11. Hukuk Dairesi 2023/3401 E. , 2024/2972 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/394 Esas, 2021/764 Karar
HÜKÜM : Davanın reddine
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde,davalıların bankanın ... Şubesinin eski şube müdürleri olduğunu, 1995-1998 arası bir kısım şirketlere kullandırılan kredilerde koşullara uyulmadığını, yeterli güvencenin alınmadığını, ekspertiz değerlerinin yetersiz olduğunu, istihbarat raporları gereğince verilen talimatlara uyulmadığını, firmalardan kredi borçlarının tahsil edilemediğini, bankanın bu surette zarar uğradığını ileri sürerek, 31.624,12 TL, 62.542.185 DM ve 6.206.620 USD davalılardan tahsili talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, tahsil edilemeyen kredilerle ilgili olarak davalıların hangi işlemleri yaptıkları, hangi belgelerdeki imzaları nedeniyle sorumlu olduklarının belirtilmediği, ıslak imzalı herhangi bir kayıt ve belge ibraz edilmediği, davalılara yükletilen sorumlulukların neler olduğu, görev yaptıkları dönemler itibariyle hangi eylemleri ile zarara yol açtıklarının ayrı ayrı ortaya konulması, düzenledikleri ıslak imzalı belgelerin ibraz edilmesi ve oluşan banka zararına ne şekilde yol açtıkları, zararın ne kadarlık kısmından sorumlu olduklarının açıklanması ve belgelendirilmesi gerekirken bu yönde kanıtlayıcı delil ve belge ibraz edilmediği, davalıların sorumluluklarının somut olarak açıklanmadığı, kredi kullandırılan şirketlerle ilgili olarak tahsil imkanının ortadan kalktığı tutarlar yönünden aciz vesikası veya rehin açığına bağlanmadığı ve bu nedenle davalılara rücu koşullarının oluşup oluşmadığının tespit edilemediği, davalıların farklı tarihlerde görev yaptıklarına göre, görevli oldukları dönemde hangi işlemleri ile bankanın zararına sebep olduklarının somut ve imzalarını içeren belgelerle kanıtlanması gerektiği, ancak bu belgelerin ibraz edilmediği, müfettiş raporu dışında davalıların sorumluluğuna gidilebilecek herhangi bir kayıt ve belgenin bulunmadığı, kaldı ki davalıların ayrı dönemlerde banka şube müdürü olarak görev yaptıklarından, iddia edilen zarar tutarının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliinin de söz konusu olamayacağı, bu durumun dahi ayrıştırılmadığı, hangi davalının ne kadar banka zararından sorumlu olduğu, kusurlu işlem ve eylemlerinin neler olduğunun somut olarak belirtilmediğinden zarar ile davalıların eylem ve işlemleri arasında illiyet bağının kanıtlanamadığı, bu nedenle zarardan sorumlu tutulamayacakları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 12.03.2019 tarih, 2017/3114 E., 2019/2030 K. sayılı kararıyla; "1- Dava, davacı bankanın usulsüz kredi verilmesi nedeniyle zarara uğratıldığı iddiasına dayalı eski şube müdürleri aleyhine açılan tazminat davası olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 342. maddesi uyarınca icracı müdürler bakımından da yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna dair hükümler uygulanacağından davacı banka tarafından aynı Yasa'nın 341. maddesi uyarınca böyle bir davanın açılabilmesi için genel kurulca dava açılması hususunda alınmış bir karar olmalıdır. Davacı tarafından ibraz edilen 04.05.2012 tarihli genel kurul kararı da somut uyuşmazlığı kapsamamaktadır. Bu durum karşısında, işbu dava yönünden alınmış böyle bir genel kurul kararının bulunmadığı anlaşılmış ise de, anılan eksiklik sonradan tamamlanabileceğinden davacı tarafa dava açılması yönünde genel kurul kararı alınması ve ibrazı için süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bu nedenle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin sair, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; davacı bankanın... Şubesinde davalı ...'nin 12.11.1996-13.02.1998 tarihleri arasında davalı ...'in 16.02.1998-18.06.1998 tarihleri arasında, davalı ...'