WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3330 E.  ,  2024/5094 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/708 Esas, 2023/546 Karar
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2020/221 E., 2020/861 K.

Taraflar arasındaki bankacılık işlemlerinden kaynaklı tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Ziraat Bankası ... şubesi nezdinde bulunan banka hesabına ilişkin olarak rızası ve bilgisi dışında oluşturulan internet bankacılığı şifresi ile hesabındaki 329.000,00 TL parasının, davacı ile hiçbir şekilde bağlantısı olmayan ... ile ... ismindeki kişilerin hesaplarına aktarıldığını, bankanın sağlaması gereken güvenlik önlemlerini yerine getirmediğini, müvekkilinin internet ve mobil bankacılık başvurusunda bulunmadığı gibi işlemleri gerçekleştirmeye yönelik akıllı telefonunun dahi olmadığını, yapılan para çekim işlemlerinin 2 saat boyunca parça parça gerçekleştirilmesine rağmen bankanın bu hususta güvenlik önlemi tesis etmediğini, davacının uğramış olduğu maddi zararın karşılanabilmesi için 329.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştirildiği tarih olan 07.03.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı bankadan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı bankanın son teknolojik şartlardan yararlanarak güvenlik önlemi aldığını, bankanın iki faktörlü kimlik doğrulama sisteminin bulunduğunu, böylelikle müşterilerinin sadece kimlik bilgileri kullanılarak güvenlik duvarının aşılmasının engellendiğini, internet bankacılığı işlemlerinde müşteri numarasının, şifrenin ve parolanın doğru girilmesi durumunda hesaba ulaşılabileceğini, dava konusu havale işlemlerinde davacının kişisel bilgilerinin kullanıldığını, banka sisteminden bu kişisel bilgilere ulaşılmasının mümkün olmadığını, davalı bankanın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacının şifresini iyi koruyamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; banka kayıtlarından davacının olay öncesinde ve sonrasında yazılı bir interaktif ve mobil bankacılık hizmeti alma talebinin bulunmadığının görüldüğü, 07.03.2018 tarihinde ihbar olunan üçüncü şahıslarca dolandırıcılık faaliyetine konu müşteri hizmetleri çağrı merkezi ile yapılan görüşmede, kendisini ... olarak tanıtan kişi tarafından mobil bankacılık hizmetine başvurulduğu, dolayısıyla özünde davacının değil davalı banka temsilcisinin iğfal taşıyan eyleme muhattap olduğu ve davacının maddi zararının oluştuğu, bilirkişi raporuna göre de davacının internet ve mobil bankacılığını kapalı tutarak kullanmadığı, bir hesabın interaktif bankacılık işlemlerine açılması istenildiğinde mutlaka müşterinin banka şubesine gitmesinin gerektiği, müşteri temsilcisini telefonla aramak suretiyle kendini ... olarak tanıtan bir kişinin müşteri temsilcisini 7 kez arayarak sormuş olduğu sorular ile şüpheli hareketlerinin müşteri temsilcilerince fark edilmediği, sadece ikinci telefon görüşmesinde Ayşen Hanım isimli müşteri temsilcisi tarafından telefonunun son 4 rakamının ve sistemde kayıtlı telefon numarasının şubeden güncellenebileceğinin söylendiği, özellikle banka çalışanı .... Bey isimli şahısla yapılan beşinci telefon görüşmesinde "İnternet bankacılığı tanımlı telefon numaranız.... olarak gözüküyor. Doğru mu?" gibi karşı soru sorulduğu ve kendisinin bilgi verdiği, test amaçlı SMS gönderildiği, SİM kart ile ilgili bir bloke olduğu konuşulmasına rağmen sistemi aktif hale getirmek suretiyle davacı ...'un hesabındaki paranın EFT ve havale yapılmasına neden