11. Hukuk Dairesi 2023/3563 E. , 2024/5819 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/281 Esas, 2023/234 Karar
HÜKÜM : Asıl davanın kısmen kabulü, karşı davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2019/194 E., 2019/372 K.
Taraflar arasındaki asıl davada marka hükümsüzlüğü ile karşı davada markaya tecavüzün tespiti ve meni davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı- karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı- karşı davacı vekili ile katılma yoluyla davacı- karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA VE KARŞI DAVAYA CEVAP
Davacı-karşı davalı vekili asıl davada dava dilekçesinde; 2013 yılında özel mimarisi ile balo ve düğün salonu olarak inşa edilen tesiste müvekkilinin “Tacmahal” ismini markasal olarak seçip kullandığını, tesise ciddi yatırım yapıp tanıttığını, ibare üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilinin işaretin tescili talebiyle 2013/82015 sayılı marka başvurusunda bulunmuşsa da düğün hizmetlerinin eğlence hizmetleri ve etkinlikleri alanında yer aldığını düşünerek bu yöndeki Kurum uygulaması ve emsallerini de gözetip 41 inci sınıfta başvurusunu gerçekleştirdiğini, öte yandan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası gereği “...- Tacmahal Düğün Balo ve Toplantı Salonu” şeklindeki ticaret unvanından kaynaklanan üstün hak sahipliğinin de müvekkili üzerinde bulunduğunu, karışıklıkların ortaya çıkması üzerine müvekkilinin markayı kullanmamasını davalıdan istediğini, davalının tescilinin 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası gereği kötü niyetli tescile bağlı olarak da hükümsüzlüğünün gerektiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2017/52084 sayılı “Tacmahal” ve 2017/52090 sayılı “KaleTacMahal” markalarının hükümsüzlüğünü talep etmiş, karşı davaya cevap dilekçesinde; öncelikle açtıkları hükümsüzlük davasının incelenmesi gerektiğini, gerçek hak, öncelik, üstün hak sahibi müvekkiline tecavüz davası açılamayacağını savunarak karşı davanın reddini istemiştir.
II. CEVAP VE KARŞI DAVA
Davalı-karşı davacı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; Kırıkkale’de düğün ve toplantılar için bina inşa ettiren, buna uygun tefrişat yaptıran müvekkilinin dava konusu markalar için bir tescil engeli olmaması sebebiyle logo çalışmaları yaptığını, tüm tefrişat ve binanın bu marka ve logoya uygun bina edildiğini, 06.06.2017 tarihinde markalar için 43 üncü sınıfta başvuruyu gerçekleştirdiğini, davacının aynı sınıftaki sonradan başvurusunun kısmen resen reddedildiğini, davacının düğün salonu kiralama faaliyetini değil organizasyon faaliyetini kapsayan 41 inci sınıftaki tescili ile müvekkilinin 43 üncü sınıf tescillerinin kesişmediğini, aynı ibarenin üçüncü kişilerce daha önceden düğün hizmetlerinde kullanıldığını, davacının işareti sadece Bursa’ya özgüleyen kullanımının yerel mahiyet taşıdığını, ibareyi davacının tanıtmadığını, savunarak asıl davanın reddini istemiş, karşı davasında; müvekkilinin işareti 43 üncü sınıfta tescil ettirip etkin şekilde kullandığını, tanınır hale getirdiğini, büyük yatırım yapıp gazetelere konu ettiğini, karşı davalının “tac mahal” ibaresini tescilliymiş gibi kullanıp haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek karşı davalının müvekkili adına tescilli “tacmahal” markasına tecavüzünün tespitini, men’ini, ref’ini, kararın ilanını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı- karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; uygun sınıfta markanın müsait olması nedeniyle müvekkilinin tescili başvurusu üzerine tescil hakkının verildiğini, davacı- karşı davalının bir sınıfta sahip olduğu tescilin diğer sınıflarda rüçhan hakkı sağlamadığını, müvekkilinin markalarının tescilli olduğu 43 üncü sınıflarda davacı- karşı davalının tescilinin bulunmadığını, “tac mahal” ibaresinin yaygın kullanıldığını, tanınmış marka özelliği taşımayan davacı- karşı davalının “Tac Mahal” markasını “önce ben kullandım” iddiasının dinlenemeyeceğini, müvekkilinin markalarına itirazın Türk Patent ve Marka Kurumunca reddedildiğini, asıl