11. Hukuk Dairesi 2023/3387 E. , 2024/6330 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/1137 Esas, 2022/919 Karar
HÜKÜM : Ret
İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.09.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'nun ölümü üzerine diğer müdür ...'nun tek müdür olarak atandığını, şirket müdürünün veraset ile intikal eden hissedar annesi ...'nun payını hileli yollarla kendi üzerine geçirmeye çalıştığını, bunun üzerine davacı müvekkillerinin İstanbul Anadolu 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/678 E. sayılı dosyası ile İyisular BMC ... Servisi ve Yedek Parçaları San. ve Tic. Ltd. Şti.'nde bulunan hisseleri için veraset davası açtıklarını, tedbir şerhi işlettiklerini, şirkete ait 2004, 2005, 2006, 2007, 2008, 2009, 2010 yıllarına ait dönem kârının dağıtıldığını, ancak ölen miras bırakan ...'nun dönem kârından kendilerine düşen kısmın dağıtılmadığını, ...'nun haksız olarak alınan kar paylarını geri vermekle yükümlü olduğunu iddia ederek haksız alınan kar paylarının şirkete iade edilmesine, şirketin faaliyet gösterdiği ve şirket müdürü ... üzerine muvazaa ile yapılan Gebze Tapu Sicil Müdürlüğünde kayıtlı dükkanların şirket tüzel kişiliği adına tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tapu iptali talep eden davacılar ile müvekkili davalının gerçek kişi olup tacir olmadıklarını, tacir sıfatına haiz olmayan ve ticari işten kaynaklanmayan tapu iptali ve tescil davalarına bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğunu, davacıların davaya konu taşınmazın kendi adlarına değil, dava dışı şirket adına tescilini talep ettiklerini, bu yönde bir taleple davayı ancak dava dışı şirket yöneticilerinin açabileceğini, haksız olarak alınan kar payının iadesi davasını da açamayacaklarını, böyle bir davayı ancak şirketin açabileceğini, davacıların, dava dışı şirketin 2005-2010 yıllarına ilişkin kar paylaşım kararı aldığını, söz konusu kar dağıtımı için çek keşide edildiğini, tahsil edilen kâr paylarının müvekkiline verildiğini, müvekkilinin bu tutarları davacılara iade etmediğini iddia ettiğini, ancak müvekkilinin ne ...'dan ne de ...'dan böyle bir para almadığını, davacıların murisinin kâr payı dağıtımı kararına itiraz etmediği gibi kar payını bizzat bankadan alıp tahsil ettiklerini, dava konusu taşınmazın tamamiyle müvekkili tarafından bedeli ödenmek suretiyle satın alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
1.Davanın öncelikle Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, Mahkemece 2015/296 E. ve 2015/454 K. sayılı karar ile görevsizlik kararı verildiği, dava dosyasının Gebze Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, Mahkemece 2016/475 E. ve 2016/226 K. sayılı karar ile davanın şirket ortakları arasındaki ilişkiden kaynaklandığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 12 nci maddesi uyarınca yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2016/11767 E. ve 2018/4580 K. sayılı kararı ile yetkisizlik kararının onandığı, dava dosyasının İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edildiği anlaşılmıştır.
2.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 12.11.2014 tarihinde yapılan dava dışı şirketin olağan genel kurul toplantısında alınan kar dağıtım kararının hukuka aykırı olduğundan bahisle iptali talebinin geçen süre de nazara alınarak mümkün olmadığı, yapılan mali incelemeden, kar payı ödemelerinin öngörülen şekilde gerçekleştiğinin, bu işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığının anlaşıldığı, muris sağ iken şirket ortağı olarak kendisine ödenmesi gereken kar payının olması gerektiği gibi kendisine ödendiği, iddia edildiği üzere davalı tarafa murisin kar payının ödenmesinin söz konusu olmadığı, murisin kendisine kar payının ödenmesinden sonra bu kar payını ne şekilde tasarruf edeceğinin kendi takdirinde olduğu, davacıların murise ödenmesi gereken kar payının davalıya ödendiği yönündeki iddiasının dosya kapsamındaki delillere göre varit olmadığı, çek ile bizzat murise ödendiği anlaşıldığından bu yöndeki istemin reddi gerektiği, davacılar ayrıca Kocaeli İli, Gebze İlçesi, Sultanorhan Mahallesinde bulunan 1432 ada, 2 parselde kayıtlı, 2923 m2 yüzölçümlü, içinde 8 adet dükkan bulunan betonarme bina ve arsa nitelikli gayrimenkulde kat mülkiyetine ayrılan 1/8 arsa paylı işyeri, asma katlı 6 ve 8 nolu bağımsız bölümlerin tamamının şirket adına alınmış olmasına rağmen bu taşınmazları davalının kendi adına tescil ettirdiğini iddia ederek tapu kayıtlarının iptali ile şirket adına tesciline karar verilmesini talep etmiş olup taşımazların celbolunan tapu kayıtlarının incelenmesinde, 6 nolu bağımsız bölüm müşterek ve eşit paylarla ... ... ve ... adına kayıtlı iken 27.04.2006 tarih, 3891 yevmiye sayılı satış işlemi ile 82.000,00 YTL bedelle davalı ...'ya satıldığı, tapu kaydı üzerinde Yapı Kredi Bankası A.Ş. lehine 350.000,00 TL bedel ile ipotek bulunduğu, 8 nolu bağımsız bölüm ... ... adına kayıtlı iken 27.03.2002 tarih, 1508 yevmiye sayılı satış işlemi ile 20.000,00 YTL bedelle davalı ...'ya satıldığı, tapu kaydı üzerinde Yapı Kredi A.Ş. lehine farklı tarih ve miktarlarda (toplam eski TL bedel yönünden 450.000.000,00 TL değerinde) ipotek bulunduğu, davalı adına satın alındığı tarih itibariyle (15 ve 19 yıl önce) şirket tarafından bu taşınmazların satın alınmasına ilişkin herhangi bir genel kurul kararı alınmadığı, şirketin 2011 ve daha sonraki yıllara ait ticari defter kayıtlarında bu taşınmazların alımı için herhangi bir kredi kullanımı ya da şirket tarafından ve şirket kasasından yapılmış bir ödeme olmadığı, davalının kendi adına satın alma işlemlerinde dava dışı şirket aleyhine usule aykırı bir husus tespit edilemediği, bu yöndeki talebin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kar payı alacağı ile muvazaalı olarak davalı adına tescil edildiği iddia edilen taşınmazlara ilişkin tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!