11. Hukuk Dairesi 2023/3472 E. , 2024/5283 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/746 Esas, 2023/519 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karasu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/196 E., 2021/605 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun süre yönünden usulden reddine, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Karasu İcra Dairesinin 2015/467 E. sayılı dosyasına konu icra takibinde davalı tarafından borca, takibe, faize itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, borçlunun itirazının haksız olduğunu, davacı şirket Ülker Gıda'nın bölge bayii olduğu, davalının da davacı şirkete gelerek Ramazan ayında dağıtılması için ramazan kolisi adı altında yardım kolileri yaptırdığını, davacı şirketin yardım kolilerini davalı kuruma teslim etmiş olup, davalı kurumun da söz konusu kolileri vatandaşlara dağıttığını, söz konusu ramazan paketlerini 17.07.2013 ve 23.07.2013 tarihinde belediye personeli ... tarafından teslim aldığını, davacı şirketin davalı kuruma vermiş olduğu malzemelere karşılık 02.11.2013 tarih 15.399,57 TL bedelli, 04.11.2013 tarih 15.399,57 TL, 05.11.2013 tarih 15.399,57 TL, 06.11.2013 tarih 15.399,57 TL, 07.11.2013 tarih 15.399,57 TL, 08.11.2013 tarih 15.399,57 TL, 09.11.2013 tarih 15.399,57 TL, 11.11.2013 tarih 15.399,57 TL, 12.11.2013 tarih 15.399,57 TL, 13.11.2013 tarih 15.399,57 TL, 14.11.2013 tarih 15.399,57 TL, 15.11.2013 tarih 15.399,57 TL, 16.11.2013 tarih 15.399,57 TL, 18.11.2013 tarih 15.399,57 TL, 19.11.2013 tarih 15.399,57 TL, 20.11.2013 tarih 15.399,57 TL, 21.11.2013 tarih 15.399.557 TL, 22.11.2013 tarih 15.399,57 TL, 23.11.2013 tarih 15.399,57 TL, 25.11.2013 tarih 15.399,57 TL, 26.11.2013 tarih 15.399,57 TL, 27.11.2013 tarih 15.399,57 TL, 29.11.2013 tarih 15.399,57 TL, 29.11.2013 tarih 15.399,57 TL, 01.11.2013 tarih 15.399,57 TL, 30.11.2013 tarih 15.399,57 TL bedelli irsaliyeli fatura kestiğini, faturaları belediye başkanı olan Mehmet İspiroğlu'nun imzaladığını, davacı şirketin faturaları resmi şekilde ticari defterlerine işlemek için 31.12.2013 tarihinde davalı kuruma mutabakat mektubu gönderdiğini, davalı kurum Belediye Başkanı Mehmet İspiroğlu'nun 399.988,83 TL'ye mutabık olduğunu beyan ederek imzaladığını, davacı şirketin de söz konusu faturaları resmi ticari defterlerine işlediğini, davacı şirket alacağını alamadığından dolayı davalı kuruma Karasu İcra Dairesinin 2015/467 E. sayılı takibi ile icra takibi başlattığını, ödeme emri davalı kuruma gidince o zaman ki Belediye Başkanı Mehmet İspiroğlu'nun davacı şirketi aradığını ve süre talep ettiğini, başkana süre verildiğini ancak kurumun borcunu ödemeye yanaşmadığını, borçlunun borca itirazının iptaline takibin devamına haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na göre olay tarihi olan 2013 yılında Doğrudan Temin Limitinin KDV hariç 14.755,00 TL olduğunu (KDV dahil: 15.935,00 TL), bu limitin üstünde yapılacak olan mal alımlarının açık ihale usulü ile yapılmasının kanunun emredici hükmü olduğu, bu sebeple Belediye velev ki böyle bir ramazan yardım kolisi almış olsun; Belediyenin bu alımı açık ihale usulü ile ihale yapmadan almasının mümkün olmadığını, Aralık ayında art arda kesilen her bir faturanın yukarıda anılan doğrudan temin limitinin altında kalacak şekilde kesildiğini ve bu şekilde belediyeye fatura edilmeye çalışıldığını, yapılan işin aslında açık ihale usulü ile olması gerektiğini, doğrudan temin limiti sınırlarını aştığını, bu sebeple doğrudan temin limiti sınırları içerisinde kalması suretiyle kanunu dolanarak her nedense belediyeye fatura edilmeye çalışıldığının davacının kestiği fatura bedellerinin rakamları itibariyle sabit olduğunu, taraf lehine delil olarak kullanılmasının her iki tarafın da tacir olmasına ve uyuşmazlığın kaynağının ticari bir iş olmasına bağlı olduğunu, bu işin, her iki tarafın ticari işletmesini de ilgilendirmesi gerektiğini, taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğini haiz olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme bile olsa, defterlerin lehe delil olarak kullanılamayacağını, davacının ticari defterleri dosyada delil olarak değerlendirilemeyeceğini, davaya konu Mutabakat Mektubunun da hukuken taşıması gereken zorunlu unsurları taşımadığını, mutabakat mektubunda davacı firma adına imza atan kişinin ismi, şirketin kaşesi, imzalayanın yetkili olduğuna yarar bir husus yer almazken, ayrıca mutabakat mektubuna “bir ay içinde” itiraz edilebileceği yazılması zorunluyken, yalnızca 7 günlük itiraz süresi verilmesinin mutabakat mektubunu şekil unsurları yönüyle de hukuka aykırı hale getirdiğini, tutanakları imzalayan ...’in ilgi dönemde görevi Belediye Başkanlığı’na ait makam aracının şoförlüğü olup Belediye adına mal teslim alma yetki ve görevi olmadığını, davanın zamanaşımı, husumet ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin tedarik ettiği Ramazan kolisine ilişkin yardım