11. Hukuk Dairesi 2023/3451 E. , 2024/5531 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/240 Esas, 2023/728 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2021/361 E., 2022/437 K.
Taraflar arasındaki davalı bankadaki hesaplarından bilgi ve rızası haricinde usulsüz olarak gerçekleştirilen işlemler nedeniyle açılan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin OMÜ Eğitim Fakültesi Yabancı Diller Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yapmakta olduğunu, 20.04.2021 tarihinde saat 13:30'da, üniversitedeki odasında bulunduğu sırada, kendi adına kayıtlı 0542 256 19 93 numaralı cep telefonu gizli numaradan arandığını, arayan erkek şahıs, "Merkez Bankasından" aradığını söyleyerek, müvekkilinin ismini zikretmiş ve "... ile mi görüşüyorum?" diye sorduğunu, müvekkilinin "buyurun benim" "ancak neden gizli numaradan arıyorsunuz*" diye sorduğunda, Merkez Bankasından arıyorum, tüm hesaplarınız siber saldırıya uğramış, hesaplarınızı güvence altına almamız gerekiyor yanıtını almış, müvekkil "bu konuda bilgim yok" diyerek telefonu kapattığını, aynı gün bir süre sonra, müvekkil bu kez 4440800 numaralı telefondan arandığını, arayan erkek şahıs; "Akbank müşteri hizmetlerinden aradığını" söyleyerek, "hesaplarınız siber saldırıya uğramış, hesaplarınızı güvence altına almak için tüm hesaplarınızı Merkez Bankası'nda toplayacağız" demiş, müvekkil "bunun nasıl olabileceğini" sorduğunda, "bu tür siber saldırılar yaşanabiliyor" yanıtını almış ve arayan kişinin banka görevlisi olduğuna ve söylediklerine inanan müvekkil, arayan kişinin yönlendirmesi ile Akbank Mobil Bankacılık uygulaması üzerinden, dava dışı Bankada bulunan döviz cinsinden parayı TL'ye çevirdiğini, bu para yaklaşık 186.000,00 TL civarında tuttuğunu, bu şahsın yönlendirmesi ile müvekkilin Merkez Bankası'nda özel müşteri temsilcisi olduğu iddia edilen şahsa ait İBAN Numarası verilmiş ve bu İBAN Numarasına 150.000,00 TL'nin aktarılması istendiğini, müvekkili belirtilen isim ve İBAN numarasına 150.000,00 TL'sını havale yaptığını, telefondaki şahıs, "Yapı Kredi ve Denizbank müşteri temsilcileri tarafından da aranacaksınız, paranızın güvence altına alınması için onlar da sizi yönlendirecek" diyerek telefonu kapattığını, müvekkil telefonu kapattıktan bir dakika sonra, *90 404 0 444 numaralı telefondan arandığını, arayan şahıs "Yapı Kredi Bankası müşteri hizmetlerinden aradığını" söyleyerek, müvekkilin vadeli ve vadesiz hesaplarının bakiyelerini istemiş ve "12.04.2021 tarihinde 75.000,00 TL kredi talebinde bulunduğunun" iddia edildiğini, bundan haberi olmadığını söyleyen müvekkil, telefondaki şahsın "hesaplarınızı güvence altına alacağız" söylemi ve sonrasında yönlendirmesi ile müvekkil telefon mobil bankacılık aracılığı ile, davalı Yapı ve Kredi Bankası tarafından "ön onaylı" 36 Ay Vadeli ve Aylık 1,80 faizli, 150.000,00 TL'lik krediyi onaylamak sureti ile kullandığını, bu krediye ilişkin 787,50 TL Kredi Tahsis Ücreti, 9.452,90 TL'de Kredi Tahsisi İçin Sigorta Poliçe Ücreti alınması sonrasında, müvekkilin hesabına 140.000,00 TL geçtiğini, toplam bakiyenin 150.000,00 TL'ye tamamlanması için, yine aynı şahıs tarafından kendisine 10.000,00 TL Artı Para Hesabı olarak geçen kredi de kullandırılarak, sonrasında 150.000,00 TL'yi banka görevlisi olduğunu söyleyen şahsın yönlendirmesi ile önce kendisine ait davalı ...'ta bulunan hesabına gönderdiğini, telefondaki şahıs "sizi Denizbank müşteri temsilcisi arayacak" diyerek telefonu kapattığını, telefonu kapatır kapatmaz 490 404 0 444 numaralı hattan gelen aramayı cevapladığını, arayan şahıs "Denizbank müşteri hizmetlerinden aradığını" söyleyerek, "geçmiş olsun, Denizbank'taki hesaplarınızı Merkez Bankası'na aktarıp güvence altına alacağız, bu aşamada ben size yardımcı olacağım" diyerek, "müvekkilin hesaplarında ne kadar para olduğunu " sorduğunu, müvekkilden, "hesabında 150.000,00 TL ve artı para hesabında 2.000,00 TL olduğu" cevabını alınca, "150.000,00 TL'sını Merkez Bankası'ndaki görevli ...'ye ait TR59 0006 2001 0840 0006 6750 17 İban Numarasına aktarın, paranız güvence altına alınacak, bir kaç saat içinde her hangi bir kesinti yapılmadan paranız iade edilecek" diyerek müvekkilden hesabındaki parayı bildirdiği hesaba aktarmasını istediğini, müvekkil de telefondaki şahsın yönlendirmesi ile bildirilen