WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3366 E.  ,  2024/992 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/41 Esas, 2023/350 Karar
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen haksız rekabetin tespiti, meni ve maddi tazminatın tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Davacı, haksız rekabetin tespitini, menini ve 214.059,81 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile haksız rekabetin tespitine, men talebi konusuz kaldığından bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 64.217,95 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacı vekilince reddedilen maddi tazminat bakımından temyize başvurulmuş ise de davacı aleyhine reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar olan 149.841,86 TL Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu itibarla, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından, müvekkili şirketin işlettiği İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanına çıkan yollara bir takım yönlendirme tabelaları konulduğunu, bu tabelalarda havalimanını temsilen uçak şeklinin belirgin olduğunu, davalının söz konusu tabelaları koymaktaki amacının müşteriye kendisi tarafından işletilen otoparkın Sabiha Gökçen Havalimanı tesisleri içinde bir otopark olduğu izlenimi vermek olduğunu, davalının müşteriyi yanıltmak için yaptığı bu eylemin haksız rekabetin teşkil ettiğini ve müvekkilinin bu nedenle zarara uğradığını ancak müvekkilinin uğradığı zararın kendilerince hesaplanması mümkün olmayıp ancak yapılacak bilirkişi incelemesiyle tespit edilebileceğinden maddi tazminat taleplerini belirsiz alacak davası olarak açtıklarını ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, men’ine, müvekkili şirketin belirsiz olan maddi zararlarının tespiti ile tazminine karar verilmesini talep etmiş, 06.03.2018 tarihli talep artırım dilekçesiyle; bilirkişi raporuyla, belirsiz olan maddi tazminat alacağının 214.059,81 TL olarak tespit edildiğini belirterek 214.059,81 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu otoparkın kurulu olduğu alanın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Müdürlüğü Ulaşım ve Trafik Düzenleme Kararı gereğince, açık otopark olarak işletilmek üzere 21.02.2014 tarihinde müvekkili şirkete teslim edildiğini, dava konusu yönlendirme tabelalarının haksız rekabet oluşturacak aldatıcı nitelikte olmadığını, tabela üzerinde uçak simgesi ve Sabiha Gökçen isminin kullanılmış olmasında yanıltıcı bir durum bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ( İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi) 27.03.2018 tarihli ve 2014/236 E., 2018/296 K. sayılı kararıyla; davalı İspark tarafından havaalanı yolu üzerine konulan ve üzerinde uçak şekli ile Sabiha Gökçen yazılı tabelalardan otoparkın havaalanı içinde bulunduğu intibaının yaratıldığı, ancak otoparkın havalanı içinde bulunmadığı, bu şekilde havaalanı içinde bulunan otoparka yönelen müşteriyi yanılttığı ve bu yanıltma nedeniyle davalının tabelalar aracılığıyla haksız rekabet yarattığı, davacının dava tarihine kadar olan dönem için meydana gelen zararının, davalının bu dönem içinde elde ettiği gelir kabul edileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.11.2020 tarihli ve 2019/137 E., 2020/1229 K. sayılı kararıyla; davalının kullandığı tabelada yer alan uçak simgesi ve Sabiha Gökçen ibaresi, sırf davacının kullanımına münhasır olmadığı gibi bu simge ve ibarenin kullanım hakkının yasal olarak davacıya ait olduğunun iddia ve ispat edilmediği, Sabiha Gökçen Havalimanına ilişkin tabelalar ile davalının otoparkına ilişkin tabelaların aynı yol ayrımlarında bulunmakla birlikte birbirlerinden farklı ve bağımsız oldukları, dolayısıyla ihtilaf konusu tabelaların içerikleri itibarı ile sadece davalının işlettiği otoparka