WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3405 E.  ,  2024/1228 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2021/882 Esas, 2023/78 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM :Kısmen kabul

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının davacı ve distribütör ile 01.01.2012 tarihinde imzaladığı sözleşmeye göre sözleşme süresi boyunca adresinde yazılı iş yerinde davacı şirketin pazarlama, dağıtım ve satışını gerçekleştirdiği ürünlerini satmayı ve bulundurmayı, ayrıca iş yerini başkalarına devir ve temlik etmemeyi taahhüt ettiğini, sözleşmeye konu iş yerinde mahkemece yapılan tespitle iş yerinin sözleşmeye aykırı olarak kapatılarak üçüncü şahsa devredildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği sözleşmenin ihlal edilmesi veya iş yerini kısmen veya tamamen çalıştırmaması halinde davalının aldığı her türlü maddi yardım, katkı payı ile birlikte 16.000,00 USD cezai şartı ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini ileri sürerek davalı tarafa verilen 19.000,00 TL katkı payı ile 16.000,00 USD cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 19.06.2014 tarih, 2013/397 E., 2014/219 sayılı kararı ile benimsenen bilirkişi raporuyla davalının sözleşme şartlarını ihlal ettiği, sözleşmenin ihlalinde katkı bedeli ile 16.000,00 USD cezai şartın ödenmesinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin ihlali nedeniyle katkı bedeli ve cezai şarttan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 16.000,00 USD cezai şartın dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca USD'ye uygulanan en yüksek faiz ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının ve 19.000,00 TL katkı bedelinin ise dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19.Hukuk Dairesinin 18.11.2015 tarih, 2015/5672 E., 2015/15067 sayılı kararı ile davanın taraflar arasındaki 01.01.2012 tarihli sözleşmenin 16. maddesinden kaynaklanan işletmenin başka birine devredilmesi nedeniyle cezai şart ve katkı bedeli istemine ilişkin olduğu, mahkemece davanın kabulüne ve sözleşmede kararlaştırılan 16.000,00 USD cezai şartın da tahsiline hükmedildiği, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 22 ... maddesi uyarınca tacir sıfatını haiz borçlu, fahiş olduğu iddiasıyla cezai şarttan indirim yapılmasını mahkemeden isteyemez ise de, kararlaştırılan cezai şartın tarafların ekonomik yönden yıkımına sebep olacak derecede fahiş olduğunun belirlenmesi halinde makul düzeyde indirim yapılabileceği Yargıtay'ca kabul edildiği, bu itibarla mahkemece, bu davada talep edilen ve hüküm altına alınan cezai şartın ekonomik yönden davalının yıkımına sebep olup olmayacağı yönünden, davalının mali durumu gözetilerek ticari defter kayıtları ve bilançoları üzerinde konusunda uzman bir bilirkişiye inceleme yaptırılıp, ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak deliller hep birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesi ile bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 21.04.2016 tarih, 2016/201 E. ve 2016/461 K. sayılı kararı ile önceki gerekçeler yanında, 6102 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinde cezai şarttan indirim yapılmasının öngörülmediği, davalının tacir olduğu, sözleşme yaparken basiretli davranması gerektiği gerekçesiyle direnme kararı verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.09.2021 tarih 2017/(19)11-943 E. ve 2021/984 K. sayılı ilamıyla davalının sözleşmenin devamı sırasında sözleşmeye aykırı olarak işletmeyi devretmesi nedeniyle sözleşmenin ihlâline neden olduğunun ... olduğu, ancak mahkemece sözleşmenin davalı tarafından ihlâli sebebiyle davalı aleyhine cezaî şarta hükmederken 6102 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinde cezaî şarttan indirim yapılmasının öngörülmediği, davalının tacir olduğu, sözleşme yaparken basiretli davranması gerektiği belirtilerek cezaî şart bedelinden indirim yapılmamış ise de, cezaî şart tacir borçlunun ekonomik olarak mahvına sebep olacak derecede ağır ve yüksek ise bu husus genel adap ve ahlâka aykırı sayılacağından, mahkemece cezaî şartın tamamen veya kısmen iptaline karar verilmesinin mümkün olduğu, bu durumda mahkemece, cezaî şart hususunda bir karar verilmeden önce, sözleşmenin düzenlendiği tarihte tarafların iktisadi durumu, davalı borçlunun ödeme gücü ve kabiliyeti göz önüne alınarak, bu yönde davalı defter ve kayıtlarının incelenmesi ile denetime elverişli olacak şekilde bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği hâlde, eksik inceleme ve yanılgılı gerekçe ile verilen direnme kararı yerinde olmadığı, Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, somut olayda davalının savunma ile sözleşmedeki cezaî şartın kendisinin ekonomik olarak mahvına neden olacağına dair beyanda bulunmadığı, bu durumda tacirler açısından zorunlu olmayan cezaî şarttan indirim yapılması hususunda hâkime kendiliğinden araştırma yükümlülüğü yüklenemeyeceği, savunma ile getirilmeyen bir hususun araştırılmasının davanın uzamasına sebebiyet vereceği, açıklanan gerekçe ile direnme kararının onanması gerektiği yönünde görüş ileri sürülmüş ise de, bu görüş yukarıda açıklanan nedenlerle Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmediği, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan ve yukarıda gösterilen ilâve nedenlerle, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen ... Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının tespit edilebilen ekonomik gücüne göre talep edilen cezai şart bedelinin davalı için ağır külfet oluşturduğu, mali durumuna göre takdiren indirim yapılması gerektiğinden takdiren 8.000,00 USD Cezai şartın tahsilinin uygun olacağı ihlal sebebi ile bilirkişi raporuyla belirlenen 19.000,00 TL katkı bedeli ve 8.000,00 USD cezai şartın davalıdan tahsili gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 8.000,00 USD cezai şartın dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca USD uygulanan en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının ve 19.000,00 TL mali katkı bedelinin, dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ait istemin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; cezai şartın tenkisinin hukuka ve sözleşme serbestisi ilkesine aykırı olduğunu, sözleşmenin 16 ncı maddesi gereği tenkis yapılamayacağı ve davalılar tacir olduğundan yasa gereği de tenkis yapılamayacağını, davalının sözleşmeyi imzalarken basiretli davranması gerekmekte olup kendi kastı ile sözleşmeyi ihlal etmesi halinde cezai şartın tamamını ödemekle yükümlü olduğunu, yasal süreler içerisinde cezai şartın mahvına sebep olacağına dair beyanda bulunmadığını, bu yönde bir savunma yapmadığını, mahkemece resen bu konuda araştırma yapılarak karar verilmesinin hukuken mümkün olmadığını, yapılan tenkisin fahiş olduğunu, mahkeme kararının hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki 01.01.2012 tarihli sözleşmenin 16 ncı maddesinden kaynaklanan işletmenin başka birine devredilmesi nedeniyle cezai şart ve katkı bedeli istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.