davanın süresinde açılmadığını, müvekkilinin markasının tanınır hale geldiğini, davacı- karşı davalının markasından daha çok tanındığını, karşı davalının işareti kullanarak haksız rekabet ve müvekkilinin markalarına tecavüz ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava davacısının mesnet markasının asli unsurunu oluşturan “Tac Mahal” ibaresinin aynen dava konusu markalarda da asli unsur olarak yer aldığı, 2017/52090 sayılı markadaki “Kale” ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, taraf markalarındaki şekil unsurlarının ayırt ediciliği bulunmayan tali unsur niteliği taşıdığı, işaretler arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci bendi anlamında benzerlik bulunduğu, asıl dava davacısının 2013/82015 sayılı markasının 41 inci sınıf hizmetler, dava konusu markalardan 2017/52090 sayılı markanın 43 üncü sınıfın tüm alt gruplarında yer alan hizmetler, 2017/52084 sayılı markanın ise 43 üncü sınıfta yer alan “Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri.” yönünden tescilli olduğu, bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere davacının markasının tescilli bulunduğu 41 inci sınıf “Spor, kültür ve eğlence hizmetleri.” ile dava konusu 2017/52084 sayılı markanın ve 2017/52090 sayılı markanın kapsamında bulunan anılan hizmetlerinin benzerlik taşıdığı, İlk Derece Mahkemesince 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca da dava konusu markaların hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu kabul edilmişse de bu kapsamda davacı tarafça sunulan deliller, davacının dava konusu markaları oluşturan ibareler üzerinde anılan madde kapsamında öncelik hakkının bulunduğunun ispatına yeterli gelmediği, zira anılan fıkrada düzenlenen “gerçek hak sahipliği” ilkesi uyarınca, davacının önceye dayalı hak sahipliğine dayanabilmesi için, marka başvurusundan önce tescil kapsamında bulunan mal ve hizmetler bakımından, başvuru konusu işaretin yerelden daha geniş coğrafyada ve ciddi surette markasal kullanması, bu kullanımla markaya konu işarete belirli ölçüde ayırt edici nitelik kazandırılması, önceye dayalı kullanımların, marka başvurusuna karşı çıkılan tarafın kullanımlarından önce olması gerekmekte olup mahkemece alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere davacının 2014 ve 2017 tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılan markasal kullanımları yerel düzeyde olduğundan ve 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında aranan nitelikte ve ağırlıkta bulunmadığından anılan kabulünün doğru görülmediği, asıl davada davacı karşı davada davalının, “Taç Mahal” ibaresi üzerinde 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca öncelik hakkı bulunduğunu ispatlayamadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesinin bu gerekçesinin yerinde olmadığı, ancak asıl davada, karşı davanın dayanağı 2017/52084 sayılı markanın tescilli bulunduğu 43 üncü sınıf hizmetlerin tamamı bakımından, 2017/52090 sayılı markanın da kapsamında yer alan 43 üncü sınıf “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama” hizmetleri yönünden 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, 6769 sayılı Kanun’un 27 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde bu kararın marka başvuru tarihinden itibaren etkili olduğu, markaya bu Kanunla sağlanan korumanın hiç doğmamış sayılacağı, dolayısıyla davacının bahsi geçen hizmetlerde gerçekleşen karşı dava konusu kullanımların markaya tecavüz oluşturmayacağının anlaşıldığı, karşı davanın açıklanan bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken yerinde bulunmayan yazılı gerekçeyle reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı- karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kısmen kabulüne, asıl davada davalı adına tescili bulunan, 2017/52084 sayılı ve “TacMahal” ibareli markanın tescilli olduğu 43. sınıf hizmetlerin tamamı bakımından, 2017/52090 sayılı ve “KaleTacMahal” ibareli markanın da kapsamında yer alan 43. sınıf “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri” yönünden hükümsüzlüğüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- karşı