11. Hukuk Dairesi 2023/3325 E. , 2024/5226 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1445 Esas, 2023/652 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/1007 E., 2020/47 K.
Taraflar arasındaki limited şirket ana sözleşme değişikliği davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin % 50 hissesine sahip ortağı olduğunu, diğer pay sahiplerinin % 25'er hisse ile dava dışı ... ve Serpil Şener olduğunu, müvekkilinin hiçbir genel kurul toplantısına çağrılmadığını, yönetim ve şirket işleyişi ile ilgili olarak hiçbir bilgi verilmediğini, taraflar arasında İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/417 E. sayılı dosyasında görülen dava nedeniyle kısmen şirket hakkında bilgi sahibi olduğunu, sözü edilen dava sonucunda şirket müdürünün azline karar verildiğini, ancak müvekkilinin halen şirkete dair hiçbir bilgiye ulaşamadığını, genel kurul toplantısı yapılmasına yönelik taleplerinin haksız bir biçimde geri çevrildiğini, müvekkilinin şirket binasına dahi özgürce giremediğini, bu koşullar altında hissesini üçüncü kişilere devretmek istediğini, davalı tarafça hisseleri satamayacağı konusunda genel kurul kararı olduğu bildirildiğini, bu durumun mülkiyet hakkının kısıtlanması sonucunu doğurduğunu, şirketi yönetip tüm kâr payını alan şirket müdürü ve diğer hissedar ile müvekkili arasında hakkaniyetsiz durumun kabul edilemez olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin şirket hisselerini dilediği üçüncü kişilere hiçbir kısıtlama olmadan dilediği bedelle satabilmesi, hisselerini devredebilmesine karar verilmesini, bu istemin aksi yönündeki tüm şirket genel kurulu kararlarının iptaline karar verilmesini talep etmiş, 27.12.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile, ticaret odasından celp olunan genel kurul kararlarının incelenmesinde, pay devrini engelleyen bir genel kurul kararı bulunmadığını ancak şirket ana sözleşmesinin 14 üncü maddesinde pay devri için şirket toplam payının 3/4'ünün onayının alınması gerektiğine yönelik bir hükmün bulunduğunun anlaşıldığını, davalı tarafın bu hükme dayanarak müvekkilinin hissesinin devrine engel olduğunu beyan ederek; şirket ana sözleşmesinin pay devrini düzenleyen 14 üncü maddesindeki pay devrinin geçerliliği için şirketin toplam payının 3/4'ünün onayının alınması gerektiğine ilişkin hükmün iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın açtığı gibi bir dava tipinin bulunmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 595 inci maddesinde limited şirket hisse devrinin düzenlendiğini, bu maddeye göre davacının hisselerinin devrine ilişkin noterde sözleşme yapması ve bu devrin şirket genel kurulunda onaylanması gerektiğini, dava yoluyla genel kurulca verilecek kararın alınmaya çalışılmasında hukuki yarar bulunmadığını, ortakların hisse devrini yasaklayan genel kurul kararı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı limited şirketin üç ortaklı olduğu ve % 50 oranındaki şirket hissesinin davacıya ait olduğu, anasözleşmenin 14 üncü maddesinde bir payın devrinin ancak şirkete bildirme ve şirket pay defterine yazılma ile mümkün olacağı, bunun için şirketin 3/4'ünün onayının gerektiği, payların yazılı olarak ve notere tasdik edilmek suretiyle devredilebileceği, ayni sermaye koyan ortakların pay devrinin 3 yıl geçmedikçe mümkün olmadığı, pay devrinde 6102 sayılı Kanun'un 520 nci maddesi hükümlerinin mahfuz olduğunun kararlaştırıldığı, limited şirket sözleşmesinin 6102 sayılı Kanun'un 575 ve devamı maddelerinde düzenlendiği, aynı kanunun 507 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde esas sermaye paylarının devrinin sınırlandırılmasına ilişkin kanun hükümlerinden ayrılan düzenlemelerin şirket sözleşmesinde öngördükleri takdirde bağlayıcı hükümler olacağının düzenlendiği, 579 uncu maddenin birinci