ın ise 28.08.1998 tarihinden itibaren Şube Müdürü olarak görev yaptıkları, görevli oldukları dönem içinde dava dilekçesinde belirtilen 40 adet şirkete muhtelif tarihlerde kredi kullandırıldığı, davalıların kredi kullandırım koşullarında belirtilen güvenceler alınmadan veya eksik alınarak kredi kullandırmaları, güvencede ipotek açığı, ekspertiz değeri yetersizliği, senet ve nakit bloke açığına neden oldukları, istihbarat raporları gereğince verilen talimatlara uymadıkları, bazı kredilerin yönetim kurulu kararı alınmadan kullandırıldığı ve bu şekilde bankanın zarara uğratıldığı iddiasıyla bu zararın giderilmesi isteminde bulunulduğu, davacının zarar iddiası dosyada fotokopisi bulunan davacı banka genel müdürlüğünün Teftiş Kurulu Müfettişi ... tarafından düzenlenen 27.12.1999 tarih, 1999-31-2 sayılı soruşturma raporu ve eki belgelere dayandırıldığı, davacı vekili 09.04.2015 havale tarihli dilekçesi ekinde dava dayanağı kredi alacaklarına ait ekstreleri ibraz etmiş olup, kredi alacaklarının dava dilekçesinde belirtildiği gibi 40 firmadan değil, 27 firmadan kaynaklandığı belirtildiği, diğer 13 firmanın riski bulunduğuna dair belge ibraz edilmediği, ekstreleri ibraz edilen 27 adet firmanın kullandıkları kredilerden tahsil edilemeyen tutarlar bilirkişi raporu ile hesaplandığı ve davacı bankanın 3.058.847 CHF, 71.045.985 DEM, 35.575.089,46 USD, 38.014.105,44 TL kredi bakiyesinin söz konusu olduğunun belirtildiği, davacı talebi içinde yer almayan ...Denizcilik A.Ş.'ne ait 2.950.050,00 TL kredi bakiyesi indirildiğinde 35.064.055,44 TL'lik bir kredi bakiyesinin mevcut olduğunun belirtildiği, tahsil edilemeyen bu kredilerle ilgili olarak davalıların hangi işlemleri yaptıkları, hangi belgelerdeki imzaları nedeniyle sorumlu olduklarının belirtilmediği, ıslak imzalı herhangi bir kayıt ve belge ibraz edilmediği, davalılara yükletilen sorumlulukların neler olduğu, görev yaptıkları dönemler itibariyle hangi eylemleri ile zarara yol açtıkları ayrı ayrı ortaya konması gerektiği, düzenledikleri ıslak imzalı belgelerin dosyaya ibraz edilmesi gerektiği ve oluşan banka zararına ne şekilde yol açtıklarının zararın ne kadarlık kısmından sorumlu olduklarının açıklanması ve belgelendirilmesi gerektiği, görülmekte olan davada ise bu yönde kanıtlayıcı delil ve belge ibraz edilmediği, davalıların sorumluluklarının somut olarak açıklanmadığı, kredi kullandırılan şirketlerle ilgili olarak tahsil imkanının ortadan kalktığı tutarlar yönünden aciz vesikası veya rehin açığına bağlanmadığı ve bu nedenle davalılara rücu koşullarının oluşup oluşmadığının tespit edilemediği, davalıların farklı tarihlerde görev yaptıklarına göre görevli oldukları dönemde hangi işlemleri ile bankanın zararına sebep olduklarının somut ve imzalarını içeren belgelerle kanıtlanması gerektiği, dosya içeriğinden bu şekilde belgenin ibraz edilmediğinin anlaşıldığı, dosyaya fotokopisi sunulan müfettiş raporu dışında davalıların sorumluluğuna gidilebilecek herhangi bir kayıt ve belge ibraz edilmediği, kaldı ki davalıların ayrı dönemlerde banka şube müdürü olarak görev yaptıklarından, iddia edilen zarar