hesaba 150.000,00 TL'yı EFT yaptığını, telefondaki şahıs "paranız güvence altına alındı, birkaç saat içinde paranız geri iade edilecek" diyerek telefonu kapattığını, müvekkil bu telefonu da kapatınca, 490 444 25 25 numaralı telefondan arandığını, arayan kişi "Akbank müşteri hizmetlerinden aradığını" söyleyerek, "... Hanım dolandırılmışsınız, biraz önce konuştuğunuz kişiler dolandırıcı, 50.000,00 TL'nize bloke koyduk, telefonunuza antivirüs programı kurmak isterseniz size yardımcı olabiliriz" deyince müvekkil de telefonu kapatarak, kendisini arayan numaraları ve hesaplarını kontrol ettiğinde dolandırıldığını anlamış ve Denizbank, Yapı ve Kredi Bankası, Akbank müşteri hizmetlerini arayarak tüm hesaplarına bloke koydurduğunu ve karakola giderek şikayetçi olduğunu belirterek, müvekkilinin hesaplarından kendi kusuru olmaksızın, davalı bankaların güvenlik açığı ve tam kusuru nedeniyle gerçekleşen kredi kullanma, yüksek meblağlı eft işlemleri gibi Bankacılık işlemlerinden doğan zararı ile davalı Yapı Kredi Bankasındaki yüksek faizli krediyi kapatmak üzere başka bir bankadan kullanmak zorunda kaldığı ve halen taksit ödemeleri devam eden kredi nedeniyle oluşan ve oluşacak olan munzam zararına karşılık, ileride artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL miktarın, 20.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; haksız olduğu iddia edilen işlemler bakımından sorumluluğun kimde olduğu tespit edilmeden müvekkil bankaya dava açılması, hakkaniyete aykırı bir durum olduğunu, işbu sebeple davanın husumetten reddi gerekmekte olduğunu, davacı tarafça kredi kartlarına ilişkin olarak bloke işlemlerinde kusurlu olduğu iddia edildiği, bu hususta müvekkil bankanın kusurlu olduğu yönündeki iddialarını kabul etmediklerini, davacıya gönderilen SMS içeriklerinde banka çalışanı dahil kimseyle paylaşılmaması açıkça yazmakta olup davacının sosyo ekonomik durumu nazara alındığında bu uyarıyı dikkate alması beklenmekte olduğunu, davacı ile imzalanan bireysel müşteri sözleşmesi gereği şifrelerin gizliliğindeki sorumluluk müşteriye ait olup, davacının kişisel bilgilerini muhafaza etmesinin beklendiğini, davacıyı arayan numaranın müvekkili banka tarafından kullanılan numara olmadığını, müvekkil bankanın internet sistemlerinin güvenliği mevzuata uygun ve güvenlik zafiyeti olmadığını belirterek, haksız olduğu iddia edilen işlem bakımından sorumluluğun kimde olduğu tespit edilmeden müvekkil bankaya dava açılması usul ve yasaya aykırı olup müvekkil tarafından tesis edilen bir işlem bulunmadığından husumet itirazlarının kabulü ile davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini, dava konusu işlemlerde sorumluluğun kart hamilinde olması, müvekkil bankanın gerekli önlemleri almış olması ve zarar konusu eylemlerde kusurunun olmaması sebebi ile ve neticeden ispat yükü yerine getirilemediğinden, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
2.Davalı ...Ş. vekilinin cevap dilekçesinde; davacının dava konusu işlemler açısından haksız kazanç sağladığını iddia ettiği kişi ya da kişilere karşı taleplerini ileri sürmesi gerekmekte olduğunu, davacı tarafın 150.000,00 TL Garanti Bankası ... isimli şahsa ait hesaba Eft edildiğinden huzurdaki davanın anılan kişiye karşı açılması gerekmekte olduğunu, davaya konu taleplerin banka dökümleri hesap hareketleri internet bankacılığı geçmiş hareket kaydı gibi birçok somut veriye dayanılarak belirlenmesi mümkün olup davacı kullandığı ürünlere yapılan işlemlere dair tüm bilgilere ulaşabilecek durumda olduğunu, davacının iddia ettiği işlemlere ilişkin kayıtlar tarih, saat, meblag bilgisi de dahil olmak üzere sistemlerde kayıtlı olup işbu kayıtlardan talep konusunun belirlenebilir nitelikte olduğu aşikar olduğunu, nitekim dava dilekçesinde de uğradığı zararı bildirdiğini, davacının huzurdaki davayı belirsiz alacak davası şeklinde açmakta hukuki yararı olmadığını davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacıya talep sonucu açıklamak üzere 1 hafta kesin süre verilmesine aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, usulü itirazları doğrultusunda davanın usulden reddine karar verilmesini aksi halde davanın tüm talepler yönünden de esastan reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesi ve davacının emniyetteki ifadesinden de anlaşıldığı üzere dava dışı 3. Kişilerin davacıyı telefonla arayarak onların yönlendirmesi ile davacının kendi mobil cihazı üzerinden işlemleri yaptığı, usulüne uygun Bilirkişiler ... , ve ... 