11. Hukuk Dairesi 2023/3492 E. , 2024/5723 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/875 Esas, 2022/1314 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/420 E., 2020/152 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında medikal malzemeler alım satımına ilişkin cari hesap ilişkisi bulunduğunu, her iki yanın defterinde alacak verecek ilişkisinin kayıtlı olduğunu, gönderilen ihtara rağmen davalı borcunu ödemediğinden davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, ihtarın tebliği tarihinden itibaren alacağa avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, davalı aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alacağını inkar etmediklerini, defter kayıtlarında 212.994,29 TL alacağın bulunduğunu, 26.03.2015 tarihli iade faturası bedeli olan 21.546,00 TL düşürüldükten sonra ödeme yapılacağının davacıya bildirildiğini, aradaki problemin davacının daha fazla bedel talep etmesinden kaynaklandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, aldırılan bilirkişi raporuyla davacının 243.953,96 TL asıl alacak ile 30.274,04 TL işlemiş faiz alacağı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle taleple bağlılık ilkesi gereğince davanın kabulüne, davalının Adana 10. İcra Müdürlüğünün 2018/1 E. sayılı dosyasına itirazının iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüm itirazlarının davacı tarafça müvekkili şirketin 26.03.2015 tarihli iade faturası bedeli olan 21.546,00 TL düşülmeden icra işlemi yapılmasından kaynaklandığını, İlk Derece Mahkemesince uyuşmazlığın bu olduğu tesbit edildikten sonra iade faturası bedelinin istenen alacaktan düşülüp düşülmeyeceğine davacının bunu kabul edip etmediğine bakıp yemin dahil delil kullanılarak uyuşmazlığın çözülmesi gerektiğini, Mahkemece haksız olarak inkâr tazminatına hükmedildiğini, kararda iade faturasının neden kabul edilmediğinin belirtilmediğini, avukatlık ücreti hesaplamalarında kabulün dikkate alınmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını veya düzeltilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından ticari ilişki kapsamında davalı adına düzenlenen tüm faturaların davalının defterinde kayıtlı olduğu, buna göre davacının davalıya satılan mallardan dolayı 234.538,27 TL alacaklı olduğunun bilirkişi tarafından tespit edildiği, bu alacağın 212.994,29 TL'lik kısmının davalı tarafından kabul edildiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, teslim edilen bir kısım malların ayıplı olması nedeniyle, davalı tarafından davacıya düzenlenen 21.546,00 TL tutarlı iade faturasının borçtan mahsup edilip edilmeyeceği hususundan kaynaklandığı, davalı tarafından düzenlenen iade faturasının kendi defterlerinde kayıtlı olup, davacıya olan borçtan mahsup edildiği, ancak, iade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi, içeriğinde yer alan malın ayıplı olduğuna ve davacıya teslim edildiğine dair bir delilin dosyaya ibraz edilmediği gibi, ispat yükü kendisinde olan davalının borcun ödendiğine dair bir ödeme belgesini de dosyaya sunmadığı, yemin deliline de dayanmadığı, takip tarihi itibariyle, davacının davalıdan 234.538,27 TL asıl alacak ve 21.865,07 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 256.403,34 TL'yi talep etmekte haklı olduğu, ancak, davacı tarafından dava dilekçesinde 234.538,27 TL asıl alacak üzerinden talepte bulunulduğu ve bu miktar üzerinden harç yatırıldığı, 21.865,07 TL olan işlemiş faiz yönünden ise harcı yatırılarak açılmış bir dava bulunmadığı, taleple bağlılık kuralı gereğince, Mahkemece işlemiş faizi de kapsayacak ve talebi aşacak şekilde itirazın iptaline karar verilmesinin ve bu miktar üzerinden icra inkâr tazminatının hesaplanmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı tarafından, icra takibine yapılan itirazda, borcun tamamına itiraz edildiği ve takibin tamamen durdurulduğu, ön inceleme duruşmasında ise, davalı tarafından davanın 212.994,29 TL'lik kısmının kabul edildiğinin belirtilmesine rağmen, kabul edilen kısım yönünden icra takibine yapılan itirazdan vazgeçilmediği için, takibin durmaya devam ettiği, bu nedenle, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, taleple bağlı kalınarak Adana 10. İcra Müdürlüğünün 2018/1 E. sayılı dosyasından asıl alacağa yönelik itirazın iptali ile 234.538,27 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!