tutarının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin de söz konusu olmadığı, davada bu durumun dahi ayrıştırılmadığı, hangi davalının ne kadar banka zararından sorumlu olduğunun, kusurlu işlem ve eylemlerinin neler olduğunun somut olarak belirtilmediği, davacı bankanın zararı ile davalıların eylem ve işlemleri arasında illiyet bağının kanıtlanamadığı, bu nedenle zarardan sorumlu tutulamayacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme gerekçeli kararı ile dosyadaki delil durumunun çeliştiğini, Mahkeme gerekçesini kabul etmediklerini, teftiş raporları ve yazılı beyanlarından da görüleceği üzere kullandırılan krediye dair bir çok olumsuz husus bulunduğunu, davanın esasını Banka Teftiş Kurulu tarafından düzenlenen 27.12.1999 tarih 1999/31-2 sayılı yasal soruşturma raporunda yer alan tespitlerin oluşturduğunu, 14.05.2003 tarihli dava dilekçesi ile 40 firmaya kullandırılan krediler sonrasında 31.624.123,73 TL, 62.542.185 DM ve 6.206.620 USD’nin faizi ile birlikte davalılarca ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği, 10.02.2015 tarihli ara karar sonrasında kredi riski süren firmalar ve hesap ekstre örneklerinin sunulduğunu, Mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporu içerisinde ise kredi alacaklarının 40 firmadan değil 27 firmadan kaynakladığı ve bakiyesinin ise dava ile talep edilen tutardan fazla olmak üzere 38.014.105,44 TL olduğu tespitine yer verildiğini, dava ikame tarihinden günümüze dek geçen 13 yılı aşkın süreçte tamamen tahsil edilen ve riski sonlandırılan krediler olduğunu, tahsil edilerek sonlandırılan kredilerden davaya konu edilen talepleri konusunda Mahkeme tarafından tarafından Konusuz Kalan Kısımlara Dair Karar Verilmesine Yer Olmadığı Kararı verilmesi gerekirken bu hususun gözardı edildiğini, bu nedenle öncelikle kararın bozulması gerektiğini, zira yasal takibe düşen bu kredilerin davalılar tarafından kullandırıldığını, dava tarihi itibariyle devam eden risklerden sorumluluklarının olduğunu, dava dosyasına ibraz edilen Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2013/6842 E., 2013/9861 K. ve 14.05.2013 tarihli ve yine Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2007/11458 E., 2009/322 K. ve 19.01.2009 tarihli oybirliğiyle bankamız lehine vermiş olduğu bozma kararı örneklerinin incelenmediğini, rehin açığı ve/veya aciz belgesinin varlığının davalıların sorumlulukları için şart koşulduğunu, bu tespitin Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, Banka Krediler Yönetmeliği 15. maddesi "Bankaca kredi ilişkisine girilecek firmalara, o firma hakkında İstihbarat ve Mali Tahlil Yönetmeliği esasları doğrultusunda istihbarat yapılması ( MİTR ) ve edinilen bilgi ve verilerin kredi tespiti için olumsuz olmaması koşuluyla ve Genel Müdürlükçe belirlenen ilkeler doğrultusunda kredi saptanır." hükmünü içerdiğini, davalıların kullandırılmaması gereken kredi kullandırılmasına ve neticesinde banka zararı ortaya çıkmasına sebep olduklarını ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; davanın tazminat davası olduğunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısımının uygulanarak nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bu yönden bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı bankanın usulsüz kredi verilmesi nedeniyle zarara uğratıldığı iddiasına dayalı eski şube müdürleri aleyhine açılan tazminat davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine,
Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!