11. Hukuk Dairesi 2023/3443 E. , 2024/5426 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1645 Esas, 2023/445 Karar
HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/343 E., 2019/264 K.
Taraflar arasındaki faydalı model hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yirmi yılı aşkın süredir askı üretimi işi ile iştigal ettiğini, müvekkilinin “Plastik Malzeme Üzerine Metal Çakma Mekanizması” buluş başlıklı TR 2009/05341 Y sayılı faydalı model belgesinin sahibi olduğunu, davalının ise TR 2010/10606 Y sayılı "Plastik Askı Üzerine Kanca Çakma Makinası" buluş başlıklı faydalı model belgesinin sahibi olduğunu, ancak davalı yana ait faydalı modelin piyasada uzun yıllardır kullanılan bir buluş olduğunu, 2010 yılından önce bilindiğini ve sektördeki firmalar tarafından kullanıldığını, yeniliğe haiz olmayan davalı yan buluşunun incelemesiz patent sisteminden yararlanarak elde edildiğini ve sektördeki rakiplerine karşı adeta bir silah gibi kullanıldığını, davalı yanın bu belgeye dayanarak müvekkili aleyhinde Bakırköy 1. FSHHM’nin 2012/214 D.İş sayılı dosyası ile tespit yaptırdığını ve tespitten yaklaşık üç sene sonra yine müvekkili aleyhinde maddi ve manevi tazminat talepli Bakırköy 2. FSHHM’nin 2015/26 E. sayılı dosyası ile dava ikame ettiğini, davalı yanın başka firmalar aleyhinde de dava açtığını, bu nedenle yeniliğe haiz olmayan ve kötü niyetle tescil edilen ve kötü niyetli olarak aynı sektördeki firmalara baskı yapılmak için kullanılan belgesinin hükümsüzlüğünün talep edilmesi amacıyla işbu davayı açtıklarını ileri sürerek davalı yana ait TR 2010/10606 Y sayılı faydalı model belgesinin hükümsüzlük kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü talepli İstanbul 4. FSHHM’nin 2013/223 E. sayılı dosyası ile daha önce dava açıldığını ve yapılan yargılama sonucunda davanın müvekkili lehine sonuçlandığını, davacı adına tescilli faydalı modelin, müvekkili adına tescilli faydalı modelin yeniliğini ortadan kaldıracak güçte olmadığını, her iki makinenin çalışma sistemlerinin birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin tekniğin bilinen durumuna katkı yapan, işgücü ve zamandan tasarruf sağlayan, defolu üretim yapılması ihtimalini neredeyse sıfırlamış, maliyeti düşük ve düşük enerji ile çalışabilen bir makine yaptığını, davacı taraf makinesine ait tarifname ve istemler incelendiğinde ise, bu makinenin hızlı olmadığı, sistemin süratinin operatörün anlık çalışma hızına bağlı olduğu, hata vermesi ihtimalinin ve defolu üretim olasılığının yüksek olduğunun görüldüğünü, bunların haricinde davacının sisteminde hatalı üretim adedinin de çok fazla olduğunu ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile faydalı model belgelerinde patentlerin aksine yeniliğin tekniğin bilinen durumu aşması gerekmediği, bir faydalı modele konu olan buluşun yeni sayılabilmesi için faydalı model başvurusuna konu olan buluşun başvuru tarihinden önce Türkiye'de veya dünyada herkesin ulaşabileceği şekilde yazılı olarak veya başka bir yol ile açıklanmış veya yöresel ve ülke çapında kullanılmış olmaması gerektiği, faydalı model konusu buluşun teknik alana ait olması" teknik , ekonomik ve sosyal ilerlemenin " gerçekleşmesini sağlayacak nitelik taşıması gerektiği, herkesin ulaşabileceği şekilde yazı ile açıklanmış veya başka bir yol ile yapılmış ise buluşun yeni sayılmayacağı, faydalı modele konu olan buluşun başvuru tarihinden önce kullanılmış ise yenilik ortadan kalkacağı, faydalı modele konu buluş 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (551 sayılı KHK) 154 üncü ve 156 ncı maddeleri anlamında yeni değil ise belgenin hükümsüzlüğüne karar verileceği, somut olayda alınan her üç bilirkişi heyetlerinin görüş birliği içinde bulundukları, davalının başvuru tarihi itibarıyla faydalı modelin yeni olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında usul ve yasaya aykırı olarak tesis edilen rapora atfen davanın kabulüne karar verdiğini, bilirkişi raporlarında özetle; dosyaya sunulan deliller çerçevesinde faydalı model belgesinin hükümsüzlüğünü gerektirecek herhangi bir değerlendirme olmadığına kanaat