11. Hukuk Dairesi 2023/3385 E. , 2024/5151 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/244 Esas, 2023/214 Karar
HÜKÜM : Esas Hakkında Yeniden Hüküm Kurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/387 E., 2020/242 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğ davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2016/100236, 2016/92258, 78112, 2018/01462, 78463, 78675, 99135, 2018/48532, 2018/485539, 2009/43644, 2009/55285, 2010/15583, 2011/05713, 2011/05714, 99392, 2017/84611, 116987 sayılı ve "puma", "şekil", "şekil", "pumaone", "puma", "puma", "şekil", "puma", "puma", "şekil", "puma", "şekil", "şekil", "puma şekil", "puma", "puma.evo", "puma" ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “TEKNO SİNK+şekil" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere, 2018/116569 nolu başvuruda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından yapılan itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin atlayan kedi şekli ve PUMA kelime markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları anlamında tanınmış marka olduğunu, dava konusu marka başvurusu ile müvekkilinin markalarının ayniyet derecesinde benzer bulunduğunu ve iltibas tehlikesi yarattığını ileri sürerek 2019-M-9268 sayılı YİDK kararının iptaline, 2018/116569 sayılı “TEKNO SİNK+şekil" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının farklı sınıflarda yer aldığı, bununla birlikte farklı tüketici gruplarına hitap ettiği ve farklı ihtiyaçları karşıladığı anlaşıldığından markaların kapsamında yer alan mal/hizmetlerin benzer olmadığı, taraf markalarında, ortak kelime de bulunmadığı, dava konusu markada "TEKNO SİNK" ibaresi ile birlikte yer alan "yırtıcı kedi görünümlü şeklin" davacının 2018 01462, 78675, 2018 48532, 99392, 2017 84611, 116987 sayılı markalarında da yer aldığı, dava konusu marka ile davacının itiraza mesnet markalarından 2018 01462, 78675, 2018 48532, 99392, 2017 84611, 116987 sayılı markalarının görsel açıdan benzer olduğu, her ne kadar taraf markalarında yer alan atlayan kedi figürlerinde grafiksel farklılıklar bulunmaktaysa da; tüketicinin aklında kalanın bir bütün itibariyle atlayan kedi (yırtıcı hayvan) olacağı, taraf markalarını aynı anda ya da ayrı ayrı gören ortalama bir tüketicinin bu markaların ilişkili markalar olduğunu sanması kuvvetle muhtemel bulunduğu, dava konusu marka ile itiraza mesnet 2018/01462, 78675, 2018/48532, 99392, 2017/84611, 116987 sayılı markaların dışında kalan markaların benzer olduğu, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusunun reddedileceği, davacının 2018/01462, 78675, 2018/48532, 99392, 2017/84611, 116987 sayılı markaları dışında kalan itiraza mesnet markaları ile dava konusu markanın benzer olduğu değerlendirildiğinden, 6769 sayılı Kanun'un 6 (5) maddesi uyarınca, davacıya ait atlayan kedi/puma markası yoğun reklam ve tanıtım faaliyetleri ile özellikle spor giyim emtialarında tanınmış bir marka haline geldiği, itiraz sahibinin atlayan kedi logosunun spor giyim eşyaları üzerindeki bilinirlik düzeyi ile yoğun ve yaygın kullanımı nedeniyle, her ne kadar itiraz konusu başvurunun kapsamında itiraz sahibine ait markanın tanınmış olduğu giyim sektörü ile benzer olmayan, farklı bir sektöre yönelik mal ve hizmetler bulunmakta ise de, atlayan kedi logosu ile benzer nitelikteki başvuru konusu markanın farklı mal ve hizmetlerle ilgili olarak kullanılması halinde, bu tanınmış logonun ayırt edicilik gücünün, teklik fonksiyonunun ve etkileme alanının zayıflayabileceği, bu suretle markanın ayırt edici karakterinin zedelenebileceği ve sulandırılabileceği, bununla birlikte, başvuru sahibinin markayı kullanımı, önceki markanın ününden, çekiciliğinden ve prestijinden yarar sağlanmasına ve finansal karşılık ödenmeksizin önceki markanın ününün sömürülmesine yol açabileceği ve bu bağlamda önceki markanın ününden haksız avantaj sağlanması hali ortaya çıkabileceği, davalı markasının davacıya ait atlayan kedi figürü ile benzer olduğu, başvurunun tescili halinde söz konusu tanınmış şekil markalarının bilinirliğinden haksız yarar sağlama ya da markanın ayırt edici karakterine zarar verme ihtimalinin bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'nın 2019-M-9268 sayılı kararının iptaline, dava konusu yapılan marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlüğü konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; önceki markanın sahibi fiili ve mevcut zararı göstermek zorunda olmasa da, markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlanacağına ya da markasının itibarına zarar