WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3323 E.  ,  2024/5376 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/459 Esas, 2023/356 Karar
HÜKÜM : Kararın kaldırılması
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/759 E., 2020/742 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulüne davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili hakkında Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/690 esas sayılı dosyasında 28.09.2018 tarihli ara karar ile geçici mühlet kararı verildiğini, müvekkili şirketin Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. GOP Şubesi'ndeki hesabında bulunan 618.220,40 TL üzerine davalı bankanın hukuka aykırı olarak bloke koyduğunu, müvekkili şirketin konkordato talep etmesi sebebiyle konulan blokenin İcra İflas Kanunu hükümlerine aykırı olduğunu, konulan bloke sebebiyle müvekkilinin tasarruf hakkının hukuka aykırı olarak engellendiğini, blokedeki miktarı tahsil amacıyla davalı aleyhine icra takibine girişildiğini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek, itirazının iptaline, takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacı tarafından açılan ve Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen konkordato talepli davada geçici mühlet ve konkordato kararına karşı yapılan itiraz dilekçesinde de belirtildiği üzere müvekkili banka ile dava dışı MBEF...Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine davacının kefil olduğunu, davacının müvekkili bankaya olan muaccel kefalet borcu nedeniyle akdedilen sözleşme uyarınca müvekkili bankanın sözleşmeden kaynaklanan rehin hakkı kapsamında davacının hesaplarının kullanıma açılmadığını, bu nedenle aleyhlerine yapılan takibe itiraz edildiğini, sözleşmenin 11.7.1 maddesi uyarınca blokenin haklı nedene dayandığını savunarak davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip tarihi itibariyle davalı banka tarafından davacının mevduat hesabında bulunan 618.220,90 TL'lik alacağın banka tarafından herhangi bir alacağa mahsup edilmediği, bu suretle davacı alacağının doğmadığı, böylelikle davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı nazara alınarak, her ne kadar bloke kaldırılmış ise de, eldeki dava blokenin kaldırılması amacıyla açılan muazaranın giderilmesi istemli bir dava olmadığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına değil, hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş, yine davacının icra takibine kötüniyetli giriştiği sabit olmadığından davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi yönündeki davalı isteminin İİK. 67. maddesi gereğince reddine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine, davalı vekilinin kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket hakkında Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/690 E. sayılı dosyasında 28.09.2018 tarihli ara karar ile geçici mühlet kararı verildiğini, müvekkili şirketin Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. GOP Şubesi'ndeki hesabında bulunan 618.220,40 TL üzerine davalı bankanın hukuka aykırı olarak bloke koyduğunu, konkordato sürecinde bulunan müvekkili şirketin alacaklarına haksız ve hukuka aykırı olarak bloke konulması sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını, mahkemece her ne kadar paranın bir yerde kullanılmadığı belirtilmiş ise de ilgili para ayrıca bloke edilmiş olup müvekkilinin bu parayı kullanamadığını, alınan bilirkişi raporunda da blokeli hesapta bulunan bu paranın başka alacağa mahsup edilmediğinin belirlendiğini, davalı bankanın da dava aşamasında bu parayı iade ettiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi müvekkili lehine yasal koşulları oluştuğu halde kötü niyet tazminatına hükmedilmemiş olmasının da doğru olmadığını, nitekim davadan sonra bloke kaldırılarak hesaptaki para davacıya ödenmiş olmakla davanın konusuz kaldığını, davacının takip ve dava tarihi itibarıyla kötü niyetli olduğunu, davacının icra/dava tarihi itibarıyla GKS'den doğan kefaleti bulunduğundan müvekkili bankanın GKS'den kaynaklanan rehin, takas, mahsup haklarını kullanmasının usul ve yasaya uygun olduğunu, müvekkili lehine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek açıklanan bu ve re'sen gözetilecek nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık, davacı şirketin dava dışı şirket ile davalı banka ile arasındaki genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olması sebebiyle işbu kredi sözleşmesine istinaden asıl borçlu şirkete kullandırılan kesin ve süresiz teminat mektubundan doğan kredi alacağı sebebiyle davacı şirketin davalı banka nezdindeki mevduat hesabına konulan blokenin hukuka uygun olup olmadığı, işbu bloke konulan alacağın tahsili için itirazın iptali davası açmakta davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığı, noktalarında toplandığı, bankaların kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede aynı veya misli olarak iade etmekle yükümlü olduğu (5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 61.maddesi) buna göre davalı bankadaki mevduatı talep ettiği halde ödenmeyen davacının icra takibine girişmesinde hukuki yararı bulunduğunun kabulü gerektiği, kaldı ki davacı şirketin konkordato prosedürü kapsamında konkordato komiserince yazılı olarak talep edildiği halde davalı bankaca bloke konulan davacı şirkete ait mevduat hesabındaki bu para ödenmemiş, bunun üzerine davacı şirket tarafından söz konusu mevduat hesabındaki paranın tahsili için dava konusu ilamsız icra takibine girişildiği, nitekim eldeki davanın açıldığı 27.12.2019 tarihinden sonra davacıya ait hesapta bulunan bloke yargılama sırasında davalı bankaca 22.06.2020 tarihinde kaldırıldığı, bu durumda konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin ilk derece mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği, dava konusu bloke konulan hesap davacı şirketin davalı banka nezdindeki mevduat hesabı olduğuna göre icra takibine konu alacak İİK'nın 67. maddesi anlamında likit (bilinebilir, belirlenebilir) nitelikte olduğu gibi davalı bankanın da takibe itirazı haksız olduğundan davacı yararına harçlandırılan asıl alacak miktarı üzerinden %20 icra inkar tazminatına da karar verildiği, yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf sebeplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen karar duruşma açılmasına gerek görülmeksizin HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereği kaldırılarak konusuz kalan itirazın iptali davasında karar verilmesine yer olmadığına, davacı yararına takipte talep olunan ve harçlandırılan 618.220,40 TL asıl alacak tutarı üzerinden hesaplanan %20 oranı karşılığı 123.644,08 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, HMK'nın 331/1. maddesi gereğince davanın açıldığı ve icra takibinin başlatıldığı tarihte haklı olan davacı yararına yargılama giderlerine karar verilmesine ve kaldırma kararının niteliğine göre davalı vekilinin istinaf sebeplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının hesaplarının davacının müvekkil bankaya olan muaccel kefalet borcu nedeniyle müvekkil bankanın sözleşmeden kaynaklanan rehin hakkı kapsamında kullanıma açılmadığını, bankanın rehin hakkını kullanmasının önünde hiçbir engel bulunmadığını, davacının kötü niyetli ve haksız ağır kusurlu olarak müvekkil aleyhine icra takibi başlattığını, dava dışı asıl borçlu tarafından 485.000,00 TL bedelli teminat mektubunun müvekkile teslim edilmesinden sonra davaya konu blokenin kaldırıldığını ve davanın konusuz kaldığını, davacının kefillikten doğan borcunu bildiği halde kötü niyetli olarak icra takibi başlattığı ve dava açtığından aleyhine kötü niyet tazminatına ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken mahkemece davacının haklı bulunmasının hukuk nezdinde kabul edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı şirketin davalı banka nezdindeki bloke konulan hesabındaki paranın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 68 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.