WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3453 E.  ,  2024/1379 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Ret

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ...'in avukatı olarak açtığı önalım davasında taşınmazdaki pay satışını yapan paydaşlardan sadece dava dışı ... ...'un payı hakkında önalım talebinde bulunarak hata yaptığını, bu sebeple diğer paydaşların devredilen payları ile alakalı önalım hakkı kullanılamadığından dava dışı müvekkili adına tapu kaydının tescil ettirilemediğini, iki senelik zamanaşımı süresi dolduğu için de önalım hakkının kullanılamadığını, dava dışı ...’in başka bir avukatı vekil tayin ederek ortaklığın giderilmesi davası açıldığını ve mahkemesince ortaklığın giderilmesine karar verildiğini, mesleki hatası nedeniyle kendisinden talep edilen 27.308,58TL'yi dava dışı eski müvekkili ...’in avukatına ödediğini, davalı tarafından 26.04.2011 tarihinden itibaren Avukatlık Mesleki Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, 24.12.2013 tarihli dilekçe ile yaptığı tazmin başvurusunun davalı tarafından reddedildiğini, zararın teminat kapsamı içerisinde olduğunu ileri sürerek 27.308,58TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu rizikoyu doğuran mesleki hatanın davacı tarafından bilinen ve makul olarak bilinmesi gereken bir riziko olduğunu, zararın teminat dışı olduğunu, davacının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 23.05.2019 tarihli ve 2018/590 E., 2019/501 K. sayılı kararı ile taraflar arasında 2011 yılı Mart ayında “Avukatlık Mesleki Sorumluluk Sigorta Poliçesi” yapılmasına ilişkin görüşmelerin başladığı, sigorta şirketinin acentesi tarafından 26.03.2011 tarihli teklifin yapıldığı, 26.04.2011 tarihinde sigorta poliçesinin düzenlendiği, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 13.04.2011 tarihli bozma ilamı üzerine tensip zaptının davacı tarafa 25.04.2011 tarihinde tebliğ edildiği, ancak bozma ilamının davacı tarafa bu tarihte tebliğ edildiği ve davacı tarafından öğrenildiğine dair herhangi bir belge bulunmadığı, bu nedenle davacı tarafın bozma ilamını 26.04.2011 tarihinde öğrendiklerine dair beyanına itibar edildiği, davacı tarafın bozma ilamını yani rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği gün ile sigorta sözleşmesinin düzenlendiği günün aynı tarihe rastladığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1401 ... maddesi ve sigorta poliçesinde başlangıç tarihinin 26.04.2011 saat 12..00 olarak belirtilmesi nedeniyle sigorta sözleşmesinin yürürlüğünün 26.04.2011 günü saat 12.00'de başladığının kabul edilmesi gerektiği, bu haliyle sigorta sözleşmesinin rizikonun gerçekleşmesinden sonra düzenlendiği hususunun davalı tarafça ispat edilmesi gerektiği, ancak buna ilişkin herhangi bir delil ibraz edilemediği, bilirkişi incelemesiyle davacının 24.959,98 TL'sini davalıdan talep etme hakkı olduğunun anlaşıldığı, aksinin kabulü halinde dahi poliçe ... şartlarının C-2 maddesi uyarınca davalı ... şirketinin sözleşmeden caymaması nedeniyle de sigorta sözleşmesi kapsamında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 24.959,98 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
1.Dairemizin 26.02.2020 tarihli ve 2019/3506 E., 2020/2106 K. sayılı kararı ile poliçede yer ... düzenlemede teminat kapsamı “eylemin işleniş tarihi” esas alınarak belirlenmiş olduğundan, hatalı eylemin poliçenin düzenlenmesinden sonra saptanmasının sonuca etkisi bulunmadığı, davanın reddine karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

2. Mahkemece direnme kararı verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca görüşülmüş, 20.10.2022 tarihli 2020/11-655 E. ve 2022/1349 K. sayılı ilamı ile " dava konusu sigorta sözleşmesinin akdedilmesinden önce, sözleşmenin geriye dönüş süresi içerisinde gerçekleşen tazmin talebine konu olaydan davacının, sözleşmenin kurulduğu tarihten önce haberdar olduğu kabul edilmekle davacının talebi, poliçenin “İstisnalar” başlıklı bölümünün “Önceden Edinilmiş Bilgiler/Olaylar” başlıklı maddesi gereğince teminat kapsamı dışındadır. Bunun yanında yukarıda da belirtildiği üzere zararın talep edilebileceğini bilinmesi gerektiği de kabul edildiğinden talep esaslı düzenlenen sigorta sözleşmesinde riziko, sözleşme öncesinde gerçekleşmiş bulunmaktadır. Bu hususun sigorta ettiren tarafından da bilindiği gözetildiğinde, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesi 6102 sayılı Kanun'un 1486 ncı maddesindeki yollamayla uygulanacak olan aynı Kanun’un 1458 ... maddesi gereğince hükümsüz olduğundan eldeki davanın sözleşmenin hükümsüz olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir." gerekçesiyle bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile avukat olan davacının işinin niteliği gereği yapılan hatanın sonucu olarak ortaya çıkan zararı kendisinin ödeyeceğini bilmesi gerektiği, davacının sözleşmenin kurulduğu tarihten önce haberdar olduğu ve poliçe gereği davacının talebinin teminat kapsamı dışında kaldığı, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesi gereğince ve 6102 sayılı Kanun'un 1458 ... maddesine göre sözleşmenin hükümsüz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın hukuka aykırı olduğunu, poliçe tarihinde tazmin talebine konu olayın ve hatanın bilinmediğini, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Avukatlık Mesleki Sigorta Sözleşmesi Kapsamında alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 1458 ... maddesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.