verileceğine ya da markasının ayırt edici karakterinin zedeleneceğine ilişkin olarak gelecekteki riske dair farazi olmayan ve aksi ispat edilmedikçe iddiayı ispata yeterli ve geçerli olan deliller ileri sürmek zorunda olduğunu, somut olayda, itiraz sahibinin, tanınmışlık ve işaretlerin benzer olduğu iddiası dışında; itiraz edilen markanın kullanımının, önceki markanın tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağı, markanın itibarına zarar vereceği ya da markanın ayırt edici karakterini zedeleyeceği sonucunu destekler nitelikte herhangi bir delil sunmadığını, somut olayda, itiraz gerekçesi markalarla benzerlik düzeyi yüksek olmayan ve itiraz sahibinin sektörüyle hiçbir ortak noktası bulunmayan mallara yönelik olan başvuru konusu markanın kullanımının bu durumlardan herhangi birisinin gerçekleşmesine yol açacağını varsayacak haklı ve yeterli bir sebep bulunmadığını, davacı şirketin, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki emredici nitelikteki şartları dava sürecinde ispatlayamadığını, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının başvurusuna konu “TEKNO SİNK+şekil" ibareli markada esasen uyuşmazlık konusu olan kısmın şekil olduğu, davalı şirketin başvurusundaki şekil ile davacının itirazına mesnet gösterdiği, PUMA ve ŞEKİL markaları arasında, markaların biçim, renk ve düzenleme tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, her iki markada bulunan şekillerin düzenleme biçimlerinin, biçimlendirme, renklendirme, kaligrafi ve yönlendirme itibariyle tamamen farklı olduğu, markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma sırasında işaretlerin parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün bulunmadığı, iltibas incelemesinin sadece işaretlere bakılarak değil, onların kapsamında bulunan ürünler ile onların niteliğini gözeterek ve her ikisinin birbirine etkisi nazara alınarak yapılmasının gerektiği, ortalama tüketicilerin davalının başvurusuna konu işareti davacının itirazına mesnet markaları ile ilişkilendirmeyeceği, markalar arasında belirgin biçimde farklılık bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürün ve hizmetler için ayırdığı satın alım süresi içinde, başvuru konusu markayı gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının itirazına mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, yapılan değerlendirmede tarafların markalarının benzer olmadığı ve iltibas riski taşımadığı, diğer yandan dosya kapsamında yapılan incelemede tarafların markalarının aynı veya benzer sınıfları kapsamadığı da belirlendiğinden somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin somut olaya uygulanabilme şartları bulunmadığı, ayrıca 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedileceği, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden davacının, atlayan kedi/puma markasının yoğun reklam ve tanıtım faaliyetleri ile, özellikle spor giyim emtiasında tanınmış bir marka haline geldiği anlaşılmasına rağmen, davalının başvurusuna konu "ŞEKİL" unsurunun davacının tanınmış markasına benzemediği ve bu nedenle de davalının başvurusuna konu bu işaretin başvuru kapsamındaki mallar için tescilinin, davalıya haksız bir yararın sağlamayacağı, davacının markasının itibarının zarar görmeyeceği, davacının markasının ayırt edici karakterinin zedelenebileceği, bu nedenle de somut uyuşmazlık açısından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasının şartlarının bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne dair hüküm kurulması doğru olmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin tescil başvurusunda bulunan davalı marka ile müvekkilinin tanınmış şekil markasının benzer olmadığı ve TÜRKPATENT YİDK kararının hukuka uygun olduğu yönündeki kararının yerinde olmadığını, tanınmışlığın somut olaya uygulanmayacağına ilişkin gerekçenin hukuka aykırı olduğunu, davalı tasarımını gören tüketicinin aklında kalan bir bütün itibariyle atlayan kedi (yırtıcı hayvan) olacağını ve detayları algılamayacağından taraf markalarını aynı anda ya da ayrı ayrı gören ortalama bir tüketicinin bu markaların ilişkili markalar olduğunu sanacağını, önceki tarihlerde marka vekilinin itirazları neticesinde müvekkilin tanınmış şekil markasına benzer görülerek TÜRKPATENT nezdinde bazı tescil başvurularının ret edildiğini, hukuki güvenlik ilkesi gereği TÜRKPATENT kararları arasında tutarlılığın sağlanabilmesi adına Bölge Adliye Mahkemesi kararı hukuka aykırı olduğundan kaldırılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası ve beşinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!