WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3394 E.  ,  2024/5789 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/304 Esas, 2023/269 Karar
HÜKÜM : Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına birleşen davanın kısmen kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. ... Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/398 E., 2020/262 K.

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/35965 sayılı “DURADERZ” ibareli markanın 01, 17 ve 19 uncu sınıflarda tescili için başvurduğunu, davalı Kurum tarafından önce 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca 19 uncu sınıfta yer alan emtia yönünden başvurunun reddedildiğini, başvurunun yayımlanması sonrası ise davalı şirketin yayıma itirazı üzerine davalı Kurum YİDK'nun 2018-M-6545 sayılı kararı ile 17 nci sınıfın tamamı ve 01 inci sınıfta yer alan malların büyük bir kısmının başvuru kapsamından çıkartıldığını, oysa müvekkilinin “Dura” esas unsurlu pek çok markasının bulunduğunu, bu markaları tanınmış hale getirdiğini, redde mesnet 2014/107233 sayılı markanın kapsamında 01 inci sınıf emtianın bulunmadığını, bu sınıfın müvekkili şirketin itirazı üzerine redde mesnet markanın kapsamından çıkartılmış olduğunu, söz konusu markaya karşı hükümsüzlük davası açmış olduklarını, anılan YİDK kararının redde mesnet markanın 17 nci ve 16 ncı sınıfta tescilinin bulunmaması, 01 inci sınıfın müvekkilinin itirazı üzerine markanın kapsamından çıkartılmış olması, müvekkilinin marka başvurusunda da 16 ncı sınıf emtia olmaması ve “DURA” ibaresi üzerinde kazanılmış hakkının bulunması nedenleriyle hatalı olduğunu ileri sürerek, YİDK’nın 2018-M-6545 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; 2018-M-6545 sayılı YİDK kararında maddi hata yapıldığı belirtilmek suretiyle bu karar yerine 2018-M-9695 sayılı YİDK kararının düzenlendiğini, birleşen davaya konu YİDK kararının önceki karar için davanın açılması gereken 2 aylık yasal sürenin geçmesinden sonra verildiğini, Kurumun hatasından ötürü davacının tekrar YİDK kararının iptali talebiyle dava açmak zorunda bırakıldığını, anılan 2018-M-6545 sayılı karar gibi yeni verilen kararın da usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının müvekkili şirketin DURA ibareli markaların serisi niteliğinde olan 2017/35965 sayılı "DURADERZ" ibareli markanın tescili için başvuruda bulunduğunu, bu başvurunun davalı şirketin "2014/107233" sayılı DURADERZ ibareli marka tescili nedeniyle reddedildiğini, ret gerekçesi olan 2014/107233 sayılı markaya davacı tarafından yapılan itiraz yerinde görülerek markadan 2016-M-10913 sayılı karar ile 01 inci sınıfın çıkartıldığını, 2018-M-9695 sayılı kararın 4 üncü sayfasında itiraz gerekçesi olan 2014/107233 sayılı markanın 01 inci sınıf açısından tescilli gibi gösterildiğini, davacı tarafından itiraz edilmeyerek tescillenen 19 uncu sınıf açısından ise davalı aleyhine hükümsüzlük davası açıldığını, bu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda 2014/107233 sayılı markanın davacı markası ile iltibas yarattığı yönünde görüş bildirildiğini, bu raporun kurumu bağlamayacağı yönündeki görüşe katılmanın mümkün olmadığını, müvekkili şirketin "DURA" ibaresi ile başlayan markalar açısından kazanılmış hakkının olduğunu ileri sürerek "2018-M-9695" sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı TÜRKPATENT vekili asıl ve birleşen davada cevap dilekçesinde; 2018-M-6545 sayılı YİDK kararında maddi hata yapıldığı tespit edildiğinden kararın alınmamış sayılmasına karar verilerek verilen 2018-M-9695 sayılı kararla kurul kararının düzeltildiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı şirket vekili asıl ve birleşen davada cevap dilekçesinde; müvekkilinin davalı Kurum nezdinde tescilli “DURA” esas unsurlu markalarının bulunduğunu, “DURA” ibaresi üzerinde gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, hukuka uygun YİDK kararı aleyhine açılan davanın reddinin gerektiğini, başvurunun müvekkilinin markasıyla birebir aynı olduğunu, başvurunun kapsamında da aynı/ilintili/ilişkili malların bulunduğunu, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; gerek asıl dosyada gerekse birleşen dosyada aynı marka başvurusuna ve aynı mesnet markalara ilişkin değişik tarihlerde alınan YİDK kararlarının