davacı vekili ile katılma yoluyla davacı- karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı- karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin markayı etkin bir şekilde kullandığını, uygun sınıfta markanın müsait olması nedeniyle markanın kendi adına tescili için başvurduğunu, markanın tescil hakkının müvekkile verildiğini, davacı- karşı davalının bir sınıfta sahip olduğu tescilin diğer sınıflarda ona rüçhan hakkı tanımadığını, davacının davaya konu markaların tescil edildiği sınıfların kendisinin faaliyet gösterdiği düğün, balo, salon işletmeciliği ile aynı ya da aynı tür sayılacak nitelikte hizmet sınıflarını kapsadığı iddiasının kabul edilemeyeceğini, davacının 01.10.2013 tarihli “tac mahal” ibareli başvurusunun düğün salonu kiralama faaliyetini değil, organizasyon faaliyetini kapsadığını ve müvekkil markalarının tescil edildiği 43 üncü sınıfta daha önce tescilinin bulunmadığını, “tac mahal” ibareli markanın ismen bilinmesine ve ün kazanmasına davacının katkı vermediğini, davacıdan en az 3 yıl önce başkaları tarafından kullanıldığını, dünyaca bilinen bir ibareyi “herkesten önce ben kullandım” iddiasının dinlenemeyeceğini, davacı markasının istisna oluşturan tanınmış markalar arasında yer almadığını, unvanı içerisinde sadece adının davacıya özgülenebileceğini, davacının, dava konusu marka başvuruları ile ilgili olarak itirazının Türk Patent ve Marka Kurumunca reddedildiğini, davacının usul kurallarını terk ettiğini, müvekkilinin düğün, balo ve toplantılara yer sağlamak amacıyla inşa ettiği binasına daha önce başkaları tarafından tescili talep edilmemiş 43 üncü sınıfta “tacmahal” ibaresini kendi adına tescilini sağladığını, etkin bir şekilde fiilen kullandığını, kısa sürede tüm Türkiye'de tanınır hale getirdiğini, müvekkilinin “tacmahal” markasının tescilli alanda tanınması ve ünlenmesi için büyük yatırımlar yaptığını, gazetelere konu edildiğini, haklı bir üne kavuştuğunu, davacı- karşı davalının “tac mahal” ibareli markayı müvekkili adına kayıtlı tescillerden faydalanarak tescilsiz ve lisanssız olarak fiilen kullandığını, haksız rekabete yol açtığını, davalının davranışının müvekkilinin markalarına tecavüz oluşturduğunu, davacı- karşı davalının müvekkilinin marka hakkına açıkça tecavüz ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davacı- karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 2017/52090 sayılı ve “KaleTacMahal” ibareli markanın kapsamında yer alan 43 üncü sınıf “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri” yönünden hükümsüzlüğüne karar verildiğini, anılan markanın 43 üncü sınıf hizmetlerin tamamı bakımından hükümsüzlük kararı verilmemesinin müvekkili aleyhine olduğundan katılma yoluyla temyiz başvurusu yapma zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava marka hükümsüzlüğü, karşı dava markaya tecavüzün tespiti ve meni istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı, 25 inci, 29 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. İlk Derece Mahkemesince 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 25 inci maddesi uyarınca asıl dava kısmen kabul edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında aranan şartlarının oluşmadığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş, davacı- karşı davalı vekilince katılma yoluyla Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmişse de davacı- karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde 2017/52090 sayılı ve “KaleTacMahal” ibareli marka için de 43 üncü sınıf hizmetlerin tamamı bakımından hükümsüzlük kararı verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürüp söz konusu kararın bu kısmı bakımından katılma yoluyla temyiz başvurusunda bulunduklarını belirtmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin yerinde olmadığına dair bir temyiz itirazında bulunmamış, kararın gerekçe yönünden bozulmasını talep etmemiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı- karşı davacı vekili ile katılma yoluyla davacı- karşı davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!