen ve kanunen aranan tüm şartları ihtiva eden senet uyarınca müvekkile karşı sorumlu olduğunu, tarafın senetten kaynaklı borcu olmadığını yazılı belge ile ispat etmekle mükellef olduğunu, dava dilekçesinde görüleceği üzere herhangi bir yazılı delil sunulmadığını, davacının imzaya ve yazılara itiraz etmesinin haksız ve kötü niyetli borçtan kurtulmaya yönelik olduğunu, işbu davada ispat külfetinin davacı üzerinde olması hakkaniyet gereği olduğunu savunarak davanın reddini ve alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının aldatıldığını iddia ettiği, bu iddianın her türlü delille kanıtlanabileceği, davacının aldatma iddiasına dayalı olarak sözleşmeyle bağlı olmadığını davalı tarafa 1 yıllık hak düşürücü süre içinde bildirebileceği, davacı tanıklarının senedin imzalandığı sırada davalının yanında olmadığı, dolayısıyla aldatma iddiasına dair herhangi bir bilgilerinin olmadığı, davacının aldatıldığını iddia ettiği tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde sözleşm ile bağlı olmadığını davalı tarafa bildirdiğine dair görgüye dayalı olarak herhangi bir bilgilerinin de olmadığı, Vezirköprü İcra Dairesinin 2018/1184 E. sayılı dosyasında ödeme emrinin ve senet suretinin davacıya 18.10.2018 tarihinde tebliğ olduğu, dolayısıyla davacının en geç 18.10.2018 tarihi itibariyle senetten ve senetteki imzadan haberdar olduğu, eldeki davanın ise 06.03.2020 tarihinde açıldığı, 18.10.2018 tarihinden 06.03.2020 tarihine kadar 1 yıllık hak düşürücü sürenin tamamlanmış olduğu, her ne kadar davacı tarafça Samsun 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/436 E. sayılı dosyasında yetki itirazında bulunulmuş ve Vezirköprü 2. Asliye Hukuk (İcra Hukuk) Mahkemesinin 2019/35 E. sayılı dosyasında icra memur muamelesini şikayet davası açılmış ise de; Samsun 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/436 E. sayılı dosyasına konu dava dilekçesinde davaya konu icra takibine dayanak olan senetle alakalı bağlı olunmadığına yönelik bir iddianın ileri sürülmediği, Vezirköprü 2. Asliye Hukuk (İcra Hukuk) Mahkemesinin 2019/35 E. sayılı dosyasında ise aldatma iddiasında bulunulduğu görülmekle aldatma iddiasının ve sözleşme ile bağlı olunmadığının davalıya iletildiği düşünülebilirse de Vezirköprü 2. Asliye Hukuk (İcra Hukuk) Mahkemesinin 2019/35 E. sayılı dosyasındaki davanın 10.12.2019 tarihinde açıldığı, yukarıda izah edildiği üzere davacının en geç 18.10.2018 tarihi itibariyle senetten ve senetteki imzadan haberdar olduğunun kabul edildiği, dolayısıyla 10.12.2019 tarihi ile 18.10.2018 tarihleri arasında dahi 1 yıllık hak düşürücü sürenin tamamlanmış olduğu, icra takibinin durdurulması veya icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmediği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili iradesinin banka çalışanlarınca sakatlandığını, menfi tespit davasının herhangi bir süreye tabi olmadığını, müvekkilinin okuma yazma bilmediğini, bu nedenle ödeme emri tebliği ile haberdar olunmasının beklenemeyeceğini, şikayet dosyalarında senede yönelik itirazların tekrarlandığını, senet karşılığına bir ödeme almadıklarını, bankanın ödeme yaptığını ispatlaması gerektiğini, davacı lehine vekalet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğunu zira kötü niyet tazminatı taleplerinin reddedildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından davacı hakkında Vezirköprü İcra Dairesinin 2018/1184 E. sayılı dosyasında bonoya dayalı takip başlatıldığı, davacının takip dayanağı bonoda avalist olarak imzası bulunduğu, kural olarak bir kimsenin okuma yazma bilmemesi ve imza kullanması halinde bu hususun kambiyo senedi düzenlemesine engel olmadığı, davacı tarafça 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 39 uncu maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde sözleşmeyle bağlı olmadığı yönünde davalı tarafa bildirimde bulunulduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bonoya dayalı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. 6098 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.