11. Hukuk Dairesi 2023/34 E. , 2024/3337 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1484 Esas, 2022/1301 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
(Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2017/3 E., 2019/234 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının davacı şirketin ortağı iken ortakların arasında çıkan bazı anlaşmazlıklar sonucuda 20.12.2013 tarihli sözleşme ile .... Yapı Ltd. Şti'deki ortaklığının sona erdirildiğini, bu sözleşme ile ileride çıkabilecek vergi, ceza, resmi harcamalar, KDV, kurumlar vergisi vs. için Akbank T.A.Ş. .... Şubesinde 59111 no.lu hesap açtırıldığını, belli dönemlerde işbu hesaptan uyum içinde ödemeler yapıldığını, ancak geçen süre içinde davalının sözleşmeye uymadığını, Akbank T.A.Ş. ... Şubesindeki ortak hesaptan yapılması gereken ödemelerin davalı tarafından kasten aksatıldığı ve ödeme konusunda muaraza çıkarıldığını, bu yolla müvekkili şirketin zararının ve sorumluluklarının artmasına neden olduğunu, zararın daha da artmaması ve hak olarak tanınan vergi indirimi ve yapılandırma işlemleri yapıldığını ve yerine getirilmekte olduğunu, bu çerçevede 20.12.2012 tarihli sözleşmenin 9. ve 39. maddesinde "2013 yılı ve geriye dönük çıkacak her türlü maddi, manevi cezalar ortak hesaptan ödenecek", "Hekimoğlu Yapı kanunlar çerçevesinde stok affı, matrah artışı, gibi şirket menfaatine olabilecek af kanunlarından faydalanılacak kurumlara alacak veya borç çıkarsa eşit şekilde ortak hesaptan ödenecek" şeklinde düzenleme olmasına rağmen buna aykırı olarak davalının ortak hesaptan ödeme yaptırmaması nedeniyle daha fazla zarar oluşmaması ve müvekkili şirketin yasal sorumlu olduğu için müvekkili şirket tarafından ödemeler yapıldığını, bu hususun ihtarname ile de davalıya bildirildiği halde davalı tarafından ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Akbank T.A.Ş. .... Şubesindeki ortak hesaptan yapılandırma sonucunda ödenmesi gereken vergi borçlarının vadesi geldiğinde ödenmesi hususunda müvekkili şirkete yetki verilmesini, davalı adına ödenen 20.924,89 TL'nin istirdatı ile vergi borçlarının ödenmemesine yönelik muarazanın önlenmesine ve davalının ortak hesaptan ödeme yapılması yönünde icbar edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ortak hesabın her iki tarafın da menfaatlerinin uzlaşması üzerine kullanılan bir hesap türü olduğunu, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, zira taraflar arasındaki sözleşmenin 9. ve 39. maddelerine göre ödemenin ortak hesaptan yapılacağını, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili ile davacı şirket ortağı ... arasında 20.12.2013 tarihli bir mal paylaşımı sözleşmesi yapılmış ise de müvekkilinin davacı şirketteki ortaklığını ya da ilgili hisselerinin devrini iş bu 20.12.2013 tarihli sözleşme ile devretmediğini, müvekkilinin Nevşehir 4. Noterliğinin 02.01.2014 tarihli limited şirket hisse devir sözleşmesine istinaden 250 adet hissesinin 150 adedini bütün aktif ve pasifleriyle, hukuki ve mali yükümlülükleriyle birlikte ...'e, yine aynı tarihli yine noter tarafından düzenlenen limited şirket hisse devir sözleşmesi ile de kalan 100 adet hissesini Fevzi Berk'e devrettiğini, müvekkilinin 20.12.2013 tarihli sözleşmeye istinaden davacı şirketten nakten ve malen tahsil edemediği devam eden alacaklarının bulunduğunu, davacının 20.12.2013 tarihli sözleşmeye istinaden alacakları ödenmeden Akbank T.A.