WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3316 E.  ,  2024/5583 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1931 Esas, 2022/1676 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/171 E., 2022/449 K.

Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile TCDD arasında 2018/616 numaralı, 16.02.2018 tarihli “Konya Gar Bağlantılı Kombine Taşımacılık (Yüksek Hızlı Tren + Otobüs) Sözleşmesi” imzalandığını, bu sözleşmenin Ankara-Konya-Ankara ve Konya-İstanbul (Pendik)-Konya arasında işletilmekte olan TCDD'ye ait yüksek hızlı trenler ile Konya Gar bağlantılı olarak müvekkiline ait otobüslerle kombine yolcu taşımacılığı ve bilet hizmetlerinin 1 yıl süreyle müvekkiline yaptırılması işini kapsadığını, sözleşmenin süresinin bitimine 30 gün kala taraflardan biri sözleşmenin feshi için yazılı bir talepte bulunmadığı takdirde sözleşmenin aynı koşullarda 1 yıl süre ile uzatılmış sayılacağını, ancak sözleşme süresinin, süre uzatımları da dahil toplam 3 yılı geçemeyeceğini, müvekkilinin 01.03.2018 tarihinde işe başladığını, 1 yıllık süre dolduğu halde davalının herhangi bir fesih iradesi müvekkiline iletilmeyince sözleşmenin 7.1. maddesi kapsamında işin süresinin 1 yıl, 01.03.2019 tarihine kadar uzadığını, davalının 31.01.2020 tarihli yazısı ile sözleşmenin, 7.1 maddesi hükmüne istinaden, 01.03.2018 tarihinden itibaren 1 yıl süre ile uzatıldığını, davalının geçerlilik süresi 01.03.2020 tarihinde sona ereceğini bildiren yazıyı 03.02.2020 tarihinde faksladığını, davalının bu yazısında sözleşmenin uygulanmasında, tespit edilen eksiklik ve aksaklıkların giderilmesini teminen, teknik şartnamesinde değişiklik yapılması, yeniden ihaleye çıkılması, yeniden yapılacak ihale sonuçlandırılıncaya kadar sözleşme süresinin 31.03.2020 tarihine kadar uzatılması gerektiğini bildirdiğini, müvekkilinin de 31.01.2020 tarihli cevabında sözleşmenin 7 nci maddesi uyarınca 31.01.2020 tarihi itibariyle müvekkiline herhangi yazılı bir fesih bildirimi gönderilmediğinden sözleşmenin 1 yıl süreyle uzadığını ve sözleşmenin son erme tarihinin 01.03.2021 olacağını belirtildiğini, müvekkilinin yaptığı iş ile ilgili olarak davalının bu güne kadar herhangi bir olumsuzluk bildirmediğini ileri sürerek sözleşmenin 01.03.2021 tarihine kadar devam edeceğinin ve davalının feshinin geçersizliğinin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davalıya gönderdiği 31.01.2020 tarihli yazının fesih bildirimi niteliği taşımadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fesih bildiriminin tek taraflı bir irade beyanı olduğu, hukuki niteliği itibariyle yenilik doğuran bir hak olduğundan beyanın karşı tarafa ulaşması ile sonuç doğuracağı, karşı tarafın kabulüne gerek bulunmadığı, taraflar arasında akdolunan sözleşmenin 17 nci maddesinde sözleşmenin fesih ve şeklinin kararlaştırıldığı, davalının 31.01.2020 tarihli yazısında sözleşmenin feshi iradesi olmadığı, her ne kadar davacı feshin geçersizliğinin tespitini talep etmişse de fesih bildiriminde bulunan tarafın sözleşmeyi sona erdirme isteğinin bildirimden açıkça anlaşılması gerektiği, sözleşmeyi sona erdirme iradesi açıkça anlaşılmayan teklif veya soru şeklindeki beyanların fesih bildirimi sayılamayacağı, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; süresinde bir fesih bildirimi yoksa da yapılan fesih bildiriminin hukuka aykırılık taşıdığını, bu sebeple 31.01.2020 tarihli yazının bir fesih bildirimi olmadığını, gerekçede belirtilen hususlara ek olarak davanın konusunun sözleşmenin uzama şartlarının mevcut olup olmadığı, davalı kurumun süresi içinde usule uygun bir fesih bildiriminde bulunup bulunmadığı ve sözleşmenin ne zaman sona ereceğinin (sözleşmesinin 01.03.2021 tarihine kadar devam edeceğinin) tespiti olduğunu, talep doğrultusunda feshin geçersizliğinin tespitine rağmen dava açılmasında hukuki yarar yokluğu yönünde kararı verilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hukuki niteliği itibariyle fesih bildiriminin yenilik doğuran bir hak olması nedeniyle fesih beyanının karşı tarafa ulaşması ile sonuç doğuracağı, feshin geçerli olabilmesi için karşı tarafın kabulüne gerek bulunmadığı, ancak, davacının dayandığı, davalının 31.01.2020 tarihli yazısında sözleşmenin feshine yönelik bir iradesi olmadığı, sözleşmeyi sona erdirme iradesi açıkça anlaşılmayan teklif veya soru şeklindeki beyanların fesih bildirimi sayılamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın açılmasından yalnızca 17 gün sonra davalının çok acele niteliğindeki yazı ile müvekkiliyle sözleşmelerinin 01.03.2021 tarihine kadar uzatıldığını beyan eder yazıyı gönderdiğini, 03.02.2020 tarihinde gönderdiği faksla yeni ihale gerektiğinden sözleşmenin ancak 31.03.2020 tarihine kadar uzatılabileceğini ifade ederek hukuku dolanıp sözleşmenin feshi iradesini açıkça ortaya koyduğunu, davanın bu yönüyle konusuz kaldığını, ancak müvekkilinin davalı kurumun 03.02.2020 tarihli faksından dolayı ileriye dönük doğacak her türlü hukuki zarardan korunması ve haklarının zayi olmaması için mahkeme kanalı ile 03.02.2020 tarihli yazı ile 31.03.2020 tarihinde sona ereceği şeklindeki iradesinin geçersizliğinin tespitini talep ettiğini, davalının gönderdiği yazı ve yapılan işlemle sözleşmenin olması gerektiği gibi 01.03.2021 tarihine kadar uzadığı bildirmesi sonucu tespite gerek kalmadığını, ancak müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırılık taşıdığını, zira müvekkiline hiçbir geçerliliği ve hukuki dayanağı olmayan faksı davalının gönderdiğini, yine gönderilen fakstaki beyanlarını davadan sonra geri çektiğini, dolayısıyla işbu davaya davalı kurumun sebebiyet verdiğini, davalının yazısında yeniden ihaleye çıkacağını bildirerek müvekkiline adeta “ihale sonuçlanana kadar -31.03.2020'ye kadar- bizi idare edin” dediğini, hukuku dolanarak ya tutarsa anlayışıyla müvekkilini mağdur etmeye, işbu davanın ikamesinden hemen sonra da “feshe dair irademiz yoktu” diyerek yaptığı işlemin telafisini sağlamaya çalıştığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri, 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 115 inci maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.