malzemesinin davacı tarafından davalı ... Belediyesine temin edildiği, icra takibine konu faturaların bu hukuki ilişkiye istinaden düzenlendiği iddiası ile işbu davanın açıldığı, takibe konu faturalara dayanak hukuki ilişkinin, tanık beyanları, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi raporları ile sübuta erdiği, davacının temin ettiği yardım malzemelerine yönelik alacağa ilişkin faturaların ödenmediği, davalının bu nedenle takibe itirazda haksız olduğu, itirazın iptali gerektiği, takipten önce davalının temerrüde düşürülmediği, bu bakımdan işlemiş faiz talep edilemeyeceği, alacak likit olmadığından icra inkâr tazminatına yer olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Karasu İcra Müdürlüğü'nün 2015/467 E. sayılı icra dosyasına davalı itirazının iptaline, takibin 399.988,83 TL asıl alacak yönünden takip tarihinden işleyecek yasal faiz ile devamına, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı kurum ile davacı şirket arasındaki anlaşmada ifa etmeme durumunda doğrudan temerrüt faizi istenebileceği kararlaştırıldığından, davalı kurumun vadesinde borcu ifa etmeyerek zaten temerrüde düştüğünü, bunun aksi düşünüldüğünde dahi davacı şirket tarafından davalı kuruma süre verildiğinin görüleceğini, bu sebeple davalı kurum para borcunu ödemeyerek temerrrüde düşmüş olduğundan temerrüt faizine de hükmedilmesi gerektiğini, uyuşmazlık konusu alacak bilirkişi incelemesinden önce de belli olduğunu inceleme sonucundan dahi aynı rakamın çıktığını, bu durumda işbu uyuşmazlıkta likit bir alacak mevcut olduğundan ilk derece mahkemesinin icra inkar tazminatının reddine karar vermesinin Yargıtay uygulamasına ve hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait ticari defterlerin delil niteliğini haiz olmaması, davada tanık deliline başvurulmasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 200 üncü maddesine aykırı olması, mutabakat mektubunun kurucu unsurları taşımaması sebebiyle batıl olması, dava konusu faturalara dayanak sözleşmenin bulunmaması, 14.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu olayı destekler hiçbir veriye rastlanılmadığının tespiti karşısında, ispat yükü davacıda olan davada, davayı ispata yarar hiçbir hukuki mesnet olmadığından davanın reddi gerekirken, aksi yönde kurulan hükmün hukuka, hukukun bilinen tüm ilkelerine aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden; yerel mahkeme kararının davacı vekiline 25.01.2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, 6100 sayılı Kanun'un 92 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 93 üncü maddesindeki düzenlemeler de dikkate alındığında davacı açısından istinaf başvuru süresinin 08.02.2022 tarihinde dolduğu, davacı vekilinin istinaf dilekçesini süre dolduktan sonra olmak üzere 10.02.2022 tarihinde yerel mahkemeye sunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinas başvurusunun süre önünden usulden reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden ise; taraflar arasında, davalı Belediyeye Ramazan kolisi temini için sözleşme ilişkisi bulunduğunun ve bu kapsamda davalıya davacı tarafından hizmet sunulduğunun dosyaya sunulu dava dışı Belediye Başkanınca imzalanan "mutabakat mektubu, tanık beyanları ve davacının ticari kayıt ve defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile kanıtlandığı, davalının icra takibine vaki itirazının haksız olduğu, dolayısıyla kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili idare arasında yardım kollilerinin teminine yönelik herhangi bir sözleşme, ihale evrakı veya talimat bulunmadığını, bu hususun müvekkili belediye kayıtlarında yapılan inceleme ile de sübut bulduğunu, faturaya esas iş hakkında taraflar arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmadığını, akti ilişkinin inkârı halinde faturayı düzenleyenin aksini ispatla yükümlü olduğunu, taraflar arasında sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura sayılmayacağından itiraz edilmemesinin sonuç doğurmayacağını, davacının senetle ispat zorunluluğu olduğunu, muvafakat edilmemesine ve faturadaki malların değeri de nazara alınarak tanık dinlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, aslında davacının hibe olarak piyasaya sunduğu yardım kolilerini belediyeye fatura etmeye çalıştığını, bu durumun dava konusu faturaların, ramazan ayından 3-4 ay sonra ve doğrudan temin limitinin (KDV dahil 15.935,00 TL) altında kalacak şekilde parça parça kesilmesinden anlaşılır olduğunu, delil olarak sunulan mutabakat mektubunun taşıması gereken unsurları haiz olmadığını belirterek dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık ve dava, davalı ... tarafından ve bizzat başkanın muvafakati ile hazırlandığı iddia edilen yardım kolilerinin bedeline yönelik faturalar nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı ile buna bağlı olarak faturalardan kaynaklanan icra takibi nedeniyle davalı itirazının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!