WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3509 E.  ,  2024/5477 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/948 Esas, 2023/461 Karar
HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/427 E., 2021/195 K.

Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması veya terditli olarak yapılan ödemenin iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'nun diğer müvekkili şirketin sahibi olduğunu, dava dışı ... Gıda İhtiyaç Maddeleri Nakliyat İnşaat Sanayi İthalat ve İhracat Ltd. Şti.'nin davalı bankadan kredi kullandığını, kredinin teminatı olarak taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiğini, dava dışı şirket ile müvekkilleri arasında ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki nedeniyle dava dışı şirketten müvekkillerinin alacaklı olduğunu, müvekkili ...'nun dava dışı şirketin kredi borçlarının teminatı olan ipotekli taşınmazı satın almak istediğini, davalı banka görevlileriyle görüştüğünde ev üzerinde başka herhangi bir ipotek bulunmadığı, kalan borcun ödenmesi durumunda ev üzerindeki ipoteğin kaldırılacağını öğrendiğini, müvekkili şirket yetkilisinin ipotekli taşınmazı satın aldığını, dava dışı şirketin bakiye ipotek borcunun müvekkilleri tarafından ödendiğini, ipotek borcunun tamamı ödendikten sonra müvekkili ...'nun şirket yetkilisinin üzerine kayıtlı evi kendi üzerine almak istediğinde ev üzerindeki ipoteğin kaldırılmadığını öğrendiklerini, davalı banka ile görüşüldüğünde ipotek borcunun bulunmadığını, tapuya fek yazısı gönderip ipoteği kaldıracaklarını söylediklerini, bu görüşme sonrasında müvekkili ...'nun ipotekli taşınmazı devraldığını, müvekkilinin evi devraldıktan sonra davalı banka yetkililerinin müvekkilini arayarak ipotekli taşınmazın ilk maliki olan dava dışı ... ...'in kefaletinden kaynaklı banka alacağı bulunduğunu, ipoteği kaldıramayacaklarını söylediklerini ileri sürerek ipoteğin kaldırılmasına, kaldırılmadığı takdirde müvekkilleri tarafından yapılan ödemenin reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ipotek veren ... ...'ın müvekkiline olan borcunun devam ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, dava dışı ... ...'ın dava dışı ... Mobilya Laminat Parke İnş. İml. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne olan kefaletinden kaynaklanan borcun dava konusu ipoteğin tesis edildiği 19.01.2016 tarihinden önce, davalı banka ile dava dışı ... Mobilya Laminat Parke İnş. İml. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılmış olan kredilerden kaynaklandığı, dava dışı ... ...'ın dava dışı ... Mobilya Laminat Parke İnş. İml. San ve Tic. Ltd Şti'ne olan kefaletinden kaynaklanan borcunun bulunduğu, söz konusu borç ipotek veren ... ...'ın kefaletinden kaynaklanmış olduğundan ipotek ile teminat altına alınan borç kapsamında olduğu, nitekim ipotek resmi senedinde ... ...'ın kefalet borcunun ipotek teminatı kapsamında bulunduğunun açıkça belirtildiği, dava dışı ... ...'ın kefil olduğu dava dışı ......Ltd. Şti.'nin borcu ödenmeden ipoteğin kaldırılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaldırılmasını talep ettikleri ipoteğin üst sınır ipoteği olup, ipotek miktarının tamamen ödendiğini, ... ...'in davaya konu evin üzerindeki üst sınır ipoteği borcundan bağımsız başka bir borcunun bulunmasının tamamı ödenen üst sınır ipoteği borcunun kaldırılmasını engellemeyeceğini, Mahkemece yanlış değerlendirme yapılarak 310.000,00 TL'lik borcun tamamı ödenmesine rağmen hatalı hüküm kurulduğunu, ipotek veren 3 üncü kişinin kefaleti veya şahsi sorumluluklarının söz konusu olmayıp, ipotekli taşınmaz borç altına girdiğinden ipotekli taşınmaza ait akit tablosunda belirtilen tutar ödenmek veya depo edilmek suretiyle ipoteğin fekkinin istenebileceğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 851 inci maddesindeki amacın ipoteğin doğmuş veya doğması muhtemel bir alacağın teminatı için tesis edildiğinden bu belirsizlikten taşınmaz sahibini korumak olduğunu, dekontlar incelendiğinde ipotekli taşınmaza ait akit tablosunda belirtilen miktarın müvekkilleri tarafından ödendiğini, kredi borçlusu ... Gıda şirketinin yaptığı 73.430,00 TL'lik ödeme haricinde ev üzerinde kalan 236.570 TL'lik ipotek borcunun anılan şirketin kredi hesabına yatırılmak sureti ile ödendiğini, ipotek borcunu ödeyen müvekkilinin maliki olduğu ev üzerindeki ipoteğin fekkini istemesine rağmen bankanın ipoteği fek etmemesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, borcun teminatı olan taşınmazın sorumluluğunun ipotek limiti ile sınırlı olduğunu, taşınmaz üzerindeki ipoteğin tamamı ödenmesine rağmen ipoteğin fek edilmediğini, müvekkilinin ipotekli taşınmazı