11. Hukuk Dairesi 2023/3533 E. , 2024/5724 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2064 Esas, 2023/232 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/40 E., 2019/201 K.
Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararın yargılamanın yenilenmesini isteyen davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince yargılamanın yenilenmesini isteyen davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Yargılamanın yenilenmesini isteyen davacı vekili dava dilekçesinde; davalı banka ile dava dışı ... arasındaki kredi ilişkisinin teminatı olarak ipotek verildiğini, girişilen ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibin icra mahkemesince iptal edildiğini, davalının takibinin kötüniyetli olduğunu, aradan geçen üç yıllık süreye rağmen davalının asıl borçlu hakkında takip yapmadığını ve araç üzerindeki rehni kaldırdığını ileri sürerek müvekkilinin davalı bankaya 250.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiğini, Mahkemece davalı bankanın dava dışı ...’dan 287.980,80 TL alacağı olduğu, 250.000,00 TL ipotek limiti ile taşınmazları ipotekle yükümlü olarak satın alan davacının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, ancak davalı bankanın, dava dışı ... firması ile yaptığı 04.12.2006 tarihli genel nakdi ve gayrınakdi kefalet sözleşmesi ve ekleri ile birlikte bu sözleşmelerin teminatı kapsamında dava dışı ...'dan aldığı "T.C. İPOTEK BELGESİ" başlıklı belge ve ekindeki "İPOTEK AKİT TABLOSU" belgesi alınırken, bu iş ve işlemleri, dava dışı ...'un ... T.C. kimlik numarası ile gerçekleştirdiğini, dava dışı ...'un gerçek T.C. kimlik numarasının ... olduğunu, ipotek işlemi ve düzenlenen ipotek akit tablosu işleminin tamamen batıl ve geçersiz olduğunu, davalı bankanın söz konusu genel kredi sözleşmesi kapsamında dava dışı ...'a sağladığı 60.000,00 TL bedelli 04.12.2006 tarihli "Ticari Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesi"nin teminatı olması amacıyla yapmış bulunduğu "Rehinli Araç" iş ve işlemlerini de, yukarıda değinilen ve geçersiz olan ... T.C. kimlik nosu ile gerçekleştirdiğini, aynı geçersiz ve mutlak butlanla batıl olan ikinci işleminde, dava dışı ... ile dava dışı ... Fettahlı arasında İzmir 9. Noterliğinde yapılan 05.09.2007 tarih ve 11538 yevmiye sayılı "Rehinli-Kesin Araç Satış Sözleşmesi" belgesinde de ortaya çıktığını, İzmir 17. İcra Müdürlüğünün 2007/4197 E. sayılı icra takip dosyasından borçlu 1955 doğumlu ... ... ve ... kızı ...'ların aynı kişiler olmadığının tespiti için yapılan incelemede, taşınmaz maliki ile icra takip dosyasındaki borçlunun aynı kişiler olmadığına dair tespitin mevcut olduğunu, ipotek akit tablosunda gösterilen ... numaralı T.C. kimlik numarasının ilgili nüfus idaresinden sorgulanması durumunda, boş ve kullanılmayan bir numara olduğunun taraflarına bildirildiğini, davalı bankanın, müvekkili ... ve dava dışı ... hakkında, İzmir 16. İcra Müdürlüğünün 2010/8254 E. sayılı dosyasında giriştiği ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinin, işbu takibe dayanak ipotek belgesi ve ipotek akit tablosunun geçersiz ve mutlak butlanla batıl iş ve işlemler olması nedeniyle, icra takibininde yok hükmünde olduğunu, davalı bankanın kendilerine sunulan müşteri borçlusunun kimlik belgelerini teyit etme sorumluluğundan kaçındığını ileri sürerek yargılamanın yenilenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Aleyhine yargılamanın yenilenmesi istenen karşı taraf davalı vekili, müvekkili banka kredi müşterisi dava dışı ...'un kredi başvurusu esnasında ibraz ettiği kimlikte kimlik veriliş tarihinin 16.02.2001 olduğunu, taraflarınca Nüfus Müdürlüğü ile yapılan görüşmede T.C. vatandaşlarına T.C. kimlik numarası verilmesi uygulamasına 2001 yılında geçildiğini, öncelikle girişlerin manuel olarak yapıldığını sonrasında sistemden otomatik olarak verilmeye başlandığını, otomatik numara atama döneminde ise daha önceden manuel olarak verilen numaraların çakışmaması için T.C. kimlik numaralarının İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce iptal edildiğini, bu nedenle 16.02.2001 tarihinde Buca Nüfus Müdürlüğünden verilen ...'a ait kimlikte yer alan ... T.C. numarasının iptal edildiğini, yerine ... numarasının verildiğini, iptal edilmiş kimlikte yer alan tüm bilgilerin yeni numara ile verilen kimlikle aynı olduğunu, aynı kişi olduğu hususunda tereddüt olmadığını savunarak yargılamanın iadesi isteminin reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin 07.03.2019 tarihli celsesinde davacı vekilinin; "Gelen yazılarda da görüleceği üzere ipotek akit tablosunda işlem yapan sahte kimlikle işlem yapan kişi ile gelen kayıtlardaki ...'un imzaları arasında farklılık yoktur. İmzalar aynı kişiye aittir. Yani ipotek akit tablosunda imzası bulunan 199... T.C. nolu ile 156.... T.C. Nolu ... aynı kişilerdir ancak sahte kimlik kullanmıştır. Biz bu nedenle yargılamanın yenilenmesini istiyoruz." şeklindeki beyanı karşısında davacının yargılanmanın yenilenmesi talebinin yerinde olmadığı, yanlış T.C. kimlik numaralı ... ile ... T.C. kimlik numaralı ...'un aynı kişiler olduğunun davacı vekilince açıkça belirtildiği, başka bir kişinin ... olarak ipotek belgesine imza atmadığı, bu kişilerin aynı kişiler olduğu, salt T.C. numarasının yanlış yazılmış olmasının ipotekli satış işlemini etkileyemeyeceği, ortada yargılamanın yenilenmesini gerektirecek, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması durumunun söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılamanın yenilenmesini isteyen davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Yargılamanın yenilenmesi isteyen davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ...'un ipotek akdinde T.C. kimlik numarasının farklı yazıldığını, bu nedenle ipotek resmi senedinin geçerli olmadığını, mutlak butlanla batıl olduğunu, davalı bankanın kendisinden beklenen özeni göstermeyip kötüniyetli davrandığını, dava dışı borçlu ...'un kimlik belgesinin sahte olup olmadığının araştırılmaksızın kredi kullandırıldığını, iyiniyetli korunması gereken kişinin müvekkili olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşmadığı, davacının ipotek akit tablosunda imzası bulunan ... ile taşınmazı satın aldığı ...'un aynı kişiler olduğunu beyan etmesine göre İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesini isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılamanın yenilenmesi talep eden davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Yargılamanın yenilenmesi talep eden davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 375 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup yargılamanın yenilenmesi talep eden davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!