yönlendirme yapmak amacı taşıdığı, havalimanına yönlendirme yapılma gayesinin sözkonusu olmadığı, ihtilaf konusu 4 tabelanın 3 tanesinin Sabiha Gökçen Havalimanına ilişkin tabela ile aynı yönü işaret ettiği, ancak bir tanesinin farklı yönü işaret ettiği, Sabiha Gökçen Havalimanında alternatif park yerlerinin bulunduğu, bunlardan birinin de davalıya ait otopark işletmesi olduğu, ticari rekabet çerçevesinde davalı tarafından işletilmekte olan bu otoparka sürücülerin yönlendirilmesi amacıyla anayol ve otobanlara tabelaların asıldığı, davalı tarafça havalimanına 24 saat ücretsiz servis hizmeti verildiği tarafların kabulünde olup, verilen bu hizmetin otoparka giden tabelalarda gösterildiği, aynı zamanda bu ibarenin mahkeme kabulünün aksine davalıya ait otoparkın havalimanı dışında bulunduğunu da gösterdiği, dava konusu tabelalarda davalının kendisine yönelik gerçek dışı veya yanıltıcı bir açıklama bulunmadığı gibi, davacının faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan bir eylemin de sözkonusu olmadığı, aynı nitelikte ve davacıya ait otoparkı gösteren tabelaların da yerleştirilmesinin mümkün olduğu, ayrıca bu tabelanın bulunduğu aynı yerde havalimanı yönünü gösteren çok daha büyük bir tabelanın yer aldığı, dolayısıyla dava konusu tabelalarda bulunan uçak simgesi ve Sabiha Gökçen ibaresinin davacının otopark işletmesine yönelik haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 13.09.2022 tarih, 2020/8448 E., ve 2022/5813 K. sayılı kararıyla; "taraflar arasında ihtilafın davalının işletmekte olduğu otoparka yönlendirme yapmak için koymuş olduğu tabelaların içeriğinden kaynaklandığı, davacının, bu tabelalarda yer alan ibarenin davalı tarafından işletilen otoparkın havalimanı kompleksi içinde ve havalimanı işletmesine ait olduğu izlenimi verdiğini (yanılttığı) oysa hava limanı içerisinde havalimanı işletmesine ait ayrı bir otoparkın bulunduğunu ve bu durumun haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ettiği, nitekim Mahkemece yapılan keşif ile de Sabiha Gökçen Havalimani kompleksi içerisinde doğrudan havalimanı işletmesine ait bir otoparkın bulunduğu, ihtilaf konusu tabelalar dışında otoban ve anayollarda aynı zamanda doğrudan Sabiha Gökçen Havalimanına ilişkin yönlendirme yapan tabelaların yer aldığı, 3 adet tabelanın davacı levhası ile aynı yönü, dördüncü tabelanın ise farklı bir yönü yani davalıya ait otoparkı gösterdiği, bu tabelalarda yer alan “(uçak simgesi) Sabiha Gökçen” ibaresinin doğrudan Sabiha Gökçen Havalimanı kompleksini işaret ettiği, tabelalarda İspark logosunun bulunmasının ve 24 saat ücretsiz sevis hizmeti yazmasının seyir halinde bulunan sürücülerde otoparkın hava limanı işletmesine ait olduğu algısını ortadan kaldırmayacağı ve tabeladaki diğer yazılı olanlar farkedilemeyecek olması da nazara alındığında davalının işlettiği otoparkın Sabiha Gökçen Havalimanı işletmesinin içerisinde bulunduğu intibaını yaratacağı, tabelada yer olan “(uçak simgesi) Sabiha Gökçen” ibaresinin "aldatıcı reklam" niteliğinde olduğu, söz konusu eylemin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca haksız rekabet teşkil edeceğinin kabulü gerekirken davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı " gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamında işaret edildiği üzere, Sabiha Gökçen Havalimani kompleksi içerisinde doğrudan havalimanı işletmesine ait bir otoparkın bulunduğu, ihtilaf konusu tabelalar dışında otoban ve anayollarda aynı zamanda doğrudan Sabiha Gökçen Havalimanına ilişkin yönlendirme yapan tabelaların yer aldığı, 3 adet tabelanın davacı levhası ile aynı yönü, dördüncü tabelanın ise farklı bir yönü yani davalıya ait otoparkı gösterdiği, bu tabelalarda yer alan “(uçak simgesi) Sabiha Gökçen” ibaresinin doğrudan Sabiha Gökçen Havalimanı kompleksini işaret ettiği, tabelalarda İspark logosunun bulunmasının ve 24 saat ücretsiz sevis hizmeti yazmasının seyir halinde bulunan sürücülerde otoparkın hava limanı işletmesine ait olduğu algısını ortadan kaldırmayacağı ve tabeladaki diğer yazılı olanlar farkedilemeyecek olması da nazara alındığında davalının işlettiği otoparkın Sabiha Gökçen Havalimanı işletmesinin içerisinde bulunduğu intibaını yaratacağı, bu şekilde tabelada yer olan “(uçak simgesi) Sabiha Gökçen” ibaresinin "aldatıcı reklam" niteliğinde olduğu, söz konusu eylemin haksız rekabet teşkil ettiği, haksız eylem tarihi ile dava tarihi arasındaki süre ve tazminata ilişkin davanın belirsiz alacak davası olarak açılması nedeniyle davanın zamanaşımına uğramadığı, Dairelerince yapılan duruşmada, davacı vekilinin dava açıldıktan sonra davaya konu tabelaların kaldırıldığını, bu talepleri yönünden davanın konusuz kaldığını; davalı vekilinin de, tabelaların kaldırıldığını beyan ettiği, bu hali ile, haksız rekabet teşkil eden tabelalar dava açıldıktan sonra kaldırıldığından, tabelaların kaldırılması yönündeki davacı talebi konusuz kalmakla birlikte, davacının bu tabelalar nedeniyle uğradığı zararın tazmini gerektiği, her ne kadar Mahkemece 01.06.2014 tarihinden dava tarihi olan 16.07.2014 tarihine kadar davalının elde ettiği gelirin tamamı olan 214.059,81 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, davalıya ait otoparka sadece havaalanına gelen araçların park edilmediği ve davacı zararı sabit olmakla birlikte miktarının tam olarak tespit edilemediği dikkate alınarak bilirkişi raporu ile belirlenen zarar miktarından %70 oranında takdiri indirim yapılarak 64.217,95.TL tazminatın davalıdan tahsiline karar vermek gerektiği, davacının dava dilekçesinde faiz talebinin bulunmadığı gözetilerek hükmedilen tazminata faiz işletilmediği, yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23.05.2018 tarih 2016/11763 E. 2018/3840 K. sayılı ilamında da işaret edildiği üzere, davacı lehine haksız rekabetin tespiti ve meni talebi için maktu, kabul edilen maddi tazminat talebi için nispi vekalet ücretine hükmedildiği, tazminattan takdiri indirim yapılması nedeniyle reddedilen kısım üzerinden davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespitine, men talebi konusuz kaldığından bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 64.217,95 TL tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu yönlendirme tabelalarının aldatıcı nitelikte olmayıp haksız rekabet teşkil etmediğini, zira müvekkili tabelalarının yanında servis ibaresinin yer aldığını, bu ibareyi gören müşterilerin müvekkiline ait otoparkın hava alanı içerisinde bulunmadığını çok kolay bir şekilde algılayabileceklerini, tabelalarının bulunduğu son noktanın da havalimanına giden yolun tam zıttını işaret ettiğini, ayrıca uçak figürünün de tek başına haksız rekabete gerekçe yapılamayacak kadar genel nitelikte bir kullanıma ilişkin olduğunu, söz konusu tabelalarda müvekkilinin tanınmış İSPARK logosunun bulunmasının da tüketiciyi herhangi bir yanlış anlamaya kapılmaktan koruyacağını, müvekkilin kamu yararı üstünlüğü gereğince hizmet vermekte olup yaptığı eylem ve işlemlerde haksız rekabetin tarafı olmasının mümkün olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince, tazminattan takdiri indirim yapılması nedeniyle reddedilen kısım üzerinden müvekkili lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespiti meni ve maddi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un haksız rekabete ilişkin 54 üncü v.d maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 inci ve 52 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
A.Davacı Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin MİKTARDAN REDDİNE,

B.Davalı Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.