11. Hukuk Dairesi 2023/3313 E. , 2024/5522 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/735 Esas, 2023/351 Karar
HÜKÜM : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/435 E., 2020/946 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalıların icra takibine yönelik itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 45 inci madde hükmüne açıkça aykırı şekilde taşınmaz rehni ile teminat altına alınmış alacağı için öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna başvurup, ipotekleri paraya çevirip, rehin açığı belgesi almaksızın ilamsız takip başlatması ve itirazın iptali davası açmasının hukuka aykırı olduğunu, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılmış bir icra takibi bulunmadığını, aynı anda aynı kredi borcuna ilişkin olarak hem ilamsız hem ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılmasının da hukuka aykırı olduğunu, müteselsil kefil ...'in toplam borcundan ipotek bedelinin mahsup edilmediğini, kefalet sözleşmesinin fer'i nitelikte olduğunu, asıl borca bağlı olduğunu, asıl borç herhangi bir sebeple son bulduğu ölçüde kefalet ve buna bağlı hak ve borçlarında sona ereceğini, müvekkili ...'in çek depo bedelinden sorumlu olmadığını, banka tarafından takibe konu olan borca uygulanan faiz oranlarının fahiş ve hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporuyla alacak miktarlarının tespit edildiği, takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalı asıl borçlu ...'den 4.014.928,19 TL asıl alacak, 67.683,63 TL işlemiş faiz, 769,86 TL BSMV, 580,00 TL ihtiyati haciz masrafı olmak üzere toplam 4.083.961,68 TL nakdi alacağı bulunduğu, kefil kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere kendi temerrütünün sonuçları ile birlikte asıl borçlu ile birlikte borçtan sorumlu olduğundan, kefalet limit tutarı dikkate alındığında davalı müteselsil kefil ...'in 4.014.928,19 TL asıl alacak, 67.683,63 TL işlemiş faiz, 769,86 TL BSMV, 168,40 TL ihtiyati haciz masrafı olmak üzere toplam 4.083.961,68 TL alacaktan asıl borçlu ile birlikte sorumlu olduğu, ipotek limiti olan 3.720.000,00 TL'nin mahsubu sonucu, davalı asıl borçlu ...'den kalan banka alacağı tutarının 363.961,68 TL olduğu, takip tarihinden itibaren BCH kredilerinden kaynaklı 3.963.647,11 TL asıl alacağa yıllık %37,70 oranında temerrüt faizi KMH kredilerinden kaynaklı 51.281,08 TL asıl alacak, yıllık %33 oranında temerrüt faizi talep edebileceği, 26 adet çek yaprağının davacı bankaya iade edilmediği, çek sorumluluk bedelinin 41.600,00 TL olduğu, sözleşmede hüküm bulunmadığından davalı kefil ...'in çek depo bedelinden sorumlu olmadığı, çek depo bedelinden asıl borçlu olan davalı ...'in sorumlu olduğu, davalıların bu miktar nakdi alacak tutarlarına itirazlarında haksız oldukları, ayrıca davalı ...'in banka çek sorumluluk bedelininden kaynaklanan 41.600,00 TL gayrinakdi alacağa itirazının da haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takip dosyasında davalı ...'in 4.014,928,19 TL asıl alacak, 67.683,63 TL işlemiş faiz, 769,86 TL BSMV, 580,00 TL ihtiyati haciz masrafı olmak üzere toplam 4.083.961,68 TL nakdi alacak tutarına yapmış olduğu itirazın iptali ile bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarının 3.963.647 TL'sine yıllık %37,70 oranında, kalan 51.281,08 TL'sine yıllık %33 oranında faiz yürütülmesi suretiyle ve faizin %5 BSMV'si ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, icra takip dosyasında davalı ...'in 363.961,68 TL asıl alacak tutarına itirazının iptali ile takip tarihinden itibaren yıllık %37,70 oranında faiz yürütülmesi suretiyle ve faizin %5 BSMV'si ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen 4.083.961,68 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 816.792,33 TL icra inkar tazminatının, davalı ...'in 72.792,33 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla, davalılardan alınarak davacıya verilmesine, icra takip dosyasında davalı ...'in gayri nakdi alacağa itirazının iptaline, 40.000,00 TL gayrinakdi alacağın davalıdan tahsili ile davacı bankada açılacak vadesiz