WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3319 E.  ,  2024/5804 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/284 Esas, 2023/324 Karar
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/469 E., 2021/687 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Temlik eden davacı vekili dava dilekçesinde; İng Bank A.Ş. ile dava dışı Hacı Ahmetoğulları Gıda ve Akaryakıt İşletmeleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında akdedilen 06.02.2017 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, davalı ...'in sözleşmenin müşterek ve müteselsil kefili olduğunu, kredi ödemelerinin aksaması üzerine kredi borçlularına ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerine icra takibi başlatıldığını, takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek davalının Ankara 28. İcra Müdürlüğü'nün 2019/4405 E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava ehliyeti, görev, yetki ve zamanaşımı itirazını ileri sürerek icra takibinde müvekkilinin herhangi bir sıfatının bulunmadığını, borcun kaynağı olarak gösterilen 06/02/2017 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesinde müvekkilinin kefil sıfatı ile attığı herhangi bir imzası bulunmadığını, davacı taraf davalının kefil sıfatı ile imzaladığı başka kredi sözleşmesini, esasen imzalamadığı diğer bir sözleşmeye dayanarak takip ve dava açmak için kullandığını, davacı tarafından keşide edilen ihtarnamede farklı kredi sözleşmelerinin ekstreleri birbirine karıştırılarak kullanıldığını, davalının kefil olarak imzası bulunan 20.12.2017 tarihli sözleşmenin 06.02.2017 tarihli sözleşmenin devamı niteliğinde bir sözleşme olmadığını, 20.12.2017 tarihli sözleşmeden kaynaklanan borcun taraflarınca ödendiğini, dava konusu edilen alacak miktarının KGF tarafından bankaya ödeneceğinden banka tarafından tahsilat yapıldığında tek kredi için iki ayrı tahsilata neden olacağını savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile banka ile dava dışı Hacı Ahmetoğulları Gıda ve Akaryakıt İşletmeleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında 06.02.2017 tarihli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, kredinin ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname keşide edildiği, borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığı, takibe ve davaya konu banka alacağının dava dışı asıl borçlu şirkete 04.04.2017 tarihinde kullandırılan taksitli ticari krediden kaynaklandığı anlaşılmakta ise de sözleşmenin müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunan davalı ...'in kefalet tarihinin 20.12.2017 olduğu ve kefalet sözleşmesinde kefalet tarihinden sonraki borçlarla birlikte önceki kredileri kapsamayacağı şeklindeki ibare bulunması nedeniyle davalı kefilin 04.04.2017 tarihinde kullandırılan krediden sorumlu tutulmasının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583 üncü maddesine uygun düşmeyeceği, davacı banka icra takibine girişmekte haklı değil ise de kötü niyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Temlik eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe konu kredinin davalının imzaladığı genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırıldığını, davalının "kefalet, kefalet tarihinden önceki kredileri de kapsayacak mı?" kısmına hayır yazmasının işbu dava konusu genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediler için önemi bulunmadığını, sözleşmenin 51. sayfasındaki iptal sebebinin bir arka sayfada düzeltildiğini, dava konusu borcun yalnız 04.04.2017 tarihli krediden kaynaklanmadığını, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, davalının hem ipotek borçlusu hem de kefil sıfatı ile dava konusu borçtan sorumlu olmasına rağmen yerel mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek hüküm kurulduğunu, yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının başlattığı icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, mahkemenin davayı reddetmesine rağmen davalı aleyhine vekâlet ücretine hükmetmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin esasa ilişkin kararının yerinde olduğu, kararın şekli anlamda kesinleşmesinden önce dava konusunu temlik alan şiketin istinaf etme hakkı bulunduğu, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinafının mahkemenin ek kararı ile giderildiği bu nedenle konusuz kaldığı, davacının takip yapmakta kötü niyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin kötü niyet tazminatına ilişkin istinafı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde, temlik eden bankanın istinaf dilekçesindeki beyanlarına ek olarak harçlardan muaf olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde kötü niyet tazminatına ilişkin istinaf istemlerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Temlik alan davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.