WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3520 E.  ,  2024/3517 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/745 Esas, 2023/90 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi

Taraflar arasındaki menfi tespit - istirdat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki çerçevesinde müvekkilinin davalı şirketten mal aldığını ve karşılığında avans olarak çekler verdiğini, ancak davalı şirketin verilen çekler kadar mal göndermediğini, bu arada davalının müvekkilinin verdiği bazı çeklere dayanarak icra takibi başlattığını ileri sürerek müvekkilinin icra takiplerine konu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini, icra dosyasına haciz baskısı ile ödenen 7.500,00 TL'nin istirdatını ve davalının sebepsiz zenginleştiği miktar olan 22.417,33 TL'nin müvekkiline ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının vermiş olduğu 6 adet toplam 12.350,00 TL bedelli çekin 2007 yılında aldığı mallara ilişkin olduğunu, 2008 yılında toplam 13 adet çek verildiğini bunlardan toplam 26.500,00 TL bedelli iki çekin karşılıksız çıkması üzerine davacının bu çekler yerine yeni çekler vermek istediğini, davalının davacının vade farkı ve fiyat farkını ödemesini kabul etmesi üzerine karşılıksız çıkan çeklerin davacıya iade edildiğini, davalının alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 24.01.2019 tarih, 2016/608 E., 2019/79 K. sayılı kararı ile dosyanın 18.10.2018 tarihli celsede işlemden kaldırıldığı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık süre içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle, 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin beşinci fıkrası maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş davacı vekili vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 23.05.2022 tarih, 2022/2817 E., 2022/3097 K. sayılı kararıyla 24.01.2019 günlü oturumda Mahkemece, geçmişe yönelik olarak 18.10.2018 tarihi itibariyle dosyanın işlemden kaldırılmasına ve aynı celsede davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu durumun 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi hükmünün açıkça ihlali niteliğinde olduğu gerekçesiyle Mahkeme kararı bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının defter ve kayıtlarının açılış ve kapanış tasdikinin bulunduğu, 83.009,44 TL mal sattığı 70 adet irsaliyeli fatura düzenlediği, davacının çek, kredi kartı ve nakit olarak toplam 110.010,00 TL ödeme yaptığı ancak davacının 31.10.2008 tarihli 13.000,00 TL ve 30.11.2008 tarihli 13.500,00 TL bedelli toplam 26.500,00 TL olan 2 adet çekini ödemeyerek düzeltme hakkını kullandığını, bu çeklerin bedellerinin tahsil edilmediği, bu çekler yerine verdiği çeklerin de karşılıksız olarak kaldığı ve davacı tarafça İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2009/3228 ve 2009/2380 E. sayılı dosyaları ile takibe konu edildiği, bunlardan 2009/3228 E. sayılı dosyadaki borcun 11.01.2010 tarihinde infaz edildiği, diğer icra takibi olan 2009/2380 E. sayılı dosyadaki 2009 vadeli 4 adet 13.720,00 TL bedelli çeklerin de ödenmediği, davalının bu halde ödenmeyen 31.10.2008 tarihli 13.000,00 TL ve 30.11.2008 tarihli 13.500,00 TL bedelli toplam 26.500,00 TL olan 2 adet çek ve İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2009/2380 E. sayılı dosyasına takibe konu yapılan 13.720,00 TL bedelli 4 adet çekten dolayı borçlu olduğu bu nedenle alacağının bulunmadığı, davacı tarafın defter ve kayıtlarını gerek 13.12.2011 tarihli raporda belirtildiği üzere ve gerekse diğer bilirkişi incelemesinde sunmadığı ve böylece davalı tarafın düzenlemiş olduğu faturaların ise bilirkişi asıl ve ek raporunda yer aldığı üzere davacıya kargo vasıtasıyla teslim edildiği ve bu faturalara itiraz edilmediği, böylece davalının lehe delil olma özelliği taşıyan defterlerine göre asıl ve ek raporda yer aldığı üzere bakiye 13.219,44 TL alacaklı olduğu, davacının 13.000,00 TL ve 13.500,00 TL bedelli iki adet çeki düzeltme hakkını kullanarak bankadan almakla birlikte bu