bir hesapta depo edilmek üzere gayrinakdi alacak yönünden ... hakkındaki takibin devamına, davalı ... yönünden gayrinakdi alacağa ilişkin itirazın iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının bildirdiği ipoteğin paraya çevrilmesi takibinin dava tarihinden ve dava konusu ilamsız icra takibinden sonra açıldığını, davanın reddi gerektiğini, 2004 sayılı Kanun'un 45 inci maddesi uyarınca önce ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılıp, rehin açığı belgesi alınıp, tahsil edilemeyen tutar için genel haciz yolu ile icra takibi başlatılması gerektiğini, davacının ise önce ilamsız icra takibi yapıp, itirazın iptali davasını açtıktan sonra ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını, her davanın açıldığı tarihteki duruma göre değerlendirileceğini, müvekkili ...'in toplam borcundan ipotek bedelinin mahsup edilmediğini, kefalet sözleşmesinin fer'i nitelikte olup, asıl borca bağlı olduğunu, asıl borç herhangi bir sebeple son bulduğu ölçüde kefalet ve buna bağlı hak ve borçlarında sona ereceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı ... arasında 11.04.2017 tarihli ve 2.500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede davalı ...'in 2.750.000,00 TL limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, eş rızasının alındığı, 09.02.2018 tarihinde sözleşme limitinin toplam 4.000.000,00 TL'ye artırıldığı, davalı ...'in kefalet limitinin 4.400.000,00 TL olarak yer aldığı, eş rızasının bulunduğu, yargılama aşamasında hükme esas alınan bilirkişi raporu ayrıntılı ve denetime elverişli nitelikte olduğu, anılan rapor ile takip tarihi itibarıyla davacının davalı asıl borçludan 40.000,00 TL gayri nakdi alacağının yanı sıra toplam 4.083.550,08 TL nakdi alacağı bulunduğu tespit edildikten sonra bu miktardan 3.720.000,00 TL ipotek limiti mahsup edildiğinde davacının bakiye 363.550,08 TL alacağı bulunduğunun tespit edildiği, buna göre davalı asıl borçlunun ipotek limiti olan toplam 3.720.000,00 TL takip tarihi itibarıyla olan 40.000,00 TL gayri nakdi alacağının yanı sıra toplam 4.083.550,08 TL borcu ödemeye yetmediği, davacının 2004 sayılı Kanun'un 45 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca, ancak rehin tutarını aşan borç miktarı üzerinden davalı asıl borçlu ... aleyhine genel haciz yoluyla takip yapabileceği, nitekim, dava konusu icra takibinde davacı banka takip talebinde alacak kalemlerini ayrı ayrı belirttikten sonra davalı ...'in toplam borcun ipotek tutarı olan 3.720.000,00 TL'yi aşan kısmından sorumlu olduğunu açıkça belirtildiği, takip tarihi itibarıyla hesaplanan davacı alacağının ipotek limitini aşan miktarı yönünden davalı asıl borçlu ... aleyhine genel haciz yoluyla takip yapabileceği, ipotek limiti ile teminat altına alınan alacak yönünden ise davacının davalı asıl borçlu ... aleyhine icra takibi başlatmadığı, 2004 sayılı Kanun'un 45 inci maddesinin maddesine aykırılık bulunmadığı, ipoteklerin davalı kefil ...'in borçlarının teminatını teşkil etmediği, davacı bankanın davalı asıl borçludan alacağının varlığının takip tarihi itibarıyla devam ettiği, ipoteğin sadece ipotek ile teminat altına alınan kısım yönünden ilamsız icra takibi yapılmasına yasal engel teşkil ettiği, takip tarihi itibarıyla davacının anılan davalıdan talep edebileceği alacak miktarının bilirkişi raporuyla belirlendiği, raporda yer alan ihtiyati haciz vekalet ücreti ve masrafının dosya kapsamına uygun olarak mahkemece esas alındığı gözetilerek davalı kefil yönünden mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan talep edebileceği bir alacak bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı, davalıların icra takibine itirazlarının haklı olup olmadığı, dava konusu icra takibinin 2004 sayılı Kanun'un 45 inci maddesine aykırılık oluşturup oluşturmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı Kanun'un 45 ve 67 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınmadığı anlaşılan 278.975,42 TL temyiz ilam harcı ile 2.107,80 TL temyiz başvuru harcının HMK 339. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!