getirildiğini, Yerel Mahkemece bir önceki heyetin raporlarına karşı itirazlarının yerinde görüldüğünü, buluşun yenilik unsuru taşıyıp taşımadığı noktasında salt deliller üzerinden değil, kamusal nitelik gözetilerek ülke ve dünyaca bilinen eşiğin araştırılmadığına itiraz edildiğini, dünyanın herhangi bir yerinde, herhangi bir zamanda kamunun ulaşabileceği biçimde ileri sürülen buluşa ilişkin bilgi-yazılı veya sözlü- mevcutsa artık o buluşun yeni olmadığını, eğer bilgi veya buluş olduğu ileri sürülen fikir tekniğin bilinen durumuna dahil değilse faydalı model konusu buluşun yeni olduğunu, bu anlamda, fotografik yenilik değerlendirilmesi yapıldığını, tekniğin bilinen durumuna ise ulusal, uluslararası ya da Avrupa bölgesinde yapılmış patent başvurularının da dahil olduğunu, Yargıtay kararlarına göre yenilik değerlendirilirken, konuyla ilgili olarak, Dünya çapında açıklanmış bilgiler, yayınlar, dökümanlar dikkate alınarak istemlerin incelenmesi ve kıyaslanması gerektiğini, 551 sayılı KHK'nın 156 ncı maddesi uyarınca, faydalı model belgesi başvurusu tarihinden önce Türkiye' de yapılmış olan patent veya faydalı model belgesi başvuruları, faydalı model belgesi başvurusu tarihinden sonra yayınlanmış olsalar dahi, başvuru konusu buluşun yeniliğini ortadan kaldıracağını, yenilik unsurunun mutlak yenilik ilkesi kapsamında dünyada yenilik kriteri olarak benimsenmiş bulunduğunu, faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü davasında dava konusu faydalı modelin yenilik unsuruna sahip olup olmadığının, dünya çapında açıklanmış bilgi, yayınlar ve dokümanlar dikkate alınarak ve faydalı model belgesindeki istemler ile karşılaştırılması yapılmak suretiyle belirlenmesi gerektiğin, Yargıtayın yerleşik içtihadının da bu yönde olduğunu, Yargıtay kararı ile desteklenen iddialarına karşılık, bilirkişilerce halen mevcut deliller üzerinden değerlendirilme yapılmasının eksik inceleme niteliğinde olduğunu, bilirkişilerce yapılması gerekenlerin, emsal kararda vurgulandığı üzere dünya çapında açıklanmış bilgi, yayın ve dokümanlar üzerinde mesleki tecrübelerine göre rapor tanzim etmek olduğunu, fakat bilirkişilerin aynı raporları noktasına virgülüne dokunmadan dosyaya sunduklarını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, faydalı model hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 551 sayılı KHK'nın 156 ıncı ve 165 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dava, davalı adına tescilli faydalı modelin hükümsüz kılınması istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince, yargılama sürecinde alınan bilirkişi raporları hükme esas teşkil ettirilerek davaya konu faydalı modelin başvuru tarihi itibariyle yenilik kriteri taşımadığı hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2.Dairemizin 03.06.2013 tarihli, 2012/8730 E., 2013/11541 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere 6769 sayılı Kanun'un geçici 1 inci maddesi gereğince somut olaya uygulanması gereken 551 sayılı KHK'nın 156 ncı maddesinde faydalı model başvurusuna konu olan buluşun yenilik unsuru taşıması gerektiği açıklanmış olup, bilirkişiler bu madde kapsamında Türkiye içerisinde veya dünyada, herkesin ulaşabileceği şekilde yazılı veya başkaca bir yolla buluşun açıklanıp açıklanmadığını, yöresel veya ülke çapında kullanılmış olup olmadığını saptamakla görevlidirler. Bu şekilde bir araştırma neticesinde faydalı model belgesi başvurusuna konu buluşun yenilik unsuru olmadığını belirledikleri takdirde, somut dayanağı ile bu hususu raporlarında belirtmelidirler. Mutlak yenilik unsuru, kamu düzeni ile ilgili olup, bu hususun araştırılıp saptanması için mahkemece bilirkişiye ayrıca görev verilmesi gerekmemektedir. Bu nedenle, yargılama sürecinde ayrı heyetlerden alınan üç bilirkişi raporunda da yukarıda belirtildiği şekilde bir araştırma yapılmaksızın yenilik incelemesinin sadece davacı yanca sunulan 2009 tarihli faydalı model baz alınarak yapılması ve İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince de bu raporlar benimsenerek yazılı şekilde hüküm kurması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!