11. Hukuk Dairesi 2023/333 E. , 2024/2244 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1549 E., 2022/1467 K.
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/688 E., 2022/312 K.
Taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesinde kaynaklanan dava dolayısı ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.03.2024 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. ..., Av. ... ile davalı vekilleri Av. ..., Av. ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı şirketten Liebherr marka 2013 Model Ekskavatör sınıfındaki iş makinesini Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. vasıtasıyla Kartal 4. Noterliğinin 17.04.014 tarih ve 12403 yevmiye no.lu finansal kiralama sözleşmesi yoluyla satın aldığını, söz konusu iş makinesinin 21.03.2016 tarihinde müvekkil tarafından sözleşmeye ilişkin borcun ödenmesi sonrasında adına tescil edildiğini, 17.04.2014 tarihinden itibaren kullanılmaya başlanan iş makinesinin üretimden ve davalı üretici şirketin hatasından kaynaklanan sebeplerle çeşitli arıza ve aksaklıklardan dolayı 13 kere servis gördüğünü, araçta parça değişimi ve tamir işlemleri yaptırılmak zorunda kalındığını, davalı şirkete bu konu defalarca aktarılmasına rağmen sorunun çözülmediğini, Gölpazarı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/8 Değişik iş sayılı delil tespit dosyasında alınan bilirkişi raporuyla dava konusu ekskavatörün gizli ayıplı ve üretim hatalı olduğunun belirlendiğini, dava konusu iş makinesinin sözleşme gereğince akit inikat ve makine teslim tarihi olan 17.04.2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere üç yıl ve 3000 saat süre ile garanti kapsamında olduğunu, garanti süresinin dolmadığını belirterek sözleşmenin feshine, taraflar arasında akdedilen alım satım bedelinin iadesine, aksi takdirde ürünün misli ile değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının makinenin arıza sebebiyle 13 defa servis gördüğüne ve ayıplı bulunduğuna ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmadığını, maddi gerçeklerin çarpıtılarak sunulduğunu belirterek davanın öncelikle görev veya hukuki yarar yokluğu nedeniyle, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 22.04.2014 tarihinde iş makinasının alıcıya teslim edildiği, 11.06.2014 tarihinden itibaren her arızalanmada durumun davalıya ihbar edildiği, davalının da ihtirazi kayıt olmaksızın onarım yoluyla sorunları gidermeye çalıştığı, bilirkişi heyetinin 09.07.2019 tarihli raporunda, araçta 7 kez onarımın veya parça değişiminin olduğunu, pistonların yağ kaçırdığını, yürüyüş aksamlarında arızalar meydana geldiğini, bu arızaların her seferinde davalı tarafından ihtirazi kayıt olmaksızın onarılmaya çalışıldığını ancak kalıcı bir çözüm bulunamadığını, arızaların üretim hatasından kaynaklandığını, ayıpların normal bir muayene ile ortaya çıkmayan gizli ayıp niteliğinde olduğunu mütalaa ettikleri, bilirkişi raporuyla tespit edilen ayıp nedeniyle, davacının üründen faydalanmasının mümkün olmadığı, ayıbın elde edilecek faydayı büyük ölçüde ortadan kaldıracak nitelikte oluşu ve hakkaniyet kuralları da dikkate alındığında, somut olayda sözleşmeden dönme koşullarının oluştuğu, davalının sunduğu özel teknik rapor ve özel hukuki mütalaanın esasa etkili bulunmadığı, birlikte ifa kuralı gereği iade tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu ekskavatörün, takdiyatlarından ari olarak, masraflar davalıya ait olmak üzere davacı tarafça davalıya iadesine, 247.500,00 euronun aracın iadesinden itibaren başlayacak 3095 sayılı Yasanın 4/A maddesi uyarınca faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu makinenin davanın açıldığı tarihten sonra da davacının elinde olduğunu ve davacı tarafından kullanılmaya devam ediliğini, mevcut durumun sözleşmeden dönmeyi haklı kılmadığı için kanun gereği bedelin iade edilmesine hükmedilemeyeceğini, ayrıca sözleşmeden dönmeye karar verilmesi halinde dahi makineyi işletmeye devam eden davacının elde ettiği yararları satıcıya geri vermekle yükümlü olduğunu, mahkemece mal bedeline hükmedilerek davacının açık bir şekilde sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verildiğini, bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, çelişkilerin giderilmediğini, uzman görüşlerinin dikkate alınmadığını, davacının aracı usulüne uygun kullanmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında ayıplı olarak teslim edildiği iddia olunan emtia nedeniyle sözleşmeden dönülerek malın iadesi ile ödenen bedelin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 23/1-c
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 223/2, 227
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!