'un 30.06.2022 havale tarihli bilirkişi raporunda davacının kendisini arayan siber dolandırıcıların yönlendirmesi ile davacının kendi cihazından Yapı Kredi bankası mobil uygulamaya giriş yaptığı, sonrasında 150.000,00 TL kredi kullanarak bu tutarı kendisini arayan şahsın yönlendirmesi ile TR...BAN numaralı Denizbank hesabına aktardığı, bu işlemlerin hemen arkasından +90 4040444 numaralı hattan arandığı, kendisini arayan şahsın yönlendirmesi ile davacının kendi cihazından Denizbank Mobil şubeye giriş yaparak ... isimli şahsa ait TR... IBAN numaralı hesaba 150.000,00 TL para gönderdiği, bu bağlamda Yapı ve kredi bankası ile Denizbank Mobil Uygulamaların davacının kendi cihazı üzerinden kendisinin giriş yaptığı ve tüm işlemleri kendisinin yaptığı, teknik yönden davalı bankaların üzerine düşen bir sorumluluğun olmadığı, işlemlerde davacının ağır ihmalinin olduğu, dava konusu edilen işlemlerin 34d65993-70db-4662-0a586- 0d3044ef12b1 ID numaralı cihazdan yapıldığı, bu cihazında davacının kullanmış olduğu cihaz olduğu, davacının mobil bankacılığına 15.04.2021 tarihinde davalı banka tarafından gönderilen Akıllı SMS ile giriş sonrası, giriş yapılan cihazda beni hatırla özelliğinin aktif edildiği ve bu tarihten sonraki girişlerde Akıllı SMS gerek kalmadan girişlerin yapıldığı, dolayısıyla Akıllı SMS gerek kalmadan mobil bankacılığa girişlerin yapılması nedeniyle olayın meydana gelmesinde (Kredi kullanımı Eft işlemleri) davalı bankalara yüklenecek bir ihmal bulunmadığı, davalı bankaların olayın gerçekleştiği tarih itibariyle internet bankacılığı sisteminde, o dönem sektörde kullanılmakta olan tüm gerekli tedbirleri aldıklarını belirttikleri, dolayısı ile davacının dikkatsiz davranarak üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği, davalı bankaların ise sorumluluğun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş., yapılan bankacılık işlemlerine ilişkin bilgilendirme SMS'i dahi göndermediğini, diğer davalı ...Ş.'nin ise işlemlerin yapılmasından yaklaşık 7 saat sonra da olsa işlemin şüpheli olduğuna ilişkin karşı bankaya mail gönderdiğini, bu durumda her iki davalının da güvenlik açığı olduğunu ve işlemlerde kusurlu olduğunu, 20.04.2021 tarihinde, yapmadığı (bilgilendirme SMS'i dahi göndermeme) ve yaptığı (EFT işlemini 7 saat sonra da olsa şüpheli kabul ederek dava dışı bankaya mail gönderme) işlemlerle de sabit olduğunu, dayanak bilirkişi raporunda yer alan "...davalı bankaların olayın gerçekleştiği tarih itibariyle internet bankacılığı sisteminde, o dönem sektörde kullanılmakta olan tüm gerekli tedbirleri aldıkları" yönündeki tespitin hatalı olduğunu, dosya kapsamında alınan raporda yer alan, müvekkili davacının ağır kusurlu olduğu, davalı bankaların ise kusurunun bulunmadığı şeklindeki tespitine itiraz edildiğini, itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunda çelişkiler olduğunu, bu çelişkilerin giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, her iki davalı bankanın da güvenlik açığı olduğu aslında dayanak bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, objektif kusur sorumluluğu bulunan davalı bankaların dava konusu işlemlerde tam kusurlu olduğu rapordaki tespitlerle de ortaya çıktığını, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, hukuken hatalı bilirkişi raporu dayanak alınarak her iki davalı yönünden de davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesi, davacının emniyetteki ifadesi ve bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere, olayın meydana gelmesinde (Kredi kullanımı, Eft işlemleri) davalı bankalara yüklenecek bir ihmal bulunmadığı, davalı bankaların olayın gerçekleştiği tarih itibariyle internet bankacılığı sisteminde, o dönem sektörde kullanılmakta olan tüm gerekli güvenlik tedbirlerini aldıkları, davacının dikkatsiz davranarak üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği ve ağır kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalı bankadaki hesaplarından bilgi ve rızası haricinde usulsüz olarak gerçekleştirilen işlemler nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince Tüketici Mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!