11. Hukuk Dairesi 2023/335 E. , 2024/3652 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/256 Esas, 2022/1241 Karar
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü (Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/517 E., 2020/491 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların müvekkili banka ile dava dışı ......A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine müvekkilince davalılar aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin, davalıların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilleri ile dava dışı asıl borçlunun konkordato talep etmesinin davacı tarafından hesapların kat edilmesi için yeterli neden olmadığını, geçici mühlet süresi içerisinde hesapların kat edilerek kredi sözleşmesinin sonlandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda, geciken taksitlere kat tarihine kadar işlemiş temerrüt faizlerinin ana paraya ilave edildiği, bu uygulamanın faize faiz işletilmesi yasağına aykırı olduğu, bu hesaplama şeklinin doğru olmadığı, mahkemelerince yeniden hesaplama yapıldığı, buna göre 301 nolu taksitli kredi hesabı nedeniyle takip tarihindeki banka alacağının 105.798,27 TL asıl alacak, 8.447,83 TL gecikme faizi, 422,39 TL BSMV olmak üzere toplam 114.668,49 TL olduğu, 302 nolu taksitli kredi hesabı nedeniyle, takip tarihindeki banka alacağının 943.708,16 TL asıl alacak, 75.862,19 TL gecikme faizi, 3.793,11 TL BSMV olmak üzere toplam 1.023.363,46 TL olduğu, 304 nolu taksitli kredi hesabı nedeniyle takip tarihindeki banka alacağının 438.075,95 TL asıl alacak, 37.208,08 TL gecikme faizi, 1.860,40 TL BSMV olmak üzere toplam 477.144,43 TL olduğu, 200 nolu taksitli kredi hesabı nedeniyle takip tarihindeki banka alacağının 99.679,33 TL asıl alacak, 7.928,60 TL gecikme faizi, 396,43 TL BSMV olmak üzere toplam 108.004,36 TL olduğu, tüm krediler yönünden davacı bankanın takip tarihi itibariyle 1.587.261,17 TL asıl alacak, 129.446,70 TL işlemiş faiz, 6.472,33 TL BSMV olmak üzere toplam 1.723.180,74 TL nakit alacağı bulunduğu, davacının takip talebinde BSMV talep etmediği gibi işlemiş faiz tutarının da borçlu lehine 28.373,23 TL olarak hesaplandığı, taleple bağlılık ilkesi gereği borçlu lehine olan bu durumun dikkate alındığı, takip tarihindeki banka alacağının 1.587.261,71 TL asıl alacak, 28.373,23 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 1.615.634,94 TL olduğu, dava konusu meri durumdaki teminat mektuplarından kaynaklı gayrinakit alacak talebi ile ilgili olarak toplam 2.583.500,00 TL risk bulunduğu, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinde kefil yönünden de depo sorumluluğu getirildiği, 2.583.500,00 TL gayri nakit alacağın deposunu teminen davalılardan tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takip dosyasında davalıların itirazının 1.587.261,71 TL asıl alacak, 28.373,23 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 1.615.634,94 TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %34,632 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, 2.583.500,00 TL gayrinakit alacağın davacı banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen hesapta deposunu teminen davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, itirazın iptaline karar verilen 1.615.634,94 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline, davalıların kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece müvekkilinin asıl alacağı belirlenirken kredi projelerine ait geri ödeme planlarında yer alan kar payının asıl alacağa eklenmediğini, genel kredi sözleşmesinde kar payının tanımı yapılarak anaparaya ekleneceğinin hükme bağlandığını, anapara, geri ödeme planında yazılı kar payı, alım maliyeti toplamının asıl alacak olduğu, bu miktar üzerinden hesap yapıldığında talebin tamamının kabulüne karar verilmesi gerektiği, mahkemece ise ödeme planında yer alan kar payı anaparaya eklenmeden anaparanın asıl olarak esas alındığını, yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, başvurunun Davacı kamu düzenine aykırılık yönünden incelenmesine geçildiğinde, hükmün infazda tereddüt oluşturup oluşturmadığının incelenmesinin kamu düzeni ile ilgili olduğu, davacı yanın dava dilekçesinde, nakdi ve gayrı nakdi alacağa yönelik başlatılan icra takibine davalıların haksız itirazının iptaline karar verilmesini talep ettiği, bir başka anlatımla davacının dava dilekçesinde icra takibi dışında, gayri nakdi alacağın ayrıca depo edilmesi yönünde bir talebi bulunmadığı, Mahkemece ise, gayrinakit alacak yönünden davalıların sorumlu olduğu belirtilerek 2.583.500,00 TL gayri nakdi alacağın bankada açılacak faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesini teminen davalılardan tahsiline karar verildiği, bu durumun itirazın iptali kararının sonucu olan takip dolasıyla depo kararından ayrı bağımsız bir depo kararı niteliğini taşımakla talep aşımı niteliğinde olduğu gibi infazda tereddüt yaratacak nitelikte olduğundan re'sen gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle başvurunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların 1.587.261,71 TL asıl alacak, 28.373,23 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 1.615.634,94 TL nakit alacak ile 2.583.500,00 TL gayrinakdi alacağa yapmış oldukları itirazın iptaline, takibin anılan miktarlar üzerinden, nakit alacağın tahsili, gayri nakit alacağın bankada açılacak vadesiz bir hesaba depo edilmesine imkan verecek şekilde ve 1.587.261,71 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %34,632 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, itirazın iptaline karar verilen 1.615.634,94 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 323.126,98 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar etmiş, bunun yanında, depo talebine ilişkin olarak İlk Derece Mahkemesince verilen kararın isabetli olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince, dava dilekçelerindeki talep sonucu gözden kaçırılarak hatalı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2.Taraflar arasında imzalanan 01.03.2016 tarihli genel kredi sözleşmesinin "Tanımlar" başlığını taşıyan 3. maddesinde, Kâr Payı, "Her bir kredi/finansman veya mevzuatın kredi saydığı işlemde, tarafların mutabakatı ile belirlenen oran veya işbu sözleşme ya da eklerine istinaden belirlenecek oran esas alınarak hesaplanıp anaparava/maliyete ilavesi gereken tutar." şeklinde, Gecikme Cezası, "Müşterinin borcunu ödemede gecikmesi/temerrüdü durumunda, tarafların mutabakatı İle belirlenen oran veya Sözleşmeye İstinaden belirlenecek oran esas alınarak hesaplanıp, gecikme/temerrüt tutarına İlavesi gereken tutar." şeklinde, Fiyat ise, "Anapara, kâr, vergi, fon, harç, komisyon, ücret, sigorta primi, masraf ve sair adlar altındaki finansmanın maliyetini oluşturan unsurların toplamını ifade etmek üzere kullanılabilir." şeklinde tanımlanmıştır. Sözleşmenin 4.6.1 maddesi, "Müşteri anapara ile buna kâr payı, vergi, harç, resim, fon, masraf ve sair maliyetlerin eklenmesi sureti ile doğacak tüm borçlarını belirlenecek vade ve miktarlara ve Banka kayıtlarına göre geri ödeyecektir." hükmünü, 5.2 maddesi ise "Krediden kaynaklanan borçlar, kural olarak (özel durumlar hariç) her bir kredi için aylık, yıllık veya sair biçimde belirlenen kâr payları ile ücret, vergi, masraf, komisyon ve sair ferilerin eklenmesi suretiyle belirlenmiş olduğundan, kredi kullanımı ile birlikte kâr payı ve yukarıdaki feriler tahakkuk ettirilerek Müsteri hesabına borç kaydedilir. " hükmünü haizdir.
3.Sözleşmenin Kredinin Kurumsal Finansman Desteği Şeklinde Kullandırılması başlığını taşıyan 7. maddesinin 7.1.1 maddesi, "Krediye konu mal, Müşterinin başvurusunda bildirdiği Satıcıdan peşin bedelle alınıp; diğer maliyet unsurları ile birlikte kârın ilavesi suretiyle bulunacak satış fiyatı üzerinden Müşteriye vadeli olarak satılır. Böylece Müşteri vadeli fiyattan borçlandırılmış olur." hükmünü haiz olup sözleşmenin "Muacceliyet Sözleşmesi, Temerrüt Hali ve Sonuçları" başlığını taşıyan 16.1.1 maddesi ise ise, "Bu sözleşmede mevzuatta ve özellikle aşağıda yer alan ve kesinlikle bunlarla sınırlı olmayan diğer şartların gerçekleşmesi halinde müşteri, kefil ve sair tüm ilgililerinin bankaya olan borçlarının tamamı muaccel olur" hükmünü haizdir.
4.Taraflar arasında akdedilen sözleşmeye ilişkin açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa davacı bankanın davalılara karşı yaptığı takiple, 1.773.084,30 TL asıl alacak ve 28.373,23 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 1.801.457,53 TL nakdi alacak talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince ise davacının takip tarihi itibariyle olan alacağının 1.587.261,17 TL asıl alacak, 129.446,70 TL işlemiş faiz ve 6.472,33 TL BSMV olmak üzere toplam 1.723.180,74 TL olarak hesaplandığı görülmektedir.
5.Davacının talebiyle İlk Derece Mahkemesince yapılan hesaplama arasındaki farkın (özellikle asıl alacak kalemi bakımından) ise davacının asıl borçluya kullandığı kredilerin ödenmeyen tüm taksit tutarlarının toplamını içerisinde kalan ana parayla birlikte kâr payları ve BSMV'de bulunur şekilde asıl alacak olarak talep etmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Davacının hesaplama yönteminin daha iyi anlaşılabilmesi için bir örnek vermek gerekirse, 301 numaralı krediyle asıl borçluya 118.000,00 TL kredi kullandırılmış, bu kredinin geri ödemesi 21.638,94 TL kâr payı ve 1.081,95 TL BSMV eklenerek 24 eşit taksit halinde toplam 140.720,89 TL olarak belirlenmiş, asıl borçlu bu kredinin en son 24.09.2018 tarihli dördüncü taksidini ödemiş, davacı, bu kredi sebebiyle talep ettiği asıl alacağı, ödenmeyen tüm taksitlerin toplam tutarı olan 117.267,37 TL olarak belirleyip talep etmiştir. ( 140.720,89- (5.863,38x4)=117.267,37 TL) İlk Derece Mahkemesince ise ödenen son taksit tarihi itibariyle kalan ana para tutarı olan 101.069,14 TL'ye kat tarihine kadar akdi faiz ve faizin BSMV'si işletilip bu tutarlar kapitalize edilerek 105.592,79 TL kat bakiyesi belirlenmiş, kat bakiyesi olarak belirlenen tutara da temerrüt tarihine kadar akdi faiz ve BSMV işletilerek bu tutarlar kat bakiyesiyle kapitalize edilmiş ve böylece örnek kabilinden belirtilen kredi bakımından davacının talep edebileceği asıl alacak 105.798,27 TL olarak belirlenmiştir.
6.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, yukarıda zikredilen sözleşme hükümleri gereğince ve özellikle de nakdi alacağı oluşturan kredilerin kredi finansmanı şeklinde kullandırılması sebebiyle müvekkilinin asıl alacağı yukarıda açıklandığı şekilde talep etme hakkı bulunduğunu ileri sürmüştür. Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf itirazının ödeme planındaki kar payının anaparaya ilave edilmek suretiyle asıl alacağın tespit edilmesi gerektiğine yönelik olduğu ancak ödeme planındaki kar payının temerrüt tarihinden sonraki tarihli kar paylarını da içerdiği, davacı tarafından kredi hesabı kat edildiğinden kat tarihindeki anapara esas alınıp, temerrüt tarihine kadar akdi faiz hesaplanıp, anaparaya ilave edilmesine ilişkin asıl alacak hesap yönteminin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de sözleşmenin yukarıda zikredilen hükümlerin davacıya asıl alacağı yukarıda açıklandığı şekilde talep etme hakkı verip vermediği hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
7.Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesince, katılım bankalarının çalışma prensipleri konusunda uzman bir bilirkişiden yeni bir bilirkişi raporu alınmak suretiyle sözleşmenin yukarıda zikredilen hükümlerinin davacıya asıl alacağı yukarıda açıklandığı şekilde talep etme hakkı verip vermediğinin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!