WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3382 E.  ,  2024/4791 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2808 Esas, 2022/2846 Karar
HÜKÜM : Davanın usulden reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Koyulhisar Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2017/236 E., 2022/43 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden usulden reddine, diğer davalı yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekillerinin davalı ... ile birlikte davalı ... Akaryakıt Dinlenme Tesisleri Nakliye Taahhüt Pazarlama Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.'ne 1/2 oranında hissedarı olduğunu, şirket müvekkillerinin murisi ...'ün 27.09.2004 tarihinde ölümünden sonra ortaklar arasında düzenlenmiş 01.11.2005 tarihli protokolden sonra kesintisiz olarak 2015 yılı sonuna kadar davalı ... tarafından işletildiğini, davalı şirketin kuruluş sözleşmesinde ortaklık kar paylarının dağıtılma yönteminin belirtilmiş olduğunu, ortaklara bu kâr paylarının hiç dağıtılmayacağına dair bir ibare yer almadığını, 2010-2015 tarihleri arasındaki dönemde şirketin tüm yönetimi tek imza ile davalı ... sorumluluğuna bırakıldığı, bu dönemde şirket ticari defter ve kayıtlarında ve anlaşmalı bulunan akaryakıt dağıtım şirketinden elde edilen kayıtlardan yüksek miktarlarda akaryakıt girişi mevcut olduğu halde şirket hesaplarına bu tüm alımların yansıtılmadığı müvekkilleri tarafından tespit edildiğini, davalı ...'ün 2015 yılı başında temsil yetkisinin bittiğini ancak Ziraat Bankası Koyulhisar şubesindeki hesaptan 350.000,00 TL nin üzerinde bir meblağı tahsil etmiş olduğunu ve bu paranın akıbetinin belli olmadığını ileri sürerek davalı şirketin 2010 - 2015 tarihleri arasında davalı ... tarafından işletilmesi sırasında akaryakıt istasyonu olan işyerinin işletilmesi hasebiyle elde etmiş olduğu fiili ve resmi karın hesap edilerek tespiti ile kanunen müvekkillerinin ortak olmaları sebebiyle hak etmiş oldukları kar payı alacaklarının tespiti ile müvekkillerine ödenmesini, 2010 - 2015 yılları arasında şirketin ticari faaliyetlerinden elde edilen safi karı hiçbir ortaklar kurulu kararı olmaksızın kendi ad ve hesabına kullanmış olan şirket temsilcisi davalı ...'ün tespit edilecek olan müvekkillerine ödenmesi lazım gelecek kar payı miktarı kadar tazminatı davacılara ödenmesi gereken dönemden itibaren başlayacak olan kanunen işletilmesi gereken oranda faizi ile birlikte ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili 14.10.2021 tarihli dilekçesiyle dava değerini 139.061,62 TL olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacılar dava dilekçesinde şirkete 1/2 oranında ortak olduklarını, 2015 yılı başında şirketten kendilerinden habersiz 350.000,00 TL para çekildiğini, müvekkillerine karşı sadece 20.000,00 TL'lik belirsiz alacak davası ikame ettiklerini, bu durumun dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, dava konusu şirket 2005 yılı öncesinde davacıların kötü ve ihmalkar yönetimi nedeni ile iflasın eşiğine geldiğini, şirketin 233.644,00 TL nakit borcunu ve 4.749 litre motorin ile 5.024,00 TL benzin borcunu şahsi olarak müvekkillerinden ...'ün ödediğini, müvekkillerinin bu özverisi sonucu şirketin iflastan kurtulduğunu, bu hususun protokolle sabit olduğunu, 01.11.2005 tarihli protokolde davacıların borçlarını 1 yıl içerisinde ödeyeceğini belirttiğini bu borcun 1 yıllık sürede davacılar tarafından ödenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların ödenmeyen kar payı alacağının tahsili talebinin şirkete yöneltilmesi gerekirken, şirket ortağı olan davalı ...'e yöneltilmesi doğru görülmediği, davalı ...'ün davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 616 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği kâr payı dağıtımı hakkında karar vermek genel kurulun devredilemez yetkisi olduğu, davacıların ortağı olduğu şirkette kar payı ödenmesine ilişkin bir başvurularının bulunmadığı, şirket genel kurul defterinde de bu yönde alınmış bir karar bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı ... Akaryakıt Dinlenme Tesisleri Nakliyat Taahhüt Pazarlama Ticaret Sanayi Ltd. Şti. yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... tek yetkili olduğu halde kanunen yapması gereken tadil ve yenilemeleri yapmadığı için şirketin bayilik lisansının sona erdirildiğini, bu durumda da tüm yetki ve sorumluluğun davalıya ait olduğu halde davalı yetki ve sorumluluğun gerektirdiği şekilde şirket menfaatine davranmayıp tadil talebinde zamanında başvurmadığı için şirketin ve dolayısıyla müvekkillerinin zarara uğramasına ve hak kaybına sebep olduğunu, bu davanın davalı ...'e yöneltilmesinin sebebi de şirket yöneticisi olarak müvekkillerine karşı sorumluluğu sebebiyle olduğunu, şirket kâr payları şirket kasasında değil ...'