çeklerin ödendiğini ispatlayamadığı, bilakis davalıya bu çekler yerine vadeli denilen çeklerden verdiği, bu nedenle borçlu olduğu, davacı borçlu lehine tedbir kararı verilmediğinden alacaklı davalının takibe devam ederek alacağını tahsil etme imkanı bulunmakla şartları gerçekleşmemiş olduğundan tazminat talebinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat talebinin reddine reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının, müvekkili tarafından ödenmediğini iddia ettiği 13.000,00 TL ve 13.500,00 TL bedelli çeklerin karşılıksız çıkması üzerine müvekkili tarafından 3.077,06 TL vade farkı ve 5.607,12 TL mal değerindeki artıştan kaynaklanan toplam 8.684,18 TL'yi de ödemeyi kabul ederek toplam borcu için yeni çekler verdiğini savunduğunu, ancak, 13.000,00 TL ve 13.500,00 TL bedelli çekler üzerinde yazılı bulunan keşide tarihlerinde sonra bankaya ibraz edildiğini ve karşılıksız olduğu tespit edildiğini, bankaya ibraz tarihlerinden sonra davalı tarafa müvekkili tarafından 05.12.2008 tarihinde 31.01.2009 keşide tarihli 5.100,00 TL bedelli, 28.02.2009 keşide tarihli 5.260,00 TL bedelli ve 31.05.2009 keşide tarihli 3.600,00 TL bedelli çekler verildiğini, diğer çeklerin tamamı ise gerek seri numaralarından anlaşılacağı üzere gerekse de delil listesinin 9 ve 10 uncu sırasında sunulan çek tahsilat makbuzlarından anlaşılacağı üzere 13.000,00 TL ve 13.500,00 TL bedelli çeklerin karşılıksız çıkmasından önce verildiğini, bilirkişi raporlarında söz konusu çeklerin keşide ve ibraz tarihleri hiç sorgulanmadığını ve davalının beyanı doğrultusunda bu çeklerin iade edilerek yerine yenilerinin verildiği kanaatiyle rapor tanzim edildiğini, iade alınıp yeni çekler verilse dahi tutarların tutmadığı hususuna değinilmediğini, 26.500,00 TL'lik çek iadesi yapılıp 14.000,00 TL'lik çek verilmesinin mantığa aykırı olduğunu, çek tahsilat makbuzlarından, çeklerin seri numaralarından hangisinin önce hangisinin sonra verildiği belli olup çekin iadesinin ödemeye delalet olduğu hususununda hukuki nitelendirmenin hakimin takdiri ve değerlendirmesi olduğu dikkate alınmasını ve davanın başından bu yana müvekkiline mal gönderilmemesine karşın ödemelerin devam ettiğini, söz konusu malların kime ne zaman teslim edildiğine dair irsaliyeli faturalarda bilgi bulunmadığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Dava, çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkindir. Davacı çeklerin avans verildiğini ancak karşılığı malın teslim edilmediğini, kaldı ki karşılıksız çıkan çeklerin ötelenmek suretiyle yeni yeni çekler verilmediğini ispat yükünün davalı tarafta olduğunu, 2 adet faturayı ise kabul etmediklerini ileri sürmekte, davalı ise önceki aşamalardaki beyanlarında malların teslim edildiğini ve çeklerin avans çeki olmadığını belirtmekle birlikte 11.09.2018 tarihli beyan dilekçesinde çeklerin avans olarak alındığını ancak 31.10.2008 tarihli 13.500,00 TL bedelli çek ile 30.11.2008 tarihli 13.500,00 TL bedelli çeklerin karşılıksız çıkmasından sonra ödeme olmaksızın iade edilerek yerine diğer beyanlarda belirtilen çeklerin alındığını ileri sürmekle birlikte dosyadan alınan bilirkişi raporundan 26.12.2008 tarihine kadar mal teslimi olmadan çeklerin teslim alındığı anlaşılmaktadır.

2. Davacı defterlerinde kayıtlı olmayıp davalı defterlerinden kayıtlı bulunan 13.12.2008 tarihli vade farkı ve fiyat farkı faturalarına ilişkin olarak her ne kadar Mahkemece davacıya teslim edildiği belirtilmiş ise de söz konusu faturalara ilişkin kargo teslim fişi bulunmadığı gibi bilgi çıktısında teslim edilen emtianın ne olduğu da belli değildir.

3. Tüm bu açıklamalar ışığında gerek bedelsiz iade edilen çeklerin yerine yeni çekler alındığı, gerekse davalının belirttiği faturaların davacıya teslim edildiğine dair ispat yükü davalıdadır. Mahkemece ispat yükünün davalıda olduğu dikkate alınarak avans verilen çekler nedeniyle davacının borçlu olup olmadığı ve istirdatı gereken bir meblağın bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.