WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3306 E.  ,  2024/5741 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/347 Esas, 2023/312 Karar
HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/92 E., 2020/440 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli “ANKO” ibareli 2011/41386 sayılı markanın bulunduğunu, 24.08.2017 tarihinde ise yine "ANKO" ibareli 2017/76320 sayılı marka başvurusunu yaptığını, davalı şirketlerin "ARKO" ve "ANKA" ibareli markalarına dayalı olarak bu başvuruya yaptıkları itirazların, Markalar Dairesi Başkanlığınca reddedildiğini, bu karara yönelik itirazların ise YİDK tarafından yerinde görüldüğünü ve başvurunun kısmen reddine karar verildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tescili talep edilen “ANKO” markası ile davalı firmaların markaları arasında karıştırmaya mahal verebilecek bir benzerlikten söz edilemeyeceğini, ilke olarak benzerlikte markaların tüketici üzerinde bıraktığı genel izlenim veya akılda kalan kaba görünümün dikkate alınması gerektiğini, davalı markaların tanınmışlığından söz edilemeyeceğini, YİDK kararı ile davaya konu markadan 3, 5 ve 43 üncü sınıfların çıkartılması kararının müvekkiline ait 2011 yılında tüm sınıflarda tescil ettirilen 2011/41386 sayılı “ANKO” markasının tescil kararı ile de çelişkili olduğunu ileri sürerek YİDK’in 2018/M-10615 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... Sabun Yağ Gliserin San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının 2011/41386 sayılı “ANKO” markasının, müvekkili tarafından davacı aleyhine açılan davada hükümsüzlüğüne karar verildiğini, kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesince de onandığını, davacının hükümsüzlük davasının hüküm ve sonuçlarını bertaraf etmek kastıyla yeniden tescil başvurusunda bulunmasının kötü niyete dayandığını, “ANKO” ve “ARKO” markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

3. Davalı ... Bilişim İletişim Tur. İnş. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; her iki markanın da tescil sınıfı aynı olduğu gibi her iki markada da kelime unsurunun dört harfli olup sadece son harfte değişkenlik gösterdiğini, iki markanın karıştırılma, en azından birbiri ile ilişkilendirme tehlikesinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davacının "ANKO" ibareli marka başvurusu ile davalı EVYAP firmasının ARKO markası ve diğer davalı firmanın ANKA ibareli tescilli markaları arasında başvuru kapsamından çıkartılan 03, 05 ve 43.ncü sınıftaki mallar/hizmetler açısından biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru kapsamından çıkarılan 03, 05 ve 43 üncü sınıftaki mallar/hizmetler açısından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı oluşabileceği, yani markaların karıştırabileceği, bu açıdan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fırkasındaki iltibas koşullarının oluştuğu, davacı tarafın daha önceden tescilli olan ANKO ibareli markasına dayalı müktesep hak iddiasında bulunmuş ise de bu markanın davaya konu olan markanın başvuru tarihinden yaklaşık 3 yıl 6 ay önce tescil edilmiş olması, diğer yönden taraflardan ... firması ile bu marka açısından daha önce açılan davadaki ihtilafın hala devam etmesi karşısında davacının müktesep hak koşullarından yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince tanzim ettirilen 28.04.2020 tarihli bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların, haksız ve hukuksuz bir şekilde tahkikatın genişletilmesi olarak değerlendirildiğini, tarafların iddialarını aydınlatacak nitelikte yeni bir bilirkişi raporu aldırılmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, seri markaya yönelik yaptıkları beyan ve itirazların dikkate alınmadığını, yine müvekkili markasının tanınmış olduğunu ve bu yöndeki beyanlarının da gözetilmediğini, müvekkilinin ANKO ibareli markasının, 03 ve 05 inci sınıflarda davalının ARKO ibareli markası ile 43 üncü sınıfta ise diğer davalının ANKA ibareli markası ile benzer olmadığını ve bu markalar arasında iltibas tehlikesinin varlığından söz edilemeyeceğini, davalı ...’ın ANKA ibareli markası ile müvekkiline ait ANKO ibareli markaların ayırt edici unsuru farklı olduğundan tüketici nezdindeki algının da farklı olacağını, müvekkiline ait ANKO ibareli marka ile davalıların ANKA ve ARKO ibareli markaları arasında karıştırılma ihtimali değerlendirmesi yapılırken markanın tüketici nezdinde bıraktığı bütünsel izlenimin esas alınması gerektiğini, İlk Derece Mahkemesinin hatalı bilirkişi raporuna dayanarak benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğunu kabul etmiş ise de söz konusu markaların tüketici nezdinde bıraktığı izlenimin tamamen farklı olduğunu, müvekkilinin müktesep haktan yararlanamayacağına ilişkin değerlendirmenin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, "ANKO" ibareli başvuru ile redde mesnet "ARKO" ve "ANKA" ibareli markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanunu'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, nitekim Dairemizin 2018/1698 E., 2019/6172 K. sayılı kararında da, davacının 2011/41386 sayılı "ANKO" ibareli markası ile "ARKO" ibareli markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunun kabul edildiği, davacının önceki tarihli 2011/41386 sayılı markasının, gerek nizasız kullanılma, gerekse de uzunca süredir kullanılma kriterlerini sağlamaması nedeniyle davacının, başvuru üzerinde müktesep hakkının olmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik istinaf itirazlarının da yerinde bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.