WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3367 E.  ,  2024/5728 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1874 Esas, 2023/445 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikrî Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/166 E., 2019/76 K.

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "..." ibareli tescilli markaları bulunduğunu, davalının, davacı şirkette ortak olarak bulunmaktayken şirket kararı alınarak ayrıldığını, taraflar arasında şirket mallarının paylaşılmasına ilişkin protokol ve ek protokol düzenlendiğini, şirket markasının devri hususunda anlaşma bulunmadığını, ancak buna rağmen davalının ayrıldığı şirkete ait markayı kendi adına kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, taraf markalarının karıştırılabilecek kadar benzer olduğunu ileri sürerek davalı şirkete ait 2017/73339 numaralı 35. ve 40. sınıflarda tescilli "şekil+group ..." markasının tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; markanın usulüne uygun olarak TÜRKPATENT nezdinde tescillendiğini, marka başvurusuna davacı tarafından itiraz edilmediğini, markaların benzer olmadığını ve karıştırılmayacağını, tüketici kitlelerinin bilinçli olduğunu, kaldı ki "Kortürk" markası üzerinde öncelik hakkının şirketin kurucusu ve müdürü olan ... ...'e ait olduğunu, markanın farklı sınıflarda tescil edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı TÜRKPATENT cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile marka hükümsüzlüğü davasında TÜRKPATENT'e husumet yöneltilmeyeceği, taraf markalarının tüketici nezdinde iltibas yaratacak şekilde benzer bulunduğu, tarafların bir dönem aynı şirkette ortak oldukları, daha sonra imzalanan ancak daha sonra davalı tarafından cayma beyanı yapılan sözleşme ile davalının şirketten ayrıldığı, birtakım malların hisse karşılığı devredildiği, şirkete ait tescilli markaların davacı şirkette kaldığının sunulan protokollerden anlaşıldığı, davalı şirketin 25.07.2014 tarihinde kurulduğu, davalı tarafın önceki ticari ilişki nedeniyle ayrıldığı şirkete ait markaları bildiği halde aynı esas unsuru içeren dava konusu markayı 40. sınıfta tescil ettiği, 40. sınıfta ahşap ve kereste işleme hizmetlerini kapsadığı, emtiaların da benzer bağlantılı olduğu, davalının, davacı adına tescilli markayı bile bile bu tescili yapması nedeniyle kötü niyetli olduğu, kötü niyetli marka başvurusunun korunamayacğı, dolayısıyla markalar farklı sınıflarda tescilli olsa bile markanın kötü niyetle başvuru nedeniyle hükümsüz kılınacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına kayıtlı 2017/73339 sayılı "Group Kortürk+şekil" ibareli markanın hükümsüzlüğüne, davalı TÜRKPATENT'e karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TÜRKPATENT karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bu yönden kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin, müvekkilinin marka başvurusuna itirazda bulunmadığını, taraf markalarının tescilli olduğu sınıfların farklı olduğunu, hükümsüzlük koşullarının gerçekleşmediğini, müvekkilinin ticaret unvanında markayı kullandığını, markaların benzemediğini, davacı şirketin hiçbir şekilde bu markayı kullanmadığını, kullanmadığı bir marka için talep ve davada bulunmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu, Kortürk markasının müvekkili şirket kurucusu ve müdürü ... ...’ün tescilsiz markası olduğunu, öncelik hakkının ... ...’te olduğunu, ... isminin tanınması ve herkes tarafından bilinir hale getirilmesinin müvekkili şirketin kurucusu ve müdürü ... ... sayesinde olduğunu, ... ...'ün aynı zamanda davacı şirketin kurucusu ve %50 hisse ile ortağı olduğunu, 1970’li yıllarda faaliyete başlayan şirketin kurulmasına yardımcı olan ... ...’nun soyadından ve ... ... 'ün soyadından esinlenerek ... isminin verildiğini, 45 yıl bu isim altında faaliyette bulunduğunu ve bu ismin tanınmasına emek verdiğini, davacı şirket tarafından yapılan şikayet üzerine marka hakkına tecavüz nedeniyle yapılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

3.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel Mahkemece müvekkili Kurum aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesine rağmen müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek kararın vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince markanın hükümsüzlüğü kararı verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, ancak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 25 nci maddesine göre marka hükümsüzlük davasının dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılacağı, markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurumun taraf gösterilemeyeceğinden mahkemece Kurum aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi yerinde ise de davalı TÜRKPATENT lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalı şirket adına kayıtlı 2017/73339 sayılı 35 ve 40. sınıfta tescilli "şekil+Group Kortürk" ibareli markanın hükümsüzlüğüne, davalı TÜRKPATENT'e karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı TÜRKPATENT aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesinin ve bu davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bu yönden bozulmasını istemiştir.

2.Davalı şirket vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; hükümsüzlük şartlarının oluşmadığını, markaların benzer olmadığını ve karıştırılmayacağını, dava konusu marka üzerinde davalı şirketin kurucusu olan kişinin öncelik hakkı bulunduğunu, gerçek hak sahibi olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğü şartlarının oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve katılma yoluyla davalı şirket vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ve davalı şirkette ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.