fıkrasında ise şirket sözleşmesinin kanunun limited şirketlere ilişkin hükümlerinden ancak kanunda buna açıkça cevaz verilmesi halinde sapabileceğinin belirtildiği, 6102 sayılı Kanun'un 589 uncu maddesinin birinci fıkrasında aksi şirket sözleşmesinde öngörülmediği taktirde şirket sözleşmesinin esas sermayenin üçte ikisini temsil eden ortakların kararı ile değiştirilebileceği, 621 inci maddesi hükmünün saklı olduğunun belirtildiği, 621 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde ise esas sermaye paylarının devrinin sınırlandırılması, yasaklanması ya da kolaylaştırılmasının genel kurul toplantısında temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması halinde alınabileceğinin düzenlendiği, şirket anasözleşmesinin ortaklar arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup uyulması zorunlu bulunduğundan anasözleşmede öngörülen karar nisabını taşımadan alınan genel kurul kararlarının yoklukla sakat olduğu, anasözleşmede ağırlaştırılmış bir nisabın öngörüldüğü hallerde anasözleşmenin ilgili hükmünün değiştirilmesinin mümkün olduğu, bu değişiklik için de en az sözleşme hükmünde öngörülen ağırlaştırılmış nisapta sermayeyi temsil eden çoğunluğun olumlu oyunun aranması gerektiği, Türk Ticaret Kanunu'nda anasözleşmenin mahkeme kararı ile değiştirilebileceğine ilişkin bir hüküm bulunmaması nedeniyle dava yoluyla anasözleşmenin değiştirilmesinin mümkün olmadığı, ancak ortaklar kurulu kararı ile ve açıklanan şekilde anasözleşmenin değiştirilebileceği, anasözleşmenin değiştirilmesinin genel kurulun vazgeçilmez yetkilerinden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin % 50 hissedarı olduğu şirkete ait binaya özgürce giremediğini, şirket kayıtları hakkında bilgi sahibi olamadığını, şirket kârından pay alamadığını, şirketin tüm yönetim yetkisinin Mahkeme ilamı ile ortadan kaldırılan diğer paydaş dava dışı Serpil Şener tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak yürütüldüğünü, bu koşullar altında müvekkilinin mevcut hissesini üçüncü kişilere satma, devretme iradesini ortaya koyduğunu, ancak şirket yönetim kurulu kararı olmadan hisselerini satamayacağı hususundaki genel kurul kararının müvekkilinin önüne hukuki engel olarak ileri sürüldüğünü, müvekkilinin dava açma hakkının, pay sahipliğinden kaynaklanan müktesep ve vazgeçilemez hakları içerisinde olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı limited şirket ana sözleşmesinin 14 üncü maddesinde "Bir payın devri, ancak şirkete bildirme ve şirket pay defterine yazılma ile mümkün olur. Bunun için şirketin 3/4'ünün onayı gerekir. Paylar yazılı olarak ve notere tasdik ettirilmek suretiyle devredilebilir. Ayni sermaye koyan ortakların pay devri üç yıl geçmedikçe mümkün değildir. Pay devrinde Türk Ticaret Kanunu'nun 520. maddesi hükümleri mahfuzdur."; 16 ncı maddesinde ise "Şirket ana sözleşmesinin değişikliği, Türk Ticaret Kanunu'nun 513. Maddesi hükmüne göre yapılır." şeklinde düzenleme bulunduğu, 6102 sayılı Kanun'un 589 uncu maddesinin birinci fıkrasında "Aksi şirket sözleşmesinde öngörülmediği takdirde, şirket sözleşmesi, esas sermayenin üçte ikisini temsil eden ortakların kararıyla değiştirilebilir. 621 inci madde hükmü saklıdır." hükmü bulunduğu, ana sözleşmede, ana sözleşme değişikliğinin 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 513 üncü maddesinin (6102 sayılı Kanun'un 589 uncu maddesi) hükmüne göre yapılacağı düzenlenmiş olmakla, davacı tarafından ancak 6102 sayılı Kanun'un 589 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen yolla ana sözleşmenin değiştirilmesinin davalı şirketten talep edilebileceği, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirket ana sözleşmesi değişikliği talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 589 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!