almadan önce banka çalışanıyla görüştüğünü, banka çalışanının da ev üzerinde 310.000,00 TL tutarında teminat ipoteği olduğunu, kredi borcunun 73.430,00 TL'sinin kredi borçlusu tarafından ödendiğini, ev üzerinde başka herhangi bir ipotek bulunmadığını, kalan borcun ödenmesi durumunda ev üzerindeki ipoteğin fek edileceğini belirttiğini, bunun üzerine bankaya güvenen iyi niyetli müvekkilinin ipotek bedelinin tamamını davalı bankaya ödediğini, müvekkili evi devraldıktan sonra davalı banka yetkilisinin müvekkilini arayarak ipoteği kaldıramayacaklarını söylediğini, müvekkilinin davalı bankaya gönderdiği ihtarnameye rağmen ipoteğin kaldırılmadığını, davalı bankanın dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, ipoteğin kaldırılmasına ilişkin görüşmelere banka çalışanı ile müvekkili ... dışında müvekkili şirket yetkilisi ve ... Alkal'ın da tanık olduğunu, Mahkemece tanıklarının dinlenmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, taşınmazın 18.01.2016 tarihinde ... ... tarafından, 16.06.2016 tarihinde davacı şirket yetkilisi ... ..., 09.07.2019 tarihinde de ... tarafından satın alındığı, bilirkişi raporunda davalı ile dava dışı ......Ltd. Şti. arasında akdedilen kredi sözleşmelerinde dava dışı ... ...'ın müteselsil kefil olduğunun, 27.08.2018 tarihi itibarıyla dava dışı ......Ltd. Şti.'nin faiz ve fer'ileri hariç 82.993,49 TL ana para borcu bulunduğunun ve daha sonra tahsilat olmadığının, ... ...'ın borcun kefili olması nedeniyle ipoteğin ... ...'ın kefalet borcunun da teminatı olduğunun, borç ödenmeden ipoteğin fekkedilemeyeceğinin bildirildiği, Ankara Gayri Menkul Satış İcra Dairesinin 2020/1366 sayılı icra takip dosyasında, alacaklı davalı banka tarafından rehin sahibi davacı ... ..., borçlular dava dışı ... ... ve ......Ltd. Şti. aleyhine toplam 361.397,38 TL alacağın 310.000,00 TL ipotek limiti ile sınırlı olmak üzere tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, davacılar tarafından ipotek borcunun ödendiği iddiasıyla dosyaya ibraz edilen banka dekontlarından davacı şirket tarafından dava dışı ... Gıda...Ltd.Şti.'nin davalı banka hesabına "Ankara, ev, Ankara ev" açıklamalarıyla 03.08.2016 tarihinden 31.05.2018 tarihine kadar toplam 117.800,00 TL ödeme yapıldığı, taraflar arasında ipotekli taşınmazın ipotek yükü ile birlikte davacı ... tarafından alındığı, dava konusu ipotek resmi senedi incelendiğinde, 09.07.2019 tarihinde davacının ipotek yüküyle satın aldığı taşınmaz üzerinde, dava dışı ... Gıda...Ltd. Şti.'nin bankaya doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmesinin yanı sıra, ipoteğin tesis tarihi olan 19.01.2016 tarihinde taşınmaz maliki olan dava dışı ipotek veren ... ...'ın kefaleten doğmuş ve doğacak borçlarını teminat altına almak üzere 310.000,00 TL limit ile üst sınır ipoteği tesis edildiğinin görüldüğü, davalı yanın ipotekli taşınmaz ile borçları teminat altına alınan dava dışı ... Gıda...Ltd. Şti.'nin bankaya herhangi bir alacağı kaldığını savunmadığı, savunmalarında dile getirilen hususun dava konusu ipoteğin dava dışı ipotek veren ... ...'ın kefalet borcunu teminat altına aldığı ve anılan kefilin dava dışı ......Ltd.Şti'ne kefaletinden kaynaklanan alacağı bulunduğuna yönelik olduğu, ipotekle teminat altına alınan miktarı sınırlayan herhangi bir yazılı belge ibraz edilmediği gibi, böyle bir yazılı belgenin varlığının da ileri sürülmediği, davacılar vekili bankayla yapılan görüşmelere ilişkin olarak tanık sıfatıyla davacı şirketin yetkilisi ve ismini bildirdiği üçüncü kişiyi bildirmiş ve tanıklarının dinlenmesini talep etmişse de dava değeri gözetildiğinde tanık ile ispatının mümkün olmadığı, öte yandan 310.000,00 TL limitli ipotek nedeniyle davacıların ödediklerini iddia ettikleri miktarın bu limitin altında ve zamana yayılmış şekilde 236.570,00 TL olduğu, sunulan dekontlarda yer alan miktarın ise ödendiği ileri sürülen miktarın da altında bulunduğu, ancak davalı yanın ödenen miktara yönelik açık bir savunması bulunmadığı, davacıların ipotek limitinin tamamını karşılayacak şekilde ödeme yapmadıklarının da ortada olduğu, davacının dayandığı hukuki sebep ve istemi olmaması da gözetilerek bilirkişi raporu ile tespit edilen tutarın deposu için davacı yana istinaf aşamasında süre verilmediği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı ...'nun ipotekli şekilde satın aldığı taşınmazda ipoteğin kaldırılması talebinin kabulünün veya bu kabul edilmezse davacıların yaptıkları ödemelerin iadesinin gerekip gerekmediği noktasındadır.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4721 sayılı Kanun'un 850 nci ve devam hükümleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.