iptaline yönelik bir dava olduğundan gerekçe anlatımında her iki YİDK kararının birlikte değerlendirilmesinde yarar görüldüğü, ancak ayrı davalar olduğundan ayrı ayrı hüküm oluşturulması gerekli olduğu, davacının "DURADERZ" (2017/35965) ibareli marka başvurusu ile davalının "DURADERZ" (2014 107233) ibareli markası arasında dava konusu markanın kapsamında yer alan 17 nci sınıftaki "derz dolguları" (Markalar Dairesi Başkanlığınca itiraz üzerine çıkarılan) açısından biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal düzeyde ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede ayniyet düzeyinde bir benzerlik bulunduğu, her iki işaretin de aynı olduğu, tüketicilerin taraflara ait her iki markada yanılgı yaşayabileceği, "derz dolguları" açısından ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısının oluşabileceği, bu açıdan 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşullarının oluştuğu, "derz dolguları" malları için verilen 2018-M-6545 ve 2018-M-9695 sayılı YİDK kararlarının yerinde ve doğru olduğu; başvuru markasının kapsamındaki 01 inci sınıftaki tüm mallar ile 17 nci sınıftaki "derz dolguları" dışındaki tüm mallar açısından ise ayniyet veya iltibas benzerliği oluşmadığından (mal benzerliği oluşmadığı veya karıştırılma/iltibas gerçekleşmediği); bu kısımlardaki verilen 2018-M-6545 sayılı ve 2018-M-9695 YİDK kararları hatalı ve yanlış olduğundan iptaline karar verilmesi gerektiği, 2018-M-6545 sayılı YİDK kararında dava konusu edilen 2017/35965 sayılı marka kapsamında olmamasına rağmen 16. sınıf yönünden yaptığı değerlendirme hatalı ve yanlış olduğundan bu sınıf açısından da 2018-M-6545 sayılı YİDK kararının iptalinin gerektiği; davacı tarafın daha önceden tescilli olan (2015/96139) sayılı markası (ve diğerleri) açısından müktesep hak iddiasında bulunmuş ise de bu markanın 07.04.2017 tarihinde tescil edilmiş olup başvuru tarihine çok yakın olması ve davalı markası karşısında da hükümsüzlük tehdidi altında da bulunması nedeniyle kazanılmış hak koşulunu sağlamadığı, diğer markaların da başvuru markasından farklı olması (aynı olmaması) nedeniyle müktesep hak koşullarından da yararlanamayacağı; 2018-M-6545 sayılı YİDK kararına yönelik iptal davası 12.10.2018 tarihinde açıldıktan 1 ay sonra 12.11.2018 tarihinde verilen 2018-M-9695 sayılı YİDK kararı ile davaya konu 2018-M-6545 sayılı YİDK kararının kaldırılması mümkün görülmediğinden, taraflarca dava açılmakla idarenin YİDK kararı üzerindeki tasarruf yetkisi son bulduğu, 2018-M-9695 YİDK kararında geçen "başvuru kapsamında bulunmayan bazı malların çıkartılmasına karar verilmesi suretiyle maddi hata yapıldığı tespit edildiğinden anılan Kurul kararının alınmamış sayılması gerekmiş ve itiraz hakkındaki karar aşağıdaki Kurul kararı çerçevesinde düzeltilmiştir." şeklinde değerlendirmenin yanlış ve hatalı olduğu, bu kısım açısından da dava konusu 2018-M-9695 YİDK kararının iptali gerektiği gerekçesiyle, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, 2018-M-6545 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2017/35965 sayılı markanın kapsamından çıkarılan 01 inci sınıftaki tüm mallar ile 17 nci sınıftaki "derz dolguları" dışındaki tüm mallar açısından YİDK kararının iptaline, "derz dolguları" açısından ise davanın reddine; 2018-M-6545 sayılı YİDK kararında dava konusu edilen 2017/35965 sayılı marka kapsamında olmamasına rağmen 16 ncı sınıf yönünden yaptığı değerlendirme maddi hata olduğundan bu sınıf açısından da YİDK kararının iptaline; birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne, 2018-M-9695 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2017/35965 sayılı markanın kapsamından çıkarılan 01 inci sınıftaki tüm mallar ile 17 nci sınıftaki "derz dolguları" dışındaki tüm mallar açısından YİDK kararının iptaline, "derz dolguları" açısından ise davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; kararın "derz dolguları" yönünden hatalı olduğunu, redde mesnet 2014/107233 sayılı markanın İstanbul Anadolu 1. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017 E., 2020/179 K. sayılı kararıyla hükümsüz kılındığını, müvekkilinin önceki tescilleriyle iltibas yarattığı kabul edilen bir markanın müvekkilinin sonraki marka başvurusunun kısmen reddine dayanak olmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin tescilden itibaren 5 yıl geçen markalarının bulunduğunu, müvekkilinin eski tarihli markalarının farklı olduğu değerlendirmesinin hatalı olduğunu, zira hepsinin de esas unsurunun "DURA" ibaresi olduğunu, "derz dolgusu" emtiasının müvekkilinin eski tarihli markalarının kapsamında da bulunduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davaya konu YİDK kararında maddi hata yapıldığını, davalı Kurumdan düzeltilmesi talep edilebilecekken dava açıldığını, davanın konusuz kaldığını, asıl davanın usulden reddinin gerektiğini, yapılan hatadan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin "derz dolgusu" dışındaki mallar için de söz konusu olduğunu, reddedilen malların ilişkili mallar olduklarını, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.

3.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2018-M-6545 sayılı YİDK kararında maddi hata yapıldığını, kararın alınmamış sayılmasına karar verildiğini, karar düzeltilerek 2018-M-9695 sayılı kararın alındığını, bu nedenle asıl davanın konusuz kaldığını, başvuru ile itiraza mesnet 2014/107233 sayılı markanın aynı olduğunu, başvuru kapsamından çıkartılan malların ise düşük derecede benzer olduğunu, işaret aynılığı bulunduğundan düşük derecede benzerlikte dahi karıştırılma/ilişkilendirilme ihtimalinin ortaya çıkabileceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları aynı ibareden oluşup, 17 nci sınıftaki "derz dolgusu" yönünden de benzer oldukları, davacı vekili katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde asıl davaya konu YİDK kararının tümden iptaline karar verilmesini istemiş ise de, söz konusu kararın birleşen davaya konu YİDK kararıyla alınmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmakla, asıl davada davacı vekilinin katılma istinaf başvurusunun esastan reddine, dava devam ederken dava konusu kararın ortadan kalkması nedeniyle dava konusuz kaldığı, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdir edilmesi gerektiği, somut uyuşmazlıkta asıl davaya konu YİDK kararı yönünden davacı tarafın "derz dolgusu" emtiası dışındaki mallar bakımından haklı bulunduğu, bu itibarla, konusuz kalan asıl dava yönünden İlk Derece Mahkemesince davaya devam edilerek tarafların haklılık durumunun tespiti doğru ise de, konusuz kalan dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı TÜRKPATENT vekili ile davalı şirket vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurularının kabulüne, taraf vekillerinin birleşen davaya yönelik istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendrimede, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, içinde inşaat ve pazarlama konusunda uzman bilirkişilerin yer aldığı heyet tarafından düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, dava konusu başvuru kapsamında bulunan emtiaların, davalının itiraza mesnet markalarının kapsamında yer alan emtialarla sadece 17 nci sınıftaki "derz dolgusu" yönünden benzer oldukları, diğer mallar yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleşmediği, taraf markalarını oluşturan işaretlerin ise aynı olduğu, her ne kadar davacı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf itirazlarında "derz dolgusu" yönünden eski tarihli markalarına dayalı kazanılmış hakkının bulunduğunu ve bu mal yönünden de davanın kabulünün gerektiğini ileri sürmüş ise de, davacının 08.05.2018 tarihli Markalar Dairesi Başkanlığı kararına itiraz formunda müktesep hak iddiasına ilişkin olarak 2015/96139, 2015/9670 ve 2013/36280 sayılı markalarına dayandığı, bunların da süre yönünden müktesep hak oluşturmayacağı, dolayısıyla birleşen davada İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin birleşen davaya yönelik istinaf taleplerinin reddine karar verilmiş, asıl davaya yönelik davalılar vekillerinin istinaf talepleri kabul edildiğinden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve resen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle;istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve resen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

3.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve resen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK marka kararı iptali ve endüstriyel tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.