ün uhdesinde birikmiş olduğunu, şirkette yapılan bilirkişi incelemesi ile de sabit olan 278.000,00 TL'den fazla kârın ... tarafından şirkete aktarılmadığını, şirketi kötü yöneten ve dağıtması gereken payları da dağıtmayan ve kendi uhdesinde tutan ... hakkında açılan davanın reddedilmesi hukuka ve ...'ün bir vekil olarak sorumluluğuna aykırı bir karar olduğunu, şirket yönünden davanın reddi ise şirket ana sözleşmesinde ortaklara her yıl kar payının dağıtılması gerektiğine dair genel kurulca alınmış bir kararın varlığı dikkate alınmadan verilmiş bir karar olduğunu, aslında şirket ana sözleşmesinde aksi kararlaştırılmadıkça her yıl ortaklara kar payının dağıtılmasına zaten genel kurulca karar alındığını, şirketçe kâr dağıtmama konusunda haklı bir nedene dayanmayan direnme halinde ortaklar, kazancın kanun hükümleri gereğince tespit ve dağıtılmasını da talep ve dava edebileceğini, dava ile de 5 yıllık zamanaşımı içerisinde müvekkillerinin biriken kar paylarının tespitini ve hem ... hem de şirket tarafından ödenmesi talep edildiğini, bunda yasaya ve hukuka ve Yargıtay İçtihatlarına aykırı bir durum olmadığını, kar payı dağıtım yetkisi genel kurula ait olduğunu, fakat hiç genel kurul toplanmamış ve kanunen lazım gereken bilgilendirmeyi yapmamış, kârı ayırmamış ve ortaklara dağıtımı için çaba harcamamış ve tüm kârı uhdesinde toplamış bir yöneticinin elinde olan şirketin ve yöneticinin kar paylarının tamamını kendi uhdesinde toplayıp da dağıtmaktan imtina etmesi durumu dava konusu olayda söz konusu olduğunu İlk Derece Mahkemesince karar verirken bu husus dikkate alınmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 616 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yıl sonu finansal tablolarının ve yıllık faaliyet raporunun onaylanması, kâr payı hakkında kazanç verilmesi, kazanç paylarının belirlenmesinin genel kurula ait görevler ve devredilemez yetkiler arasında olduğunun düzenlendiği, davacıların davalı şirkete ortak olduğu dönem içindeki bir kısım kâr payının tahsilini amaçlamakta oldukları, limited şirket ortağının sermaye payı oranında kâr-kazanç payı alacağından şirketin sorumlu olduğu, davalı ...'nin ise şirkette ortak olduğu, kâr-kazanç payı alacağı yönünden davacıya karşı şirket ortağı ...'nin sorumluluğu bulunmadığı, davacıların alacak talebini şirkete yöneltmesi gerektiği bu nedenle davalı ortağa karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunduğu, 6102 sayılı Kanun'un 616 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hükmü uyarınca dava konusu edilen kâr payı ve maaş ödenmesi talebi şirket genel kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez yetkileri arasında olup şirket genel kurul tarafından ortaklara kâr payı ödenmesi yönünde olumlu veya olumsuz bir karar alınmadığı, pay nedeniyle ortaklara ödenecek kâr payı ve diğer ödemeler ortaklık payından kaynaklandığı, davacı tarafça kâr payı ödenmesi konusunda genel kurul tarafından alınmış olumlu ya da olumsuz bir karar olduğu iddia edilmediği, kâr payı ödenmesi gibi konularda karar alındığına dair ticaret sicil kayıtlarında bir belge görülmediği, buna göre davacı tarafça kâr payı ödenmesi konusunda davalı şirket tarafından alınmış bir karar dava konusu edilmeyip bu alacaklar için doğrudan mahkemece hükmedilmesinin talep edildiği gözönünde tutularak mahkemenin genel kurul yerine geçerek doğrudan ortaklara kâr payı ödenmesi konusunda karar vermesinin mümkün bulunmadığı gibi davacının bu alacak talepleri yönünden doğrudan dava açma hakkının bulunmadığı, ancak genel kurul tarafından alınmış bir kararın dava konusu edilebileceği, bu konuda yetkili kurul tarafından alınmış kararın dava şartı olup davacı tarafça bu nitelikte bir kararın bulunduğunun iddia edilmediği gibi dosyada bu yönde bir delil toplanmadığı, böylece bu alacak kalemi yönünden davacının davalı şirket hakkında açtığı davasının ise dava şartının oluşmadığı dikkate alınarak davanın usulden reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine, ... Akaryakıt Dinlenme Tesisleri Nakliyat Taahhüt Pazarlama Ticaret Sanayi Ltd. Şti. yönünden açılan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek ayrıca davalı ... lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre vekalet ücreti takdiri gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirket tarafından dağıtılmadığı iddia edilen kar payının tespiti ile şirket ve şirketin diğer ortağından tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun'un 616 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Davalı ... lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre vekalet ücreti takdiri gerekir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de bu husus davacılar tarafından istinaf talebine konu edilmediğinden bu yöndeki temyiz itirazının reddi gerekmiştir.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.