olduğunun anlaşıldığı, yapılan işlemlerde davacının onayının olmadığı, dava konusu işlemlerle ilgili olarak bankanın sorumluluğunun bulunduğu, davalının güvenlik ve inceleme sorumluluklarını yerine getirdiğini ispat edemediği, yapılan işlemler gözetildiğinde 07.03.2018 tarihinde davacı ...'un hesabından bilgisi ve onayı olmadığı halde toplam 168.000,00 TL+160.500,00 TL=328.500,00 TL havale yapılmak suretiyle masrafı ile birlikte 328.509,41 TL zararına sebebiyet verdiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 328.509,41 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu işlemin, internet mobil bankacılık kanalıyla ve müşterinin sorumluluğunda belirlenen şifre parola bilgilerinin bankanın sistemine girilmesi sonucu gerçekleştirildiğini, bu tür işlemlerin kullanıcıların gerekli güvenlik tedbirlerini almaması nedeniyle sahtekarlık yöntemiyle 3. şahıslar tarafından ele geçirildiğini, davacının kötü amaçlı yazılımlara karşı tedbirlerini almasının gerektiğini, bu durumda internet bankacılığında her iki tarafın da görev ve sorumluluklarının bulunduğunu, ancak bilirkişi raporunda sadece bankanın yükümlülüklerine değinildiğini, yüksek mahkeme içtihatlarının da bu doğrultuda olduğunu, davacıya internet bankacılığına ilişkin hesap güvenliğini ve mahremiyetini sağlama noktasında hiçbir sorumluluk yüklememenin hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafından hesap güvenliğinin mahremiyetinin sağlandığı hususunda hiçbir delil ortaya konulmadığını, müşteri için gerekli önlemlerin alınıp alınmadığı konusunda teknik tespitin bulunmadığını, raporda hukuki ve tahmini değerlendirmelere yer verilmesi nedeni ile hüküm kurmaya elverişli olmadığını, somut olayda tüm güvenlik tedbirlerinin eksiksiz alınmasına ve müvekkili bankanın güvenlik sisteminde teknik olarak bir zaafiyet bulunmamasına rağmen bankanın yasa dışı işlemlerden sorumlu tutulmasının bankacılık faaliyeti ve kamu güvenliği açısından da sonu gelmez sakıncalara sebebiyet verebilecek nitelikte olduğunu, mudinin güvenlik şifrelerinin ve diğer özel kayıtlarının kendi zaafiyeti sebebiyle üçüncü kişilerce ele geçirildiğinin ispat külfetinin müvekkil bankaya yüklenemeyeceğini, mudinin uhdesindeki bilgilerin hangi suretle ve şekilde 3. şahısların eline geçitiğinin veya bu geçişin bilinçli/kötü niyetli olup olmadığının ispatının hukuken imkansız olduğunu, bu durumun tamamen mudi ile 3. kişiler arasındaki bir ilişki olduğunu, bu hususların hiç göz önüne alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının her ne kadar hesap açılışında imzalanan sözleşmelerde elektronik bankacılık hizmetlerinden yararlanma isteği yönünden maktu form imzalanmış ise de dava konusu para havalesi işlem tarihine kadar davacının internet bankacılığının kapalı olduğu ve kullanılmadığı, hesabın internet bankacılığı işlemlerine açılması için mudinin banka şubesine gitmesi gerektiği, üçüncü kişilerce müşteri temsilcilerinin 7 kez arandığı, ikinci görüşmede müşteri temsilcisinin telefonun son 4 rakamının ve sistemde kayıtlı telefon numarasının şubede güncellenebileceği bilgilendirmesi yaptığı, beşinci görüşmede test amaçlı mesaj gönderildiği, SİM kartta bloke konulmasına rağmen sistemin aktif hale getirilerek para havalesi işleminin gerçekleştirildiği, davacının işlemlerle ilgili bilgisinin ve onayının bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, internet bankacılığı yoluyla davacının mevduat hesabından aktarılan paranın tazmini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.