Ş. ... Şubesindeki 59111 no.lu ortak hesabın kullanılmasına muvafakatlerinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında 20.12.2013 tarihinde düzenlenen sözleşmenin hisse devri sözleşmesi olmadığı, mal paylaşımına ilişkin bir sözleşme olduğu, davalının hisselerini 02.01.2014 tarih 00010 ve 00011 yevmiye numaralı hisse devir sözleşmeleri ile noterde resmi şekilde devrettiğinin tespit edildiği, davalının hissesini devrettiği şirket bir limited şirket olduğu, her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, tarafların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) hükümlerine göre hareket etmediği ve aralarında hak ve borç doğurduğunu iddia ettikleri sözleşmenin geçerliliği için Kanunda öngörülen şartları yerine getiremedikleri, bu nedenle 20.12.2013 tarihli sözleşmeye göre herhangi bir alacak talep edilemez olup açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu harici olarak düzenlenen 20.12.2013 tarihli sözleşmenin davalı tarafından da kabul edildiğini, dolayısıyla hukuken bağlayıcı olduğunu, davacının başlangıçta ortak hesaptan yaptığı benzer harcamalara muvafakat edildiğini, müvekkili tarafından dava dilekçesine konu ödemelerin yapıldığını, dolayısıyla maliye, şirket, banka kayıtları üzerindeki bilirkişi incelemesi taleplerinin hukuka uygun olduğunu, Nevşehir 4. Noterliğinin 02.01.2014 tarihli sözleşmelerin taraflarının farklı olup müvekkili şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini, sözleşme ile belirlenen Akbank'taki ortak hesabın ... ve davalı ...'in imzalarıyla işleyen bir hesap olduğunu, işlem yapılabilmesi için iki imza arandığını, ancak davalının çıkardığı muaraza sebebiyle ortak hesaptan ödeme yapılamadığını, 20.12.2013 tarihli sözleşmenin 9. ve 39. maddeleri gereği davalının çıkardığı muaraza nedeniyle davacı tarafından davalı adına ödenen bedelin bu davada talep edildiğini, 20.12.2013 tarihli sözleşmenin noterden yapılan hisse devir sözleşmelerinin ön şartı niteliğinde olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket yetkilisi ... ile davalı arasında 20.12.2013 tarihli harici sözleşme ile mal paylaşımı yapılmış olup bu sözleşmeden sonra taraflar arasında 6102 sayılı Kanun'un 595 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca imzalanan ve noter tarafından düzenlenen 02.01.2014 tarihli davacı limited şirketteki 250 adet hissenin davacı şirket yetkilisi ...'e devrine ilişkin hisse devir sözleşmesinde davalı şirket eski ortağı tarafından şirketteki hisselerin tüm aktif ve pasifleriyle, mali ve hukuki yükümlülükleriyle birlikte devredildiğine ve 20.12.2013 tarihli sözleşmedeki hak ve borçlar saklı tutulmadığına ve 20.12.2013 tarihli sözleşmenin tarafı davacı şirket olmayıp şirket yetkilisi ve ortağı ... olduğuna, ayrıca gerek ilk derece mahkemesince yargılama sırasında alınan gerekse Dairelerince istinaf incelemesi sırasında alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunan objektif, ayrıntılı konusunda uzman mali müşavir Uğur Yapar tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; dava dışı Akbank Genel Müdürlüğünden gelen dosyadaki yazı cevabı ekindeki ...-... isimli şahısların TR388000059111 no.lu hesabın hesap hareketlerine göre 03.01.2014-27.10.2014 tarihleri arasında bankaya para yatırma ve nakit çekmenin 3. kişilere yapılan ödemeler olduğu, 2013 ve öncesi döneme ait vergi ve yapılandırma ödemelerinin bu hesaptan yapılmayıp Akbank'ın 15862 no.lu hesabından yapıldığı, dolayısıyla davalı ile dava dışı davacı şirketin ortağı ... arasındaki harici limited şirket devir sözleşmesinin uygulanmak sureti ile resmi sözleşmeden sonraki dönemde de talep hakkı verecek bir sözleşme niteliğine gelmediği, bu durumda esasen davacı şirketin tarafı olmadığı işbu harici sözleşmeye dayalı olarak ödemiş olduğu vergi ve kamu borçlarının davalıya düşen kısmını davalıdan talep edemeyeceği anlaşılmış olmakla açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince istinaf aşamasında yapılan tahkikatın eksik bırakıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun ilk derece mahkemesinin gerekçesi yönünden kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi yönünden kaldırılmasına, davacının istirdat ve muarazanın men'i davalarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!