11. Hukuk Dairesi 2023/3338 E. , 2024/5683 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/755 Esas, 2023/317 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/288 E., 2019/852 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 06.06.2016 tarihli mal satım sözleşmesi uyarınca sözleşmede belirtilen malzemelerin temin edildiğini, süpervizörlük hizmeti ve gerekli teknik döküman ile birlikte eksiksiz olarak davalıya teslim edildiğini, davalının kısmi ödeme yaptığını, bakiye 135.407,00 euroyu ödemediğini, noterden düzenlenen ihtara verdiği cevapta borcunu kabul ettiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı şirketin değiştirilmesini talep ettiği ürünlerin bedeli olan 4.674,00 euro düşülerek 131.199,07 euro üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talebi ile ödeme sisteminde geri dönülemez teyitli akreditif sisteminin benimsendiğini, davacının birinci ve ikinci akreditif sırasında şartları yerine getirmediğini, bankanın bu sebeple ödeme yapamayacağını bildirdiğini, davacıya gönderilen cevabi ihtarnamede davacı tarafından işin tesliminin geciktiği, hasarlı ve ayıplı malzemeler olduğunun bildirildiğini, bu durumun ödemeye engel olduğunu, davacının sevkiyatta gecikmesi sebebi ile davalı şirketin maddi zarara uğradığını, davacının hasarlı malzemeyi değiştirmediğini, davacının yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebi ile idare tarafından ceza uygulandığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 06.06.2016 tarihli malzeme temini ve satış sözleşmesinin bulunduğu, tarafların ticari defter ve kayıtları ile taraflar arasında düzenlenen ve davalının da kabulünde olan cari hesap mutabakatına göre davacının 135.407,44 euro bakiye alacağının olduğu, davalının borç bakiyesine itirazı bulunmamakla birlikte, sözleşme konusu malzemelerin geç teslim edildiği, teslim edilen ürünlerin bir kısmının hatalı olduğu ve idarece uygulanan cezalardan davacının sorumluluğu olduğundan bahisle itiraz ettiği, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere sözleşme konusu malzemelerin fatura ve irsaliyelerle birlikte davalı tarafından teslim alındığı, teslimatta eksik veya ayıp şerhinin bulunmadığı, davalının eksik ve geç teslime dair ihtarname vb. delil sunamadığı, mahallinde yapılan keşifte sözleşme konusu difüzörlerin çalışır vaziyette olduğunun bilirkişilerce tespit edildiği, buna göre davalı tarafın geç teslim ve ayıplı ifa iddialarını ispatlayamadığı, davacının 135.407,44 euro alacağından, hatalı olduğundan bahisle takip talebinde düşümü yapılan difüzörlerin bedeli olan 4.674,00 euro ile dava dışı idarenin uyguladığı ceza tutarı olan ve davacının alacağından mahsubunu kabul ettiği 25.000,00 TL ve 41.992,89 TL ceza miktarlarının, takip tarihindeki kur (1 Euro=3,95 TL) üzerinden mahsubu sonucu davacının 113.773,22 euro alacağı olduğu, davalının davacıya gönderdiği, borcu ödemeyeceğine dair ihtarnamenin tanzim tarihi olan 19.12.2016 tarihinde davalının temerrüte düştüğü, bu tarihten takip tarihine geçen sürede davacının takip talebinde belirttiği faiz oranı ile bağlı kalınarak %2,6 üzerinden hesaplanan 410,85 euro işlemiş faiz olduğunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne ve icra inkâr tazminatına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının sözleşme gereği teslim etmesi gereken işi süresinde ve sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirmeler içerdiğini, davacı tarafından temin edilmesi gereken malzemelerin müvekkili ve idare tarafından temin edildiğini, idarenin düzenlediği geçici kabul tutanağındaki ceza ve nesafet kesintisinin sadece davacının edimlerine ilişkin olduğunu, ödeme yöntemi olarak belirlenen akreditif yönteminin değerlendirilmediğini, süresinde teslim yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının ödeme talep edemeyeceğini, akreditif konusunda uzman bilirkişinin içinde bulunduğu yeni bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, dosyaya sunulan yazışmaların değerlendirilmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi incelemesi sonucunda davacının ticari defterlerine göre 135.407,44 euro alacaklı olduğu ve taraf defterlerinin birbirini doğruladığı, sözleşmede ödeme yöntemi olarak geri dönülmez teyitli akreditif yönteminin kabul edildiği, teslimin alıcının akreditif açması ve imalat talimatı vermesinden itibaren 10 hafta olarak belirlendiği, daha sonra ek protokol yapılarak teslim süresinin akreditif açılmasına bakılmaksızın 22.06.2016 tarihinden itibaren başlamasının kararlaştırıldığı, son teslimin 01.12.2016 tarihinde yapıldığı, geç teslim halinde cezai şart talep edilebileceğine dair sözleşmede hüküm bulunmadığı, davalının 01.12.2016 son teslim tarihinden sonra davacının bakiye alacağın ödenmesini talep ettiği 12.12.2016 tarihli ihtarına verdiği 19.12.2016 tarihli cevabi ihtarında geç teslimden bahsetmekle birlikte bakiye bedelin ödenmesi için gerekli işlemlerin yapılacağının beyan edildiği, sözleşmede belirtilen akreditif ödeme yöntemine aykırı davranılması halinde davacının artık ödeme talep edemeyeceği yönünde herhangi bir hüküm bulunmadığı, keşif yapılmak suretiyle alınan bilirkişi heyetinin kök ve itirazlar üzerine alınan ek raporlarında yüksek tavan difüzörlerin çalışır halde olduğunun tespit edildiği, davacının hatalı ürün teslim etmesi nedeniyle davalı ve idare tarafından yeni malzeme temin edildiğine yönelik delil sunulmadığı, raporun ayrıntılı, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz isteminde bulunmuştur.
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının icra takibi